Son Güncelleme Tarihi : 06.03.2014
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi :
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı : -
GİZLİ SORUŞTURMACI GÖREVLENDİRİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
27/02/2014 tarih ve 28926(Mükerrer) S.R.G. de yayımlanan 15/02/2014 tarih ve 6524 sayılı kanunun 39. maddesi ile 6087 sayılı kanuna eklenen Geçici Madde - 4 ile yürürlükten kaldırılmıştır.
T.C.
HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU
Sayı : B.03.1.HSK.0.70.12.04-010.06.02-194-2011 18/10/2011
Konu : Gizli soruşturmacı görevlendirilmesinde
dikkat edilecek hususlar
GENELGE
No: 32
Bilindiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 139 uncu maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesi koruma tedbiri olarak düzenlenmiş; anılan maddenin yedinci fıkrasında bu görevlendirilmenin hangi suçlar için mümkün olabileceği belirtilmiştir.
Kanunda öngörülen suçlar bakımından bu tedbirin amacına uygun olarak kullanılabilmesi ve özellikle suç örgütlerinin organizasyonlarının açığa çıkartılabilmesi, örgütün işlemiş olduğu suçlarla ilgili delillerin toplanabilmesi ve örgüt tarafından işlenmesi planlanan suçların önlenebilmesi için Kanunun öngördüğü koşullarda hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kamu görevlisinin kimliğinin görevin bitiminden sonra da gizli tutulması gerekmektedir. Böylece, sadece kendisi değil aynı zamanda yakınlarının da can güvenliğinin tehlikeye atılmasının önlenmesi, devam eden soruşturmanın selameti ve bu kişinin başka soruşturmalarda da görevlendirilmesi gibi önemli yararlar sağlanacaktır.
Öte yandan, gizli soruşturmacının kimliği ya da kimliğini açık edecek bilgilerin deşifre edilmesi Kanunun emredici hükümlerine de aykırılık teşkil edecektir.
Diğer taraftan, 14/2/2007 tarihli ve 26434 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin "Gizlilik" kenar başlıklı 31 inci maddesinde; "Gizli soruşturmacının kimliği ile ilgili tüm bilgiler talep ve kararda gösterilemeyeceği gibi görevinin sona ermesinden sonra da tüm bilgi ve belgeler gizli tutulur. Ayrıca bütün bu işlemler sırasında gizliliğe uyulur." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Gizli soruşturmacının çalışma ilkeleri" kenar başlıklı 28 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise, bir suç soruşturması nedeniyle görevlendirilen gizli soruşturmacının takibi, can güvenliğinin sağlanması, hayatının tehlikeye düştüğü durumlarda bu kişinin operasyondan çekilmesi ve kollukla irtibatını sağlamak üzere, ilgili kolluk birimi tarafından sorumlu kolluk görevlisi belirlenmesi öngörülmüştür.
Gizli soruşturmacının kimliğinin gizliliğinin sağlanması ve toplanan bilgi ve delillerin zamanında ve doğru bir şekilde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına aktarılabilmesi bakımından en önemli araçlardan biri olan sorumlu kolluk görevlisinin belirlenmesi sayesinde, bu koruma tedbirinin amacına uygun bir şekilde ifası temin edilecektir.
Bu itibarla;
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi koruma tedbirinin uygulanmasında;
1- Görevlendirilen kişinin kimlik bilgilerine veya gerçek kimliğini açık edebilecek bilgilere yer verilmeyerek Yönetmeliğin 28 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili kolluk birimi tarafından verilen aidiyet numarasının kullanılması,
2- Anılan Yönetmeliğin 28 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ilgili kolluk birimi tarafından sorumlu kolluk görevlisi olarak belirlenen adli kolluk personelinin aidiyet numarasına da kararda yer verilmesi
konularında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi hususunun Genel Kurulun 30/9/2011 tarihli ve 249 sayılı kararı ile tüm teşkilata duyurulmasına karar verilmiştir.