Son Güncelleme Tarihi : 28.03.2012
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi : 01.08.1967
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı : 12662 (PDF)
Madde 1 - Ceza infaz kurumları; ceza evleri ile ıslah evleridir.
Ceza evleri ile tevkif evleri her mahkeme bulunan yerde, ıslah evleri Adalet Bakanlığınca belirtilecek yerlerde bulunur.
Çocuk, kadın ve diğer hükümlülere ait ceza evleri açık, yarı açık ve kapalı olmak üzere sınıflandırılır.
Tutuklular hükümlerden ayrı kurumlarda muhafaza edilirler. Bunlar için müstakil bir bina ayrılması kabil olmadığı takdirde kapalı ceza evlerinin kendilerine ayrılan kesimlerinde kalırlar.
Madde 2 - Hürriyeti bağlayıcı cezalar, açık, yarı açık ve kapalı ceza evleri ile ıslah evlerinde; tutukluluk kararları, tevkif evlerinde infaz olunur.
Madde 3 - Dıştan koruma ile görevli personeli bulunmayan ve firara karşı maniaları olmayan ceza evidir.
Madde 4 - Dıştan koruma ile görevli personeli bulunmayan ve firara karşı maniaları olan ceza evidir.
Madde 5 - (Değişik madde: 19/03/2001 - 2001/2199 S.Tüz./1. md. ; Değişik madde 16/03/2004 - 2004/7030 S. Tüz./1.md.) *1*
a) Sıkı güvenlikli kapalı cezaevleri; iç ve dış güvenlik personeli bulunan, firara karşı fizik, teknik, mekanik ve elektronik engellerle donatılmış, oda ve tüm koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hallerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu, yüksek düzeyde güvenliğin sağlandığı, hükümlü ve tutukluların bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları cezaevleridir. Bu cezaevlerinde, bireysel ve grup iyileştirme ve eğitim yöntemleri uygulanır.
b) Normal güvenlikli kapalı cezaevleri; iç ve dış güvenlik personeli bulunan, firara karşı fiziksel engellerin yanında teknik, mekanik veya elektronik engellerden bir veya birkaçı ile donatılmış, oda ve tüm koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hallerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu, yeterli düzeyde güvenliğin sağlandığı, hükümlü ve tutukluların gereksinimine göre bireysel, grup ve toplu iyileştirme ve eğitim yöntemlerinin uygulandığı cezaevleridir.
***DEĞİŞEN MADDE METİNLERİ***
*1* 22/04/2004 tarih ve 25441 S.R.G. de yayımlanan 16/03/2004 kabul tarihli 2004/7030 sayılı Tüzüğün 1.maddesi ile değiştirilen madde metni:
Madde 5 - (Değişik madde: 19/03/2001 - 2001/2199 S.Tüz./1. md.)
İçten ve dıştan koruma ile görevli personeli bulunan, firara karşı maniaları olan, kanunlarda ve Tüzükte belirtilen haller dışında dışarıyla irtibat ve ihtilatı mümkün olmayan cezaevidir.
Madde 6 - Açık, yarı açık ve kapalı ceza evleri ile ıslah evleri, lüzum ve ihtiyaç bulunan yerlerde ayrı ayrı kurulabileceği gibi, müdür ve personeli ayrı olmak şartiyle bir arada da kurulabilir.
Madde 7 - Kadın hükümlülerin hürriyeti bağlayıcı cezaları; açık, yarı açık ve kapalı kadın ceza evlerinde infaz olunur. Bunlar için müstakil ceza evleri kurulamadığı takdirde, cezaları, diğer hükümlülere mahsus ceza evlerinin kadınlara ayrılan kesimlerinde infaz olunur.
Madde 8 - Suçu işlediği zaman on beş yaşını bitirmiş olupta on sekiz yaşını bitirmeyen ve cezanın çektirilmesine başlandığı anda on sekiz yaşını doldurmayan hükümlülerin cezaları; açık, yarı açık ve kapalı çocuk ceza evlerinde infaz olunur. Bunlar için müstakil ceza evleri kurulamadığı takdirde, cezaları, diğer hükümlere mahsus ceza evlerinin çocuklara ayrılan kesimlerinde infaz olunur.
Bunlar on sekiz yaşını geçtikleri zaman eğer hükümlülük süresi üç yıldan ve geri kalan süresi iki yıldan fazla ise diğer hükümlülere mahsus ceza evlerine naklolunurlar. Ancak, bunlardan, geçirdikleri süre içindeki hal ve durumlarına göre uygun görülenler, çocuk ceza evlerinde veya diğer hükümlülere mahsus ceza evlerinin çocuklara ayrılan kesimlerinde alıkonulabilirler.
Hükmün infazına başlandığı tarihte on sekiz yaşını bitirmiş ve hükümlülük süresi üç yıldan az bulunmuş olupta geçmişteki hallerine nazaran çocuk ceza evlerinde veya diğer hükümlülere mahsus ceza evlerinin çocuklara ayrılan kesimlerinde bulunmaları uygun görülenlerin cezaları bu evlerde çektirilir.
Yukarıda yazılı hükümlülerden yirmi bir yaşını bitirenler herhalde diğer hükümlülere mahsus ceza evlerine naklolunurlar.
Madde 9 - Suçu işlediği zaman on bir yaşını bitirmiş olupta on beş yaşını bitirmeyen ve cezanın çektirilmesine başlandığı anda on sekiz yaşını doldurmayan küçüklerin cezaları ıslah evlerinde çektirilir.
Türk Ceza Kanununun 54 üncü maddesine göre mahkum edilmiş olupta bu cezanın infazına başlandığı sırada veya daha evvel ayrıca işlediği fiilden dolayı yaşı sebebiyle haklarında Türk Ceza Kanununun 55 inci maddesinin tatbiki suretiyle hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum edilmiş bulunanların bu cezaları, infazına başlanılan ceza ile birlikte sözü geçen 55 inci maddede yazılı hükümler dahilinde çektirilir.
Madde 10 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
1 inci maddede yazılı kurumlarda bir müdür, gereğine göre bir ya da bir kaç müdür yardımcısı, müdür bulunmasına gerek olmayan yerlerde bir memur bulunur.
Bunlardan başka, hükümlü ve tutuklu sayısına ve kurumların önem ve niteliğine göre bulunması gereken başlıca personel şunlardır:
a) Yönetim servisinde; idare memuru, hesap memuru, memur, ayniyat muhasibi, ambar memuru ve katip,
b) Gözetim servisinde; başgardiyan ve gardiyanlar,
c) Terbiye ve kalkınma servisinde; tarım uzmanları, yüksek ziraat mühendisleri, tarım teknisyenleri, inşaat mühendisleri, teknikerler, teknisyenler, öğretmenler, atölye şefleri, ustalar, sürveyan ve din adamları (kadrosu kurumunda kalmak üzere),
d) Psiko - sosyal yardım servisinde; psikolog, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı, psikiyatr ve pedagog,
e) Sağlık servisinde; tabip, eczacı, hastane memuru, sağlık memuru ve hastabakıcılar,
f) Yardımcı hizmetler servisinde; makinist, kaloriferci, elektrikçi, şoför, aşçı, çamaşırcı ve hademe.
Ceza infaz kurumlarında müdür yardımcılarıyla diğer personel nöbet ve vardiya yöntemiyle çalıştırılabilirler. Vardiya yönteminin uygulanacağı kurumlar, Adalet Bakanlığınca belirlenir. Nöbet ve vardiya çizelgeleri, kurum müdürünün önerisi de gözönünde bulundurularak Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenir.
Madde 11 - ( Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Müdür, kurumun amiridir. Yasa, tüzük, yönetmelik hükümlerine ve yetkili mercilerden verilen emirlere göre görev yapar. Görevlerinden dolayı sıralı amirlerine karşı sorumludur.
Madde 12 - Müdür; kurumun bütün personeli üzerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerin gösterdiği şekilde gözetim ve denetim hakkını kullanır. Kurumun bütün personeline gerek söz ve gerek yazı ile emir vermeye yetkili olduğu gibi bu emirlerin yerine getirilip getirilmediğini izlemekle de yükümlüdür.
Müdür yardımcısı veya idare memurları bu işlerde müdüre yardım ederler.
Madde 13 - Müdür; tüzük ve yönetmelik hükümleri ile yetkili mercilerden verilecek emirler dairesinde kurumun hesap işlerinin iyi bir şekilde yürütülmesinden ve denetiminden birinci derecede sorumludur.
Madde 14 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 - K.)
Müdür, hükümlülerin ıslahı, hükümlü ve tutukluların eğitilmesi, bilgilerinin artırılması, atölye çalışmaları, kişisel uğraşlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması bakımından Tüzük hükümlerini uygulamak ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenmekle yükümlüdür.
Madde 15 - Müdür, her ay sonunda Adalet Bakanlığınca istenilen istatistiki bilgi ile birlikte, kurumun bir aylık çalışmasını ve gelişmesi yolunda alınması gerekli görülen tedbirleri gösterir bir rapor düzenleyerek Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Cumhuriyet Savcılığına tevdi eder.
Madde 16 - Müdür, haftada en az bir defa olmak üzere gündüzleri, on beş günde en az bir defa olmak üzere de geceleri kurumun bütün faaliyetlerini tetkik ederek, işlerin kanun, tüzük, yönetmelik ve verilen emirler dairesinde yürüyüp yürümediğini denetler. Aldığı neticeleri ve gördüğü noksanları denetim defterine kaydeder.
Madde 17 - Müdür yardımcısı; müdürün yardımcısı olup müdür tarafından kendisine verilen işleri görür ve müdürün bulunmadığı zaman ona vekalet eder.
Madde 18 - İdare memuru; hesap memuru ile ayniyat muhasibinin görevleri dışında kalan bütün idari işleri yapar.
Madde 19 - Hesap memuru, kurumun para ve muhasebe işlerini, kanun, tüzük ve yönetmelikler dairesinde yerine getirilmesinden ve muhasebe defterleri ile sarf evrakının düzenlenmesinden ve korunmasından sorumludur.
Madde 20 - Memur; müdürü olmayan küçük ceza evleri ile tevkif evlerinde kurumun üstüdür. Bu yerlerde kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine ve yetkili mercilerden verilen emirlere göre müdüre ait görevleri yapar.
Müdürü olan kurumlarda, müdür tarafından kendisine verilen işleri görür.
Madde 21 - Ayniyat muhasibi; kurumun ayniyat hesaplarını görür. Ambar memuru, usulüne göre, ambar muamelat ve kayıtlarını tutar, bu husustaki belgeleri düzenler ve korur.
Madde 22 - Katip; kurumun yazı işleri ile müdür tarafından kendisine verilecek diğer işleri görür.
Madde 23 - Başgardiyan gözetim servisinin üstüdür.
Kurumun inzibat ve disiplininin temini için müdür ve yardımcısı veya bunların bulunmadığı yerlerde memur tarafından verilen emirleri yerine getirir ve bunların uygulanmasını kontrol eder. Gardiyanların çalışmasını, nöbet cetvellerini düzenler ve bunları müdüre, müdürü olmıyan yerlerde memura onaylatır.
Madde 24 - Başgardiyan, her akşam yemeğinden evvel nöbetçi gardiyanla birlikte hükümlü ve tutukluları yoklama defterine göre yoklar ve mevcudun tam olup olmadığını deftere işaret ve nöbetçi gardiyanla birlikte imza eder.
Madde 25 - Gardiyanlar, kurumun inzibat ve disiplininin temini, hükümlü ve tutukluların gözetimi ve kurumun temiz tutulması ile görevli olup, hükümlü ve tutukluların iç yönetmeliklere uygun surette hareket etmelerini sağlar. Müdür ve yardımcısı veya bunların bulunmadığı yerlerde memur ile başgardiyan tarafından verilen emirleri yapar.
Madde 26 - Gardiyanlar, nöbet görevlerini, başgardiyan tarafından düzenlenen ve müdür veya müdürü olmayan yerlerde memur tarafından onaylanmış olan bir nöbet cetveline göre yerine getirirler.
Madde 27 - (Değişik madde: 26/11/1973 - 7/7476 K.)
Başgardiyan ve gardiyanlara haftada seksendört saat izin verilir. Herhangi bir şekilde ayrılan gardiyanın yerine, görev yapacak olan gardiyanın adı başgardiyan, ayrılan başgardiyan ise, müdür veya müdürü olmayan yerlerde memur tarafından nöbet cetveline işaret edilir.
Haftalık izin dışında, başgardiyan ve gardiyanlar, müdürün veya müdürü olmayan yerlerde memurun yazılı emri olmadıkça kurumdan ayrılamazlar.
Madde 28 - Başgardiyan ve gardiyanların kıyafetleri, Adalet Bakanlığınca, bir yönetmelik ile tespit edilir.
Madde 29 - Tarım uzmanı, yüksek ziraat mühendisi, inşaat mühendisi, tekniker veya teknisyenler; çalıştıkları iş kolunun bütün gereklerini yerine getirmekle sorumlu olup bu yoldaki çalışmalarını en az üç ayda bir raporla kurum idaresine bildirirler.
Madde 30 - Öğretmenin görevi; hükümlü ve tutukluların eğitim ve öğretimleri ile manevi kalkınmalarını sağlamaktır.
Madde 31 - Belirli öğrenim dönemi sonunda her hükümlüye okuma yazma öğretilmemiş olmasından öğretmen sorumludur. Okuma yazma öğrenmekte herhangi bir sebeple büyük kabiliyetsizliği görülenlerin adları öğretmen tarafından kurumun müdürüne bildirilir. Müdür ve öğretmen bu gibilerin okuma yazma öğrenmeleri için gereken tedbirleri alırlar.
Madde 32 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Öğretmen, kurum okuluna devam eden hükümlülerin adlarını, okula başladıkları tarihi, hangi sınıfa devam ettiklerini, başlangıçtaki öğrenim düzeylerini, eğitim ve öğretimde gösterdikleri ilerlemeyi, çalışkanlık derecelerini, devam sürelerini, okula bağlılıklarını, sınıf yükselmelerini, davranış notlarını, sicil ve müşahade fişinin okul durumu bölümüne kaydeder.
Madde 33 - Atelye şefleri ile ustaların görevleri; hükümlü ve tutukluların atelyelerde verimli bir şekilde çalışmalarını ve sanat öğrenmelerini sağlamaktır.
Madde 34 - Üç seneden beri kurumda bulunan hükümlünün tahliyesinden sonra hayatını kazanmak imkanını kendisine verebilecek derecede bir sanat öğretilmemiş olmasından atelye şefleri sorumludur.
Herhangi bir şekilde sanat öğrenmekte kabiliyetsizliği görülen hükümlülerin adı atelye şefi tarafından kurum müdürüne bildirilir.
Kurum müdürü ve atelye şefi, bu gibi hükümlülerin bir sanat öğrenmelerini sağlamak için gereken tedbirleri alırlar.
Madde 35 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Atölye şefi hükümlünün sanat durumunu, işe bağlılık derecesini, verilen işe itiraz edip etmediğini işi yapmamak ya da bırakmak için uydurma neden arayıp aramadığını ve sanattaki gelişmesini, sicil ve müşahede fişinin sanat durumu bölümüne kaydeder.
Madde 36 - Sürveyan; kurum müdürü ve çalıştığı iş kolunun yetkili üstleri tarafından verilen görevlerden başka, hükümlü ve tutukluların çalışmasını sağlamak ve kontrol etmek ve çalışma fişleriyle puvantaj defterlerini düzenli bir şekilde tutmakla yükümlüdür.
Madde 36/A - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Din adamı, hükümlü ve tutuklulara vaaz etmek, dini eğitim ve telkinde bulunmak, manevi yönden kalkınmaları için çalışmakla görevlidir.
Madde 36/B - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Din adamı, hükümlünün manevi kalkınma yönünden gösterdiği gelişmeyi, sicil ve müşahede fişinin din durumu bölümüne kaydeder.
Madde 37 - Tabip; kurumun sağlık şartlarını düzenlemek, hükümlü ve tutuklularla kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapmakla yükümlüdür.
Madde 37/A - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Psikolog, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı, psikiyatr ve pedagogun görevleri, hükümlerin suç ve suçluluk nedenleri üzerinde durarak ve suç işleme nedenlerinin kökenine inerek, çeşitli psiko - sosyal iyileştirme yöntemleriyle bu nedenleri ortadan kaldırmaya, onları eğitip ıslah etmeye, salıverilmelerinden önce yeni bir yaşama, toplumda karşılaşabilecekleri olaylara karşı hazırlamaya, olumsuz duygularını gidermeye çalışmaktır.
Psiko - Sosyal yardım servisi, ayrıca, hükümlülerin sicil ve müşahade dosyalarının düzenlenmesinden de görevlidir.
Madde 38 - Tabip, kurumu sık sık denetler ve acele tedbir alınmasını gerektiren önemli hastalıklar hakkında derhal müdüre rapor verir. En az on beş günde bir defa olmak üzere kurumu tamamiyle gezerek sağlık durumuna ve lüzumu halinde alınması gereken tedbirlere dair düşüncesini raporla müdüre bildirir.
Madde 39 - Tabip, kurum tarafından satın alınan bütün gıda maddelerini muayene ve bunların kabul veya reddine dair düzenlenecek tutanağı imza eder.
Madde 40 - Tabip, temaruz eden hükümlü ve tutuklularla tedaviden kaçmaya çalışanların ve kurumun sağlığını bozacak şekilde hareket edenlerin adlarını müdüre bildirir.
Madde 41 - Tabip, kurumda çıkan hastalıkların nev'i ve hastalananların sayısına, hastalıkların önüne geçmek için uygun gördüğü tedbirlere ve ayrıca iaşenin kalitesine, miktarına ve dağıtım şekillerine, hükümlü ve tutuklular ile personelin temizliğine ve elbiseleri ile yatak takımlarına, kurumun sıhhi tesisat, ısıtma, aydınlatma ve havalandırma tesislerinin sağlık şartlarına elverişli bir şekilde işleyip işlemediğine, beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin sağlık şartlarına uygun bir şekilde yürütülüp yürütülmediğine dair hususları, her ay sonunda, hazırlayacağı bir raporla müdüre bildirir.
Müdür bu raporda belirtilen tasviyelerin yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri alır.
Madde 42 - Eczacı; kurum tabibinin vereceği reçetelere göre ilaçları hazırlar ve hastalara dağıtır.
Madde 43 - Eczacı, kurumda bulunan ilaçları iyi bir şekilde korumakla ve gereken ilaçları almak için kurumun tabibine vaktinde haber vermekle yükümlüdür.
Madde 44 - Hastane memuru, sağlık memuru ve hastabakıcılar, tabibin gözetimi altında olup, onun göstereceği işleri yaparlar.
Madde 45 - Müstakil müşahede ve sınıflandırma merkezleri ile müşahede ve sınıflandırma merkezi olarak kabul edilen veya teşkilatı müsait bulunan kurumlarda yeteri kadar tabip bulundurulur. Ancak müstakil tabibi bulunmayan kurumların sağlık işleri mahalli hükümet veya belediye tabipleri tarafından asli görevlerinin müsaadesi oranında yerine getirilir.
Madde 46 - Yardımcı hizmetler servisinde çalışan personel, kurum müdürünün vereceği işleri ve çalıştığı iş kolunun bütün gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Madde 47 - Kurumlar personeli, hükümlü ve tutuklulara karşı ciddi ve dürüst hareket etmek zorundadırlar; görevlerinin icapları dışında, hükümlü ve tutuklular ve bunların yakınları ile herhangi bir suretle münasebette bulunamazlar.
Madde 48 - Kurumlar personeli, bütün hükümlü ve tutuklulara eşit işlem yapmak zorundadırlar.
Madde 49 - Kurumlar personeli, hükümlü ve tutuklulara karşı memuriyet nüfuzlarını kıracak her türlü hareketten kaçınırlar. Özellikle; hükümlü ve tutuklulardan ve yakınlarından borç, hediye, teberru vesair adlar altında para veya herhangi bir şey almaları ve bunlara bu suretle bir şey vermeleri veya bunlarla alım satım muameleleri yapmaları yasaktır.
Madde 50 - Kurumlar personeli, hükümlü ve tutukluları şahsi işlerinde çalıştıramazlar.
Madde 51 - Kurumlar personeli, sır saklamak zorundadırlar. Yetkili makamdan başka hiçbir makam veya şahsa, gizli tutulması gereken hususlar hakkında, bilgi veremezler.
Madde 52 - Kurumlar personeli, hükümlü ve tutuklulara müdafi seçiminde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak etki yapamazlar.
Madde 53 - Kurumlar personeli hakkında Devlet Memurları Kanununda yazılı disiplin işlemleri uygulanır.
Madde 54 - Yönetim kurulu; mümessil, müdür veya yardımcısının başkanlığında, hesap memuru, idare memuru, ambar memuru ve katipten teşekkül eder.
Teknik işler, malzeme alımları ve taahhüt işleri ile ilgili hususların görüşülmesinde yönetim kuruluna, işin mahiyetine göre teknik bir personel ve atelye şefi de katılır.
Madde 55 - Yönetim kurulu, kurumun döner sermaye ile ilgili alım ve satım işlerini görür. Bu husustaki görev ve yetkileri yönetmelik ile tespit olunur. Ayrıca 202,203,212 ve 218 inci maddelerde belirtilen görevleri yapar.
Madde 56 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Disiplin kurulu, kurum müdürünün başkanlığında, tabip, psiko - sosyal yardım servisi personelinden kurum müdürünce görevlendirilecek birisi, öğretmen, idare memuru, atölye şefi ve başgardiyandan oluşur.
Madde 57 - Disiplin kurulu; hükümlülerinin mükafatlandırılması, cezalandırılması veya haklarında tedbir alınması veya iyi hal durumlarının tespiti işleri ile Tüzükle verilen diğer işleri yapar.
Disiplin kurulunun görevine giren işler, kurula, müdür tarafından intikal ettirilir.
Disiplin kurulu teşkiline imkan görülmeyen kurumlarda bu işler o yer Cumhuriyet Savcısı ve yalnız sulh hakimliği teşkilatı bulunan yerlerde sulh hakimi tarafından yapılır.
Madde 58 - Disiplin kurulu kararları kurum müdürü tarafından yerine getirilir.
Madde 59 - Yönetim kurulu ve disiplin kurulu, üyelerinin çoğunluğu ile toplanır ve mevcut üyelerin çoğunluğu ile karar verir. Oylarda eşitlik halinde, başkanın bulunduğu tarafın oyu tercih olunur.
Her toplantı sonunda gelecek toplantı tarihi tespit ve karara bağlanır.
Başkanın çağrısı üzerine olağanüstü toplantılar yapılabilir.
Madde 60 - Yönetim kurulu ve disiplin kurulu tarafından verilen kararlar özel bir karar defterine yazılır ve mevcut üyeler tarafından imza olunur.
Verilen karara ayrışık görüşte olanlar, sebeplerini yazarlar ve imza ederler.
Madde 61 - Ölüm cezası, buna mahkum olan kimsenin asılması suretiyle hayatının izalesidir.
Madde 62 - Ölüm cezası, hükümlünün mensup olduğu din ve mezhebin özel günlerinde, gebe kadınlar doğurmadıkça, akıl hastalığına duçar olanlar iyileşmedikçe, infaz olunmaz.
Hükümlüler birkaç kişi olursa birbirinin karşısında asılmazlar.
Ölüm cezası, hükmolunan kimse hakkında mahkumiyet ilamı Yargıtayca onaylandıktan ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yerine getirilmesine karar verildikten sonra bu bölümde tespit edilen esaslar dahilinde gizli şekilde infaz olunur.
Madde 63 - Ölüm cezası, diğer hükümlü ve tutukluların göremiyecekleri şekilde, kapalı ceza evleri içinde ve özel bir yerde infaz edilir.
Madde 64 - Ölüm cezası, güneş doğmadan önce infaz olunur.
Madde 65 - İnfaz yerinde, 66 ncı maddede gösterilenlerden başka, herhangi bir kimse bulunamaz.
İnfazın yapılacağı, diğer hükümlü ve tutuklulardan gizli tutulur.
İnfaz sırasında diğer hükümlü ve tutukluların bulundukları yerden çıkmamaları ve infazdan haberdar olmamaları için gerekli tedbirler alınır.
Madde 66 - İnfaz yerinde; hükmü veren mahkeme kurulundan bir kişi ile Cumhuriyet Savcısı, tabip, zabıt katibi ve ceza evi müdürü bulunur.
Ölüm cezası, hükmü veren mahkemenin yargı çevresinden başka bir yerde infaz edilecekse, o yerin aynı derecedeki mahkeme kurulundan bir kişi ile yukarki fıkrada gösterilen diğer görevliler bulunur.
Hükümlü yabancı uyruklu ise, bağlı bulunduğu devletin konsolosuna da, cezanın infazında hazır bulunabileceği bildirilir.
Hükümlünün mensup olduğu dinin ruhani sıfatını haiz bir kişi ile müdafii veya istek üzerine, infazın geciktirilmemesi ve emniyet ve asayiş yönünden sakınca görülmemesi şartiyle hükümlünün ailesi efradından birisi dahi cezanın infazında hazır bulunabilirler.
Madde 67 - İnfaz sırasında, infaz yerinde çıkabilecek herhangi bir olayın önlenmesi için önceden yeteri kadar, jandarma ve polis kuvveti hazır bulundurulur.
Madde 68 - Ölüm cezasının infazı için gereken hazırlıkların tamamlanmasından sonra, hükümlü, tecrit edildiği kısımdan alınarak infaz yerine getirilir ve hükmün huzurda okunmasını müteakip ceza infaz olunur.
Madde 69 - Hükümlünün ölümü tabip tarafından tespit edildikten sonra, ceset, teşhirine müsade edilmeden, infaz araçları ile birlikte derhal kaldırılır.
Asılan kimsenin cenazesi merasim yapılmadan gömülmek üzere mirasçılarına verilir. Mirasçıları olmadığı veya kabul etmediği takdirde belediye tarafından gömdürülür.
Ölünün şahsi eşyaları da mirasçılarına, yabancı uyruklu ise bağlı bulunduğu devletin konsolosluğuna, bunlar yoksa mahalli sulh hakimine verilir.
Madde 70 - Ölüm cezasının yerine getirilmesinden sonra durum bir tutanak ile tespit ve 66 ncı maddede gösterilen görevliler tarafından imza olunur. İnfazdan sonra Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi hükmü yerine getirilir.
Madde 71 - İnfaz yönünden uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar, müebbet veya muvakkattır.
Müebbet ölünceye kadar devam eder.
Muvakkat uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar altı aydan yukarı olanlardır.
Madde 72 - Müebbet ağır hapis cezasına veya uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar, haklarında tatbik edilecek rejimi, ahlaki temayüllerini ve tefriki icabeden kurumu tespit için tecrit edilmek suretiyle bir müşahadeye tabi tutulurlar.
Müşahade müddeti 60 günü geçemez.
Hükümlünün ahvali mahsusasına ve suçun işlenmesindeki suret ve şekil hususiyetlerine göre, icabında müşahadeye tabi tutulmıyabilir.
Bakiye cezaları altı aydan aşağı bulunanlar müşahadeye tabi tutulmazlar.
Müşahade merkezinin düşüncesiyle birlikte ilgili dosya Adalet Bakanlığına verilir. Bakanlık, buna dayanarak, hükümlünün gönderileceği kurumu belirtir.
Madde 73 - Münferit hücreleri bulunan müstakil binalarla ceza evinin ayrı kesiminde münferit hücreleri olan ceza evlerinden hangilerinin müşahade ve sınıflandırma merkezi olarak kullanılacağını Adalet Bakanlığı tayin eder.
Bu merkezlerde; kriminoloji ve ceza hukuku sahasında bilgi ve tecrübe sahibi olan bir müdür, psikiyatr veya psikolog, pedagog ve sosyal hizmetler mütehassısı ile merkezin iyi bir şekilde işlenmesini sağlıyacak sayıda mesleki ehliyeti haiz personel bulunur.
Madde 74 - Müşahade ve sınıflandırma merkezleri;
1) Müşahadeye tabi tuttuğu hükümlülerin ahlaki temayüllerini, ayrılması gereken kurumu ve haklarında uygulanacak rejimi belirtir ve bu husustaki düşüncesini Adalet Bakanlığına bildirir.
2) Hükümlülerin ceza evlerinde gruplara ayrılması, bunlara tatbik edilecek metodun tespiti hususlarında Adalet Bakanlığına tavsiyede bulunur.
Madde 75 - Müşahade ve sınıflandırma merkezleri uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya hüküm giymiş olupta bakiye cezası altı aydan yukarı olan hükümlüleri müşahadeye tabi tutar.
Şu kadarki 72 nci maddenin üçüncü fıkrasında yazılı hallerde hükümlüyü müşahadeye tabi tutmayabilir.
Madde 76 - Müşahade ve sınıflandırma merkezinde; kazai, sosyal, tıbbi, kriminolojik, psikolojik, psikoteknik, psikiyatri ve ceza hukuku bakımından veya gerekli görülecek diğer her türlü tetkik ve tahliller yapılır.
Müşahade ve sınıflandırma merkezlerinin işleyişine ait diğer hususlar Adalet Bakanlığınca düzenlenecek yönetmelikte belirtilir.
Madde 77 - Hükümlüler hakkında uygulanacak metot ferdileştirme suretiyle tayin edilir. Bunun için; hükümlülerin geçmişteki hayatı, sabıkası, bedeni, akli ve sağlık durumu, suçu işlemesindeki hal ve özellikleri, sanat ve mesleki kabiliyetleri, ihtiyaçları, salıverilmesinden sonra döneceği muhit ve hükümlülük süresi gözönünde bulundurulmak ve dosyası da değerlendirilmek suretiyle, tahliyelerinden sonra hayatlarını kazanabilecek derecede bir sanat öğretmek, serbest hayatta başarılı olabilmeleri amaciyle gerekli bilgileri vermek, okuyup yazma öğretmek, manevi kalkınmalarını sağlamak, sosyal bilgilerini arttırmak, yurt ve ulus sevgilerini kuvvetlendirmek, aile ve toplumla ilişkilerini düzenlemek gibi ferdi durumlarına uygun görülecek metotlardan biri tespit olunur.
Madde 78 - (Değişik madde: 16/03/2004 - 2004/7030 S. Tüz./2.mad) *1*
Hükümlüler, cezaevlerinde;
a) İlk defa suç işleyenler,
b) Mükerrirler ve itiyadi suçlular,
c) Mesleki suçlular,
d) Akli ve bedeni durumları dolayısıyla özel bir infaz rejimine tabi tutulacak olan suçlular,
e) Yaşları dolayısıyla özel bir infaz rejimine tabi tutulacak olan suçlular,
f) Terör suçluları,
g) Çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup suçlular,
olarak gruplara ayrılırlar.
Ayrıca, bu gruplar içinde hükümlülük süreleri ve suçlarının türleri itibariyle de tasnife tabi tutulurlar. Bunların tasnif ve müşahadelerine ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sıkı güvenlikli kapalı cezaevlerine;
a) Terörle Mücadele Kanununda belirtilen suçlardan,
b) Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanununda belirtilen suçlardan,
c) Türk Ceza Kanununa göre örgüt vasıtasıyla işlenen suçlarda örgütü kuran ve idare eden,
d) Bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozan veya iyileştirme tedbirlerine ısrarla karşı koyan,
e) Kendisinin veya başkasının hayatı veya beden bütünlüğünü tehlikeye düşüren tutum ve davranışlarda bulunan,
f) Hükümlü ve tutukluları intihara teşvik veya ikna eden,
g) Hükümlü ve tutukluları açlık grevi yapmaya veya bu eylemlerini sürdürmeye tahrik, teşvik veya ikna eden,
h) Firar, tünel kazma, ayaklanma, rehin alma ve benzeri eylemleri örgütleyen veya bu hususta tahrik ve teşvikte bulunan ya da bu eylemlere katılan,
ı) Her ne suretle olursa olsun diğer hükümlü ve tutuklular ile kurum personeli üzerinde, yarar sağlamak amacıyla veya ideolojik maksatlarla örgütlü veya bireysel olarak maddi veya manevi nüfuz kuran veya kurmaya teşebbüs eden,
j) Yukarıdaki bentlerde belirtilenler dışında kalan eylem ve tutumları nedeniyle özel gözetim ve denetim altında bulundurulmasının gerekli olduğu saptanan,
hükümlü ve tutuklular gönderilirler. Ancak, (a) ve (b) bentleri dışında kalanların sıkı güvenlikli cezaevlerine gönderilebilmeleri için bulundukları kurumun teklifi ve Bakanlığın onayı gerekir.
Üçüncü fıkrada sayılan hükümlü ve tutuklular için sıkı güvenlikli kapalı cezaevlerinde yeterli yer bulunmadığı takdirde, normal güvenlikli kapalı cezaevlerinin sıkı güvenlikli bölümleri kullanılır.
Üçüncü fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren hükümlüler, cezalarının 1/3'ünü iyi halle geçirmek koşuluyla, diğer hükümlü ve tutuklular ise Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içinde çıkarılacak genelgede belirlenecek süre ve esaslar çerçevesinde, tutum ve davranışlarında olumlu gelişme görülmesi halinde, kişiliklerine ve durumlarına uygun diğer ceza infaz kurumlarına, bulundukları kurumun teklifi ve Bakanlığın onayı ile gönderilebilirler.
Üçüncü fıkra kapsamı dışında kalan hükümlü ve tutuklular normal güvenlikli kapalı cezaevlerine gönderilirler."
***DEĞİŞEN MADDE METİNLERİ***
*1* 22/04/2004 tarih ve 25441 S.R.G. de yayımlanan 16/03/2004 kabul tarihli 2004/7030 sayılı Tüzüğün 2.maddesi ile değiştirilen madde metni:
Madde 78 - Hükümlüler, ceza evlerinde;
1) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler ve itiyadi veya mesleki suçlular,
2) Akli ve bedeni durumları ve yaşları dolayısiyle özel bir infaz rejimine tabi tutulacak olan suçlular,
3) Siyasi suçlular,
4 - (Ek bent: 02/08/2983 - 83/6920 K.) Anarşi ve terör suçlarından hükümlü olanlar, gibi gruplara ayrılırlar.
Birinci bentde yazılı gruba girecek hükümlüler; ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suçlarının nevileri itibariyle de bir tasnife tabi tutulurlar.
Hükümlülerin gruplara ayrılmalarına ve bu gruplar içinde tasnife tabi tutulmalarına ait diğer hususlar Adalet Bakanlığınca düzenlenecek yönetmelikte belirtilir.
Madde 78/A - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K. , Mülga madde : 16/03/2004 - 2004/7030 S. Tüz./5.mad) *1*
***DEĞİŞEN MADDE METİNLERİ***
*1* 22/04/2004 tarih ve 25441 S.R.G. de yayımlanan 16/03/2004 kabul tarihli 2004/7030 sayılı Tüzüğün 5.maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde metni:
Madde 78/A - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Kamu düzenini sarsmak, hür demokratik rejimi ve Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü bozmak amacıyla ve ideolojik nedenlerle gasp, banka soygunu, patlayıcı madde bulundurma, adam öldürme, yaralama, adam kaldırma, toplu ızrar, yasa dışı örgütlenme gibi anarşi ve terör suçlarıyla toplu silah ve patlayıcı madde kaçakçılığı suçlarından hükümlü olanlar, kendilerine özel iyileştirme ve eğitim çalışmalarının uygulanacağı, pekiştirilmiş güvenlik önlemleri alınmış toplu iyileştirme ve eğitim uygulanan özel kapalı cezaevlerinde toplanırlar.
Madde 78/B - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K. ; Mülga madde : 16/03/2004 - 2004/7030 S. Tüz./5.mad) *1*
***DEĞİŞEN MADDE METİNLERİ***
*1* 22/04/2004 tarih ve 25441 S.R.G. de yayımlanan 16/03/2004 kabul tarihli 2004/7030 sayılı Tüzüğün 5.maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde metni:
Madde 78/B - Anarşi ve terör suçlarından hükümlü olanlar başta olmak üzere, hangi suçlu grubundan olurlarsa olsunlar;
a) Müşahedeleri ve denenmeleri sonunda, ıslaha yönelmedikleri ve ıslah olmayacakları anlaşılan, iyileştirme ve eğitim çalışmalarına karşı koyan,
b) Ceza infaz kurumlarında olay çıkaran, diğer hükümlü ve tutukluların can güvenliğini tehlikeye sokan davranışlarda bulunan,
c) İki yıl içinde üçten çok hücre hapsi türünden disiplin cezası almış olan hükümlüler, müşahede ve sınıflandırma merkezleri idare kurulu kararı ve Adalet Bakanlığının onayıyla tek ya da üç kişilik odalar
halinde yapılmış bireysel iyileştirme ve eğitim uygulanan özel kapalı cezaevlerine gönderilirler.
***MADDE İLE İLGİLİ NOTLAR***
(*) Bu fıkrada yeralan " ya da katıksız hapis " ibaresi 19/12/1989 tarih ve 89/14894 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 79 - İnfaz yönünden kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar altı aya kadar (Altı ay dahil) olanlardır.
Madde 80 - Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanlar, müşahade ve sınıflandırma merkezlerine gönderilmezler. Bunlar, uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan hükümlülerin bulundukları ceza evlerinden ayrı ceza evlerine veya aynı ceza evlerinin ayrı kesimlerine konulurlar.
(Mülga madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
(Mülga madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
( Mülga madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
(Mülga madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Madde 85 - (Değişik madde: 26/11/1973 - 7/7476 K.)
647 sayılı Kanunun 1712 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesinin 3 üncü bendine göre kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza yerine mahkemelerce verilen ve kesinleşen bir eğitim veya ıslah kurumuna devam etmeye ait ilamlar; kararda belirtilen eğitim veya ıslah kurumlarına hükümlünün gönderilmesi suretiyle yerine getirilir.
Madde 86 - Hükümlü, gönderdiği eğitim ve ıslah kurumuna özürsüz olarak devam etmediği veya kurumun düzen veya kurallarına uymadığı takdirde, durum, devama zorunlu bulunduğu kurum tarafından bir raporla Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.
Madde 87 - 647 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci bendine göre, mahkemece, hükümlü hakkında cezanın oturduğu yerde çektirilmesine dair verilen ve kesinleşen ilam Cumhuriyet Savcılığına tevdi edildiğinde, Cumhuriyet Savcısı; hükümlünün oturduğu yeri müştemilatiyle birlikte tayin ve bu yerden hiçbir surette ayrılmamasını, aksi halde tecziye edileceği gibi geri kalan cezayı da ayrıca ceza evinde çekeceğini kendisine izah ve infazın başladığı ve son bulduğu tarihleri de tespit ve iade etmek üzere ilamı mahalli zabıtaya havale eder.
Hükümlü, oturduğu yerden ayrılmamak şartiyle işleri ile meşgul olabilir.
Madde 88 - 647 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci bendine göre mahkemece, hakkında, ceza evine her hafta Cuma günleri en geç saat 19 da girmek ve Pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle cezasının infazına karar verilen ve ilamı kesinleşen hükümlü, diğer hükümlülerden ayrı kısımlara alınır.
Madde 89 - 647 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü bendine göre, mahkemece, hakkında, ceza evine her gün saat 19 da girmek ve sabahları saat 7 de çıkmak suretiyle cezasının infazına karar verilen ve ilamı kesinleşen hükümlü, diğer hükümlülerden ayrı kısımlara alınır.
Madde 90 - Para cezası, kanunda yazılı hadler arasında tayin olunacak bir miktar paranın, Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
Madde 91 - ( Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Para cezası hükmünü bildiren ilam kesinleşince Cumhuriyet Savcılığına verilir. Cumhuriyet Savcısı, bir ay içinde, para cezasını ödemesi için hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder.
Madde 92 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine, belli süre içerisinde, para cezasını ya da mahkemece ilamda belirtilen taksidi ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararıyla, para cezası, bir gün 300 lira sayılmak üzere, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevirilir. Artıklar, nazara alınmaz Ancak, 300 liradan aşağı para cezaları bir gün hapse çevirilir. Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezasını, hükümde taksit öngörülmüşse, taksit süreleri içinde ya da ödeme emri tebliğine ya da Cumhuriyet savcısının taksitlendirmesine rağmen süresinde ödemeyenlerin bu cezaları, mahkemece, hükümde bir günlük hürriyeti bağlayıcı ceza ne miktar para cezasına karşılık tutulmuşsa, aynı miktar üzerinden hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilir. Haklarında Türk Ceza Kanununun 54 ve 55 inci maddeleriyle 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 12. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm giyenlerin para cezaları, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilmiş olsa bile, hapis cezasına çevrilemez; bu hükümlülere ait para cezası ilamı Cumhuriyet savcılığınca, mahallin en büyük mal memurluğuna verilir ve mal memurluğunca Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre infaz edilir.
Para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile, yukarıdaki hüküm, Cumhuriyet savcılığınca uygulanır.
Mahkemece para cezasının tahsilinde taksit öngörülmemişse, bir aylık ödeme süresi içinde para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine, geri kalan para cezasının birer aylık iki taksitte ödenmesine Cumhuriyet savcılığınca izin verilir. İkinci taksit zamanında ödenmezse, üçüncü taksit izni, hükümsüz kalır. Geri kalan para cezasının tamamının tahsili yoluna gidilir.
Hükümlü, cezaevinde kaldığı her gün için 300 lira indirildikten sonra geri kalan parayı öderse, cezaevinden çıkarılır.
Para cezası yerine çektirilen hapis cezası üç yılı geçemez. Tekerrür halinde hükmedilmiş para cezasının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesinde ise, bu süre beş yılı geçemez.
Çektirilen hapis süresi, para cezasının tamamını karşılamamış olursa, geri kalan paranın tahsili için ilam, Cumhuriyet savcılığınca mahallin en büyük mal memurluğuna verilir; mal memurluğunca Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre infaz edilir.
Para cezasından çevrilmiş hürriyeti bağlayıcı cezanın infazında da şartla salıverilme hükümleri geçerlidir.
Madde 93 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Hükümlü, para cezasından çevrilen hapis yerine, kendi isteği üzerine, Devlet, mahalli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve sair kamu kurumlarının hizmetlerinde çalıştırılabilir. Rayice göre emsallerine ödenen ücret tutarından, hükümlünün yiyecek bedeli için Devletçe saptanan yiyecek bedeli ayrıldıktan sonra kalanı hükmedilen cezadan mahsup edilir.
Bu çalışma, para cezasının tamamı ödeninceye kadar sürer.
Madde 94 - Yetkili makamdan verilen tutukluluk müzekkeresi veya yetkili makamdan infazı istenen kesinleşmiş mahkumiyet ilamı olmaksızın hiçbir kimse ceza infaz kurumuna veya tevkif evine konulamaz.
Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ile tevkif evlerine alınmalarında, başka kuruma nakillerinde veya hastaneye sevklerinde, bunların istekleri üzerine veya ölümleri halinde resen, ailelerine veya gösterdikleri başka şahıslara, asker kişilerin kayıtlı bulundukları askerlik şubelerine ve yabancı uyrukluların bağlı bulundukları devletin konsolosluklarına, durumdan bilgi verilir.
Madde 95 - Ceza infaz kurumuna konulan hükümlülerin adı ve soyadı, işledikleri suç, cezalarının nevi ve süresi, mahkumiyet ilamının tarih ve numarası ve şahsi hürriyetinin tahdidine başlandığı gün (Hükümlü defteri) ne kayıt olunur. Bu defterdeki sıra numarası aynı zamanda hükümlünün numarasıdır.
Tutuklular için ayrı bir defter tutulur.
(Ek fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Cezaevi ve tutukevine alınan hükümlü ve tutuklunun, okunaklı bir biçimde adı ve soyadı yazılı bir tabela ile birlikte, önden ve yandan fotoğrafı çekilir. En az dörder tane çoğaltılır. Birer tanesi hükümlü ve tutuklu defterinin ilgiliye ilişkin bölümüne yapıştırılır.
(Ek fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Hükümlü ya da tutuklunun üzerinde bulunan kimliğine ilişkin belgeler alınarak dosyasına konur. Kendisine cezaevi idaresi tarafındın düzenlenmiş, fotoğraflı, özel kimlik kartı verilir. Hükümlü ya da tutuklu bu kimlik kartını saklamakla yükümlüdür.
Madde 96 - Anası tutuklu veya hükümlü olupta dışarda himayesine verilecek kimseleri bulunmayan veya hiçbir suretle bir himaye kurumuna verilmesi kabil olmayan küçük ve bakıma muhtaç çocuklar, bakabilecek bir kuruma veya aile efradından birine verilinceye kadar analarının yanında kalırlar.
Madde 97 - Kuruma gelen her hükümlü, önce geçici koğuşa alınır ve burada en çok üç gün kalır.
Madde 98 - Geçici koğuşta bulunan hükümlü, kurum, hastane veya revirine gönderilerek tabip tarafından muayene ve çiçek, tifo aşıları ile gereken diğer aşılar yapılır ve muayene neticesi sağlık fişine kaydolunur.
Muayene sonucunda hükümlünün kurumda tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa veya bulaşıcı bir hastalığa veya cezasının infazına engel herhangi bir maluliyete müptela olduğu tespit edilecek olursa, durum derhal kurum müdürlüğü aracılığı ile Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.
Madde 99 - Geçici koğuşta bulunan hükümlülerin okuma, yazma ve öğrenim seviyesi evvelce tayin edilmemiş olması halinde, kurum öğretmenince, bulunmadığı takdirde idarece tespit olunur.
İlgililer, okuma, yazma ve öğrenim seviyesine göre ceza infaz kurumu okulunun hangi sınıfının derslerini takip edebileceğine ve diğerlerine yetişebilmesi için özel ders verilmesi gerekip gerekmediğine dair düşüncelerini de bir raporla kurum müdürlüğüne bildirilir.
Madde 100 - Geçici koğuşta bulunan hükümlülerin bir sanatı olup olmadığı, var ise nev'i ve derecesi, evvelce tayin edilmemiş olması halinde, atelye şefi tarafından tespit olunur ve durum yazı ile kurum müdürlüğüne bildirilir.
Madde 101 - Hükümlünün hangi işte çalıştırılacağı, evvelce tayin edilmemiş olması halinde, atelye şefince düzenlenen rapor, mahkumiyetinden evvelki sanatı, yaşı, sosyal durumu, tahliyesinden sonra döneceği muhitte geçerli sanatlar ve hükümlünün dileği de gözönünde tutularak kurum müdürü tarafından tespit edilir.
Madde 102 - Hükümlünün beraberinde getirmiş olduğu eşya ve elbiseler temizlendikten sonra bir paket yapılır ve ambar memuruna teslim edilir. Ambar memuru, ikisi zımbalı, biri sabit olmak üzere her paket için üç yapraklı bir makbuz defterine hükümlünün eşyasının sayı ve nevilerini kaydederek imzalar. Zımbalı sayfalardan biri hükümlüye makbuz olarak verilir, diğeri eşya paketi üzerine iliştirilir. Sabit sayfa defterde kalır.
Madde 103 - Hükümlülerin beraberinde getirdikleri yüzük vesair kıymetli şeyler kurum müdürü önünde küçük bir torbaya konulur. Torbanın ağzı bağlandıktan sonra kırmızı mumla düğüm kapatılır ve üzerine yapıştırılan kağıda hükümlünün imzası attırılır veya mühürü ile mum işaretlenir ve torba kurum kasasına konur. Hükümlüye torbanın içindeki eşyayı gösteren ve kurum müdürü ve ambar memuru tarafından imzalanan bir makbuz verilir.
İstiyen hükümlüler, kurum içinde nişan yüzüklerini takabilirler.
Madde 104 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 - K.)
Hükümlü ve tutukluların yanlarında getirdikleri ya da adlarına gelen paraların Bakanlıkça saptanan haftalık gereksinimlerinden fazlası, milli bir bankada, bunlar için açılan, tek bir cari hesaba yatırılır.
Bu paralar kurumun hesap memuru ya da cezaevi müdürlüğünce görevlendirilecek memur tarafından tutulacak özel bir deftere yazılır.
Bu konuya ilişkin işlemler, yönetmelik hükümlerine göre yapılır.
Madde 105 - Her hükümlünün, koğuşlara gönderilmesinden önce kurum hamamında yıkanması sağlanır.
Madde 106 - (Değişik madde: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Hükümlü veya tutuklular kuruma alındıklarında kendilerine uygulanacak iyileştirme ve eğitim çalışmalarına (tretmana) ilişkin rejimi, disiplin kurallarını, bilgi edinme ve şikayet edebilme yollarını, haklarını ve sorumluluklarını öğrenmeleri ve kurum yaşamına uyumlarını sağlamak için gereken bilgiler, kurum müdürü tarafından kendilerine yazılı olarak bildirilir ve ayrıca sözlü olarak anlatılır.
Hükümlü ve tutuklular istek ve şikayetlerini, kurum müdürüne veya onu temsile yetkili görevliye, Cumhuriyet Savcılığına veya Bakanlığa her zaman bildirebilir. Hükümlü ve tutukluların resmi makamlara kapalı zarfla yapacağı istek ve şikayetleri vakit geçirilmeksizin ilgili mercie iletilir.
Madde 107 - Hükümlü ve tutuklular aşağıdaki esaslara göre yerleştirilirler:
a) Hükümlü kadın ve erkekler, mümkün olduğu kadar ayrı kurumlarda bulundururlar. Aynı kurumda tutulmaları zorunlu ise kadın ve erkeklere ait kesimler yekdiğerinden tamamen ayrılır.
8 inci maddede sözü geçen hükümlü çocuklar da, kendilerine ait kurumlarda, mümkün olmadığı takdirde diğerlerinden tamamen ayrı kesimlerde muhafaza edilirler.
b) Tutuklular, hükümlülerden ayrı kurumlarda veya tamamen ayrı kesimlerde bulundururlar.
Kadın tutuklular erkeklerden, çocuklar da diğer tutuklulardan tamamen ayrı kesimlere yerleştirilirler.
c) (Ek bent: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Daha önce polis ve jandarma gibi genel güvenlik hizmetlerinde çalışmış olan hükümlü ve tutuklular, cezaevi ve tutukevinin ayrı bir bölümünde bulundurulurlar.
d ) (Ek bent: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Kamu düzenini sarsmak, hür demokratik rejimi ve Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü bozmak amacıyla ve ideolojik nedenlerle suç işlemekten hükümlü ya da tutuklu olanlar, ayrı kesim ya da koğuşlarda bulundurulurlar. Bunların diğer hükümlü ve tutuklularla ilişkileri önlenir.
Ayrı siyasi görüşte olanlar karışık olarak bulundurulur. Önder durumunda olanlar diğerlerinden ayrı yere konur. Bu hükümlü ve tutukluların kurum içinde ideolojik eğitim ve çalışma yapmalarına ve diğerlerini etki altına alıp yönlendirmelerine olanak verilmez.
Madde 108 - Kurum müdürü, uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmiş olan hükümlülerin bir müşahade merkezine nakillerini sağlamak amacı ile Bakanlığa bildirilmesi için durumu Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirir.
Madde 109 - Hükümlüler; bulundukları infaz kurumlarında, 78 inci maddede yazılı esaslara göre tasnife tabi tutulurlar.
Madde 110 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
İyileştirme ve eğitim çalışmaları (tretman) hükümlüde, yasalara saygılı olarak yaşama düşünce ve duygusunun yerleşmesi, ailesine ve topluma karşı kişisel ve toplumsal sorumluluk duygusunun gelişmesi, normal yaşama uyması, geçimini sağlayabilmesi için uygulanan rejim, önlem ve yöntemlerin tümünü içerir.
Bunun için yapılacak öğretim, eğitim, meslek, sanat ve atölye çalışmalarının amacı, hükümlüleri Atatürk devrimleri ve ilkeleri doğrultusunda ve Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven, Türkiye Cumhuriyetine, vatan ve milletin bölünmezliğine karışı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren, beden, zihin, ahlak ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı biçimde gelişmiş bir yapıya, hür ve bilimsel düşünceye, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına ve onuruna saygılı, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek, bilgi, yetenek, beceri ve davranışlarını geliştirmek, birlikte çalışma ve işgörme alışkanlığı kazandırarak yaşama hazırlamak ve kendilerini, geçim ve mutluluklarını sağlayacak bir meslek sahibi yapmaktır.
Açık ve yarıaçık ceza infaz kurumlarıyla çocuk ıslah evlerinde ve çocuk cezaevlerinde bulunan hükümlüler, Bakanlığın onayıyla kurum dışındaki spor, eğitim, tiyatro vb. çalışmalara katılabilirler.
Madde 111 - Hükümlüde, yukarıki maddede gösterilen amaçlara ulaşılmasına engel olabilecek sakatlık ve hastalıklar tespit edildiği takdirde, bunların giderilmesi için gerekli görülen her türlü tıbbi, cerrahi veya psikiyatrik tedaviye başvurulur.
Madde 112 - Hükümlünün normal hayata dönüşünde ihtiyaçlarını kolaylıkla kazanabilecek ve kendisine ve ailesine yararlı olabilecek bir işle meşgul olması sağlanır.
Madde 113 - Kurum müdürü, moral bakımından hükümlü üzerinde etki yapabilecek her türlü hak ve menfaatlerinin korunmasında, gereğinde ilgililerle de temas etmek suretiyle kendisine yardımcı olur.
(Ek fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Hükümlü ve tutukluların dinsel, ruhsal ve manevi yaşamalarının gereklerini yerine getirebilmelerine olanaklar ölçüsünde izin verilir.
Madde 114 - Kadın hükümlüler; kanun, tüzük ve yönetmeliklerle diğer hükümlülere tanınmış olan her türlü haklardan, çalışma ve bakımdan eşit olarak faydalandırılırlar.
Madde 115 - Çocuklara uygulanacak tretmanda, yukarıda belirtilen hükümlerden başka aşağıdaki hususlar da nazara alınır:
a) Çocukların, kendilerine güven, büyüklerine saygı ve küçüklerine sevgi hislerini kuvvetlendirmek,
b) Ulusun ve ailenin bir ferdi olması bakımından kendisinde sorumluluk ve vakar hissini uyandırmak,
c) Kurumda bulunduğu sırada ve normal hayata dönüşte her türlü ihtiyaçlarını temin bakımından mesleki yetişmelerini sağlamak, gerekli eğitim ve öğretimi yapmak suretiyle kabiliyetlerini geliştirmek,
d) Ailesiyle ve toplumla ilişkilerini kolaylaştırmak,
e) Çocuk üzerinde kötü etki yapan etkenleri ve olumsuz hareketleri gidermek,
f) Çocuğun olumlu hareketlerini geliştirmek ve kendisini iyi yola yöneltmek.
Bu hususların sağlanmasında pedagojik ve psikolojik usullere başvurulur.
Madde 116 - Kapalı, yarı açık ve açık ceza evleri; kapalı ile başlayıp açık ile biten müterakki bir sistem teşkil etmezler.
Hükümlü, müşahade sonunda hakkında uygulanacak tretman bakımından durumuna uygun olan ceza evlerinden birine ayrılır.
Adalet Bakanlığınca, hükümlülerin ıslahındaki inkişaf nazarı itibare alınarak, hükümlü, bulunduğu kurumun teklifi üzerine, kapalı bir kurumdan yarı açık veya açık bir kuruma naklolunabileceği gibi, tretman yönünden, gerekli görüldüğü takdirde aynı tip ceza evleri arasında da nakiller yapılabilir.
Islah evlerinde güçlük arzeden veya tretmana karşı koyan hükümlüler kurumun teklifi ve Adalet Bakanlığının tasvibi ile diğer bir ıslah evine veya aynı kurumun ayrı kesimlerine nakledilmek suretiyle uygun tretmana tabi tutulurlar.
Madde 117 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K .)
Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, hükümlülük süresinin en az beşte birini iyi halle geçirenlere;
a) Anasının, babasının, eşinin, kardeşinin veya çocuğunun ölümü halinde, ölüm tarihinden itibaren onbeş günden çok süre geçmemiş olmak şartıyla, hükümlünün isteği, kurum müdürünün teklifi ve Cumhuriyet savcısının onayıyla,
b) Yukarda belirtilenlerden birinin hayatı için tehlike oluşturacak ciddi ve ağır hastalıkları veya zarara uğradıkları yangın, deprem, su baskını gibi afetler sebebiyle mazeretin resmen belgelendirilmesi halinde hükümlünün isteği, Cumhuriyet savcısının teklifi ve Adalet Bakanlığının onayıyla,
yol dışında bir günden on güne kadar mazeret izni verilebilir.
Yol için, gidilecek yer ve binilecek araç gözönünde bulundurularak dört günü geçmemek üzere yol süresi verilir.
Kendisine mazeret izni verilen hükümlü, kapalı cezaevinde ise muhafız gözetiminde, açık veya yarı açık cezaevinde ise gereğine göre muhafız gözetiminde veya serbestçe gönderilir.
Mevzuata göre muhafıza verilmesi gereken harcırah, ödenek bulunmaması halinde hükümlü tarafından karşılanabilir.
Madde 118 - Hükümlünün 117 nci maddede belirtilen sebeplere dayanarak, kurum müdürünün aracılığı ile Cumhuriyet Savcılığından izin isteğinde bulunması halinde, Cumhuriyet Savcılığı olay mahallinin ilgili ve yetkili mercilerine mazereti tespit ettirir.
Hükümlünün aile efradı tarafından, yukarda belirtilen olayların tespiti ile hükümlüye bilgi verilmesi için, olay mahallindeki Cumhuriyet Savcılığına baş vurulması halinde, Cumhuriyet Savcılığınca olay tespit ettirilerek, durum, hükümlünün bulunduğu kuruma en seri şekilde bildirilir.
(Ek fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.; Değişik fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Hükümlünün bulunduğu yer Cumhuriyet savcısı mazeret izni verilmesine gerek görmezse izin verilmediğini hükümlüye duyurur. 117 nci maddenin (b) bendine göre izin verilmesini uygun bulduğu takdirde, bu husustaki evrakı onay alınmak üzere derhal Adalet Bakanlığına gönderir.
Madde 119 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
(Değişik fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Açık infaz kurumlarında bulunanlarla yarı açık veya kapalı infaz kurumlarında olup da müşahade ve sınıflandırma merkezleri idare kurulu kararıyla açık infaz kurumlarına geçmeye hak kazanmış ve haklarındaki bu karar Adalet Bakanlığınca da uygun görülmüş olan hükümlülerden, hükümlülük süresinin en az dörtte birini iyi halle geçirenlere, kendilerinin isteği, kurum müdürünün teklifi ve Cumhuriyet savcısının onayıyla yol dışında yetmiş iki saati geçmemek üzere;
a) Hükümlülük süresi onbeş yıl ve daha çok olanlara yılda bir,
b) Hükümlülük süresi on yıldan onbeş yıla kadar (onbeş yıl hariç) olanlara yılda iki,
c) (Değişik bent: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Hükümlülük süresi on yıl ve on yıldan aşağı olanlara yılda üç defa,
izin verilebilir.
(Değişik fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) İzinler, o güne kadar infaz edilen sürenin, hükümlülük süresinden indirilmesiyle bulunacak süreye göre hesaplanır.
Ancak, şartla salıverilmeden yararlanacağı süre çıktıktan sonra cezaevinde kalacağı süre bir ay ya da daha az olan hükümlülere özel izin verilmez.
Özel izin alan hükümlüler serbestçe gidip gelirler.
Özel izinde, gidiş ve dönüş için, gidilecek yer ve binilecek araç gözönüne alınarak, en çok dört gün yol süresi verilebilir.
Madde 120 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Ceza infaz kurumlarında hükümlülük süresinin en az altı ayını kesintisiz geçirmiş ve şartla salıverilmelerine onbeş gün kalmış olan hükümlülere normal hayata dönmelerini sağlamak, iş bulma olanakları verilmek üzere, resmi tatil günleri dışında her seferinde yol dahil sekiz saate kadar, belediye sınırları dışına çıkarılması koşuluyla izin verilebilir.
İzin süresi, iş yerlerinin ve yardım kurumlarının bulunduğu yerler ve görüşme süresi gözönünde bulundurularak saptanır.
(Değişik fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) İzin, hükümlünün isteği, kurum müdürünün teklifi ve Cumhuriyet savcısının onayıyla verilir.
Kurum idaresi, hükümlünün izin sırasındaki ilişkilerini denetler ve izinden dönen hükümlüyü aramaya tabi tutar.
İş arama izni alan hükümlüler, serbestçe gidip gelirler.
Her kurumun, hükümlü ve tutukluların kurum içinde yaşayış tarzını ayrıntıları ile gösteren bir iç yönetmeliği bulunur.
İç yönetmelikler, kurumun ihtiyaçları ve özel nitelikleri gözönünde tutulmak suretiyle bu tüzük hükümleri dairesinde kurum müdürü tarafından düzenlenir ve Adalet Bakanlığınca onaylandıktan sonra yürürlüğe konulur.
Madde 122 - Uyanma, yıkanma, beden eğitimi, atelyelere ve okula gidiş, atelyeden ve okuldan çıkış, yemek, teneffüs ve yatma saatleri günlük bir program halinde iç yönetmeliklerde tespit olunur.
Madde 123 -Hükümlü ve tutuklular, iş atelyelerinde, okulda, yemek esnasında konuşamazlar. Ancak zorunlu olan konuşmalara izin verilebilir.
Yatma saatinden sonra hükümlü ve tutuklular susmak zorundadırlar.
Susmak zorunda olmadıkları zaman, ancak alçak sesle konuşabilirler.
Yazı, resim ve işaretlerle yapılan gizli münasebetler, parola mahiyetinde anlaşılmaz sözler, ahlaka aykırı söz ve hareketler, yasaktır.
Madde 124 - Hükümlüler, hiç bir surette tutuklularla temas ettirilmezler.
Madde 125 - Hükümlü ve tutuklular birbirlerine karşı dürüst davranmak zorundadırlar. Yekdiğerleri üzerinde hiçbir surette nüfuz icra edemezler.
Madde 126 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Hükümlü ve tutukluların kurum düzenini bozmak amacıyla gruplaşmaları, tek başına veya gruplar halinde eğitim ve çalışma yükümlülüklerini yerine getirmemek, verilen yemekleri yememek, idarece verilen elbiseleri giymemek gibi kurum yönetmeliklerine aykırı davranışta bulunmaları veya birbirlerinin husumet duygularını tahrik etmeleri yasaktır.
Madde 127 - Kumar niteliğinde olan bütün oyunlar yasaktır.
Kumar niteliğini haiz olmamak şartı ile hangi nev'i oyunlara izin verilebileceği iç yönetmeliklerde gösterilir.
Madde 128 - Beden eğitimi işleri, müdürün görevlendireceği yeterli bir kimsenin gözetimi altında, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünce tespit edilen esaslara göre yaptırılır.
Madde 129 - Kapalı yerde çalışan hükümlü ve tutuklular, iç yönetmeliklerde gösterilen zamanlarda ve günde bir saatten aşağı olmamak üzere teneffüse çıkarılırlar.
Tabibin göstereceği lüzum üzerine kurum müdürü, bir hükümlü veya tutuklunun teneffüs süresini uzatabilir.
Madde 130 - Alkollü içkiler içmek, esrar, afyon, morfin veya bu gibi uyuşturucu maddeler kullanmak yasaktır.
Yatılan yerlerde, atelyelerde ve okulda sigara içmek yasaktır.
8 inci ve 9 uncu maddelerde yazılı kurumlarda hükümlüler sigara içemezler.
Madde 131 - Hükümlü ve tutukluların, kuruma veya diğer bir hükümlü veya tutukluya ait şeyleri izinsiz almaları, kullanmaları veya bunları tahrip etmeleri veya kurumun eşyasını ve aletlerini tahsis olundukları işlerden gayri işlerde kullanmaları yasaktır.
Madde 132 - Hükümlü ve tutukluların, taarruz veya firara yarayan yahut icabında bu işler için kullanılabilecek her türlü eşya ve aletleri yanlarında bulundurmalarına izin verilmez.
Madde 133 - Hükümlü ve tutuklular, kurumun temizliğine dikkat etmek zorundadırlar.
Duvarlara yazılar yazmak, resimler yapmak ve izinsiz resim asmak yasaktır.
Madde 134 - Hükümlü ve tutuklular, kurumun memurlarına mutlak surette itaat etmek zorundadırlar.
Madde 135 - Kurumlarda her hükümlü ve tutuklu için birer dosya tutulur. Dosyanın dışına hükümlü ve tutuklunun numarası, adı ve soyadı yazılır.
(Değişik fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Bu dosyada, yasal belgeler, sicil müşahede fişi, kurum müdürünün ve psiko - sosyal yardım servisi personelinin hükümlünün hal ve hareketlerine ilişkin düşünceleri, hükümlü hakkında verilen rapor ve kararlar, yazışmalar ve hükümlünün fotoğrafı bulunur.
Tutukluya ait dosyada, kanuni belgeler ile hakkındaki yazışmalar ve fotoğrafı bulunur.
Madde 136 - Hükümlü ve tutuklulara verilecek olan günlük gıda, kurumlardaki iş esası gözönünde tutulmak suretiyle Adalet ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarınca birlikte kararlaştırılacak kalori esasına göre tespit olunur.
Madde 137 - Hasta olan hükümlü ve tutuklulara verilecek günlük gıda, kurum tabibinin göstereceği cins ve miktar üzerinden verilir.
Madde 138 - Hükümlü ve tutuklular, kendilerine verilen günlük gıda maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını, kantini bulunan kurumlarda kantinden, kantini bulunmayan kurumlarda ise, idarenin izin ve kontrolünden geçmek şartiyle dışardan sağlayabilirler.
Madde 139 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
(Değişik fıkra: 14/04/1989 - 89/13969 K.) Hükümlülere, idarece; iklime uygun, sağlığa ve çalışmaya elverişli elbise, çamaşır, ayakkabı ve çorap verilir. Hükümlülerin idarece verilen elbiseleri giymeleri zorunludur. Tutuklular da isterlerse idarece verilen elbiseleri giyebilirler.
İş elbisesi, serbest işçiler tarafından giyilen elbiselerin aynı veya benzeri olabilir.
Hükümlüler kurumdan izinli olarak ayrıldıklarında kendi elbiselerini giyebilirler.
Madde 140 - Her hükümlü ve tutukluya, idarece tespit edilecek ölçü ve kaliteye uygun bir şekilde yatak ve yatak takımı verilir.
Hükümlü ve tutuklular tarafından getirilecek şahsi yatak ve yatak takımlarında da aynı ölçü ve kalite aranır.
Madde 141 - Hükümlü ve tutuklular, giyim eşyaları ile yatak ve yatak takımlarını temiz tutmak zorundadırlar.
İdare, bu eşyaların temizliğin ve sağlığın gerektirdiği şekilde değiştirilip yıkanması ve bunlarda hasıl olacak yırtık ve söküklerin onarılması için gerekli tedbirleri alır.
Madde 142 - Evvelce bir hükümlü ve tutukluya verilmiş olan eşyalar, fenni bir şekilde temizlenmedikçe, başka bir hükümlü ve tutukluya verilemez.
Madde 143 - İdare her hükümlü ve tutukluya, eşyalarının korunması için bir dolap verir.
Eşyaların dolap dışında bulundurulmasına izin verilmez.
Madde 144 - Hükümlülere gelen ve bunlar tarafından gönderilen mektuplar kurum müdürlüğünce incelenir.
Resmi mercilere yazılan dilekçeler bu hükme tabi değildir.
Madde 145 - Hükümlü tarafından yazılan mektuplar, zarfı kapatılmaksızın, kurumun uygun bir yerine konulmuş olan posta kutusuna atılır. Bu mektupların gönderilmesinde sakınca görülmediği takdirde, zarfları kapatılmak suretiyle postaneye verilir.
Madde 146 - Hükümlülere gönderilen ve açılıp incelendikten sonra kendilerine verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektuplar, zarfları ile birlikte, kuruma ait bir zarf içinde kapalı olarak kendilerine verilir.
Madde 147 - Mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç 24 saat içinde, disiplin kuruluna tevdi edilir.
Disiplin kurulu, mektupların aynen veya sakıncalı görülen kısımları okunmayacak surette çizildikten sonra mahalline gönderilip gönderilmeyeceği veya aynı suretle hükümlüye verilip verilmeyeceği hususunda karar verir.
Tamamen sakıncalı görülen mektuplar, disiplin kurulu kararı ile yok edilir ve durum sahiplerine bildirilir.
Madde 148 - Başka ceza infaz kurumlarına nakledilmiş olan hükümlülerin mektupları, açılmaksızın, nakledildikleri kurumlara gönderilir ve orada açılarak incelemeye tabi tutulur.
Madde 149 - (Değişik madde: 16/03/2004 - 2004/7030 S. Tüz./3.mad) *1*
Mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla hükümlü ve tutuklularca getirilen veya onlara dışarıdan gönderilen basılı eser ve yayınların kuruma alınmasına izin verilir.
Resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlü ve tutuklulara ücretsiz olarak ve serbestçe verilir.
***DEĞİŞEN MADDE METİNLERİ***
*1* 22/04/2004 tarih ve 25441 S.R.G. de yayımlanan 16/03/2004 kabul tarihli 2004/7030 sayılı Tüzüğün 3.maddesi ile değiştirilen madde metni:
Madde 149 - Hükümlülere gönderilen gazete, kitap, mecmua gibi basılı kağıtlarla sair eşya, yukarıki maddeler hükümlerine tabidir.
Genel müdürlük veya kurumlar tarafından çıkarılan gazeteler hükümlülere ücretsiz ve serbestçe dağıtılabilir.
Madde 150 - Hükümlü ve tutukluların adlarına posta ile gönderilen havale, emanet vesair şeyler kurum mutemedi tarafından alınarak tüzüğün ilgili maddeleri hükümleri dairesinde sahiplerine teslim olunur.
Madde 151 - Tahliye edilen hükümlü ve tutuklulara gönderilen mektuplar, posta idaresine geri verilir.
Madde 152 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Hükümlü ve tutuklular, yönetmelikte gösterilen günlerde ve saptanan esaslar çerçevesinde ziyaret edilebilirler. (Değişik ikinci cümle: 03/02/1994-94/5382 K.) Ziyaret, kapalı, açık, yarıaçık kurumlar ile çocuk cezaevleri ve çocuk ıslahevlerinde haftada bir gün yapılır.
(Değişik fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Hükümlü ve tutukluyu eşi, çocukları, torunları, anası, babası, büyükbabası, büyükannesi, kardeşleri, amcası, halası, teyzesi, dayısı, kayınbabası, kaynanası, vasisi, kayyımı, vekili, avukatı, kardeşinin çocukları, kayınbiraderi, baldızı, görümcesi, bacanağı, eltisi, gelini ve damadı ziyaret edebilir.
Belirlenecek gün ve saatler dışındaki ziyaretlerle, yukarıda gösterilen kişiler dışındakilerin ziyaretleri, Cumhuriyet savcısının yazılı izniyle yapılabilir.
Madde 153 - Her kurumda bir ziyaretçi kabul yeri bulunur. Hasta hükümlüler, kurum tabibinin izni ile kurumun hastanesinde veya revirinde ziyaret edilebilir.
Madde 154 - Ziyaretler, ceza infaz kurumlarının iç yönetmeliklerinde kabul edilen esaslara göre yapılır.
Kapalı ceza evlerindeki ziyaretlerin hükümlülerle her türlü maddi temasın önüne geçilebilecek şekilde yapılması ve konuşulanların hazır bulunan personel tarafından işitilebilecek tarzda cereyan etmesi lazımdır.
(Ek fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Adalet Bakanlığı, ulusal, resmi ve dini bayramlarla anneler ve babalar gününde ve yılbaşında hükümlü ve tutukluların 152 nci maddede sayılan yakınlarıyla görüşme yapmalarına izin verebilir. Bu izinde, görüşmelerin nasıl yapılacağı da belirlenir.
Madde 155 - (Değişik madde: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Tutuklu ve hükümlülerin müdafileriyle görüşmeleri kurum görevlisinin dolaylı veya dolaysız olarak duyamayacağı görüş alanı içinde yaptırılır.
Madde 155/A - (Ek madde: 19/03/2001 - 2001/2199 S.Tüz./2. md.)
Hükümlü ve tutuklular, yönetmelikte gösterilen esaslar çerçevesinde idarenin kontrolünde bulunan telefonlarla 152 nci maddede sayılan yakınlarıyla görüşebilirler. Her hükümlü ve tutuklu, bu hakkını haftada bir defa kullanabilir. Telefon konuşması başvuru sırasına göre yapılır ve konuşmalara ilişkin kayıtlar idare tarafından tutulur. Kurum kantininde satılmak üzere yeterince telefon kartı bulundurulur.
Kınama dışında disiplin cezası alan hükümlü ve tutuklular, bu cezaları kaldırılmadıkça telefonla konuşma hakkından yararlanamazlar.
Madde 156 - Kurum müdürü tarafından hükümlü hakkında gereğine göre aşağıda gösterilen disiplin tedbirleri uygulanabilir:
1 - Evvelce kendisine tanınmış olan emniyetli hükümlülük halinin kaldırılması,
2 - Kütüphaneden faydalanmaktan veya spor hareketlerine yahut, konser, temsil, sinema gibi toplu sosyal faaliyetlere katılmaktan veya hazır bulunmaktan üç aya kadar yasaklık,
3 - Tretmana uygun olmak kaydiyle işinin veya çalışma yerinin değiştirilmesi,
4 - Kurumun başka bir kesimine nakledilmesi.
Bu tedbirlerin uygulanması disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.
Hükümlü hakkındaki ilk tedbir kararı üzerine ayrıca disiplin cezası verilmemiş ise üç ay içinde kendisine ikinci defa disiplin tedbiri uygulandığı takdirde aşağıdaki maddede yazılı disiplin cezalarından durumuna uygun olanı verilir.
Madde 157 - Kanun, tüzük, yönetmelik ve emirlerin hükümlülere uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara aykırı davranışda bulunanlara veya yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre aşağıda yazılı disiplin cezalarından birisi verilir:
1 - Kınama,
2 - Ziyaretçi kabulünden mahrumiyet,
3 - Mektup yazmak ve almaktan mahrumiyet,
4 - Hücre hapsi,
5 - ( Mülga bent: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Ziyaretçi kabulünden ve mektup yazmak ve almaktan mahrumiyet cezaları birlikte de verilebilir.
(Ek fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.
Madde 158 - Kınama cezası; hükümlüye, yaptığı eylemin yolsuzluğunun ve tekerrürü halinde doğuracağı sonuçların izahıdır.
Kurum müdürü tarafından aleni olmayarak yerine getirilecek olan bu cezaya itiraz edilemez.
Madde 159 - Ziyaretçi kabulünden mahrumiyet cezası; iç yönetmelikler gereğince hükümlülerin ziyaretçi kabul ettikleri gün ve saatlerde, hükümlünün ziyaretçi kabulünden mahrum edilmesidir.
Bu ceza üç ayı geçemez.
Madde 160 - Mektup yazmak ve almaktan mahrumiyet cezası; hükümlüyü, mektup yollamaktan ve kendisine gelen mektupları almaktan, mahrum etmektir.
Bu ceza üç ayı geçemez.
Hükümlüye gelen mektuplar, cezasının sonunda kendisine verilir.
Bu ceza, hükümlünün resmi mercilere yazdığı dilekçelere veya resmi mercilerden gelen yazılara teşmil olunamaz.
Hükümlü tarafından gönderilen veya kendisine gelen mektuplardaki hayati önemi haiz hususlar, disiplin kurulu kararı ile hükümlüye veya ilgiliye idarece bildirilir.
Madde 161 - Hücre hapsi cezası; hükümlünün geceli gündüzlü her türlü ihtilattan önlenecek şekilde yalnız olarak bir hücreye konulmasıdır.
(Ek fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Hücre, teknik standartlara uygun olarak aydınlatılır.
Bu ceza her defasında 15 günü geçemez.
İki sene içinde üçten fazla hücre hapsi cezası almış olanlar, iyi hal gösterinceye kadar Adalet Bakanlığının onayı ile inzibati hücre şartlarına tabi tutulurlar. Bu süre altı ayı geçtiği takdirde, durum, yeniden disiplin kurulunca tespit edilerek gerekçesi ile birlikte Adalet Bakanlığına bildirilir.
Madde 162 - Katıksız hapis cezası; hükümlünün, yalnız ekmek ve su verilmek suretiyle bir hücreye konulmasıdır.
Bu ceza onbeş günü geçemez.
Madde 163 - Hakkında disiplin cezası uygulanmak istenilen hükümlü, karar verilmeden önce herhalde dinlenir. Gerekirse, olay hakkında bilgisi olanlar da dinlenebilir.
(Ek fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Türkçe bilmeyen hükümlü ve tutukluların tercüman aracılığıyla savunma yapmaları sağlanır.
Madde 164 - 157 nci maddede yazılı disiplin cezalarından kınama cezası kurum müdürü; ziyaretçi kabulünden mahrumiyet, mektup yazmak ve almaktan mahrumiyet, hücre hapsi (....) cezaları disiplin kurulu tarafından verilir.
***MADDE İLE İLGİLİ NOTLAR***
(*) Bu maddede yeralan " ve katıksız hapis " ibaresi, 19/12/1989 tarih ve 89/14894 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 165 - Disiplin kurulunca verilen disiplin cezalarının infazına derhal başlanır.
Disiplin kurulunun disiplin cezalarına ilişkin kararlarının yersiz veya yetersiz olduğu kanısında bulunan kurum müdürü veya disiplin kurulu üyelerinden en az ikisi veya hükümlü, 24 saat içinde, Cumhuriyet Savcılığına itiraz edebilirler.
(Mülga üçüncü fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Cumhuriyet Savcılığının vereceği karar kesindir.
Madde 166 - Kurumun düzen ve disiplinine aykırı hareket eden hükümlüye verilecek ceza; eylemin mahiyeti, olayın cereyan tarzı ve doğurduğu zarar, hükümlünün evvelce disiplin cezası almış olup olmadığı, hükümlü hakkında düzenlenmiş bulunan sanat, okul, sağlık ve sicil müşahade fişlerine göre gösterdiği intizam ve terakki derecesi ile sosyal hizmetler mütehassısının, mevcut olmadığı takdirde idare memurunun veya başgardiyanın kanaatı gözönünde tutulmak suretiyle tespit olunur.
Madde 167 - Hükümlünün eyleminin suç teşkil etmesi, disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.
Madde 168 - Olağanüstü hallerde, kurum müdürü, disiplin kurulu tarafından verilmesi gereken disiplin cezalarından hücre hapsi cezasını derhal uygulayarak durumu 24 saat içinde disiplin kuruluna bildirir. Disiplin kurulu bu hususta derhal bir karar verir.
Madde 169 - Kınamadan gayri disiplin cezalarının; mahiyeti, süresi ve hangi sebepten dolayı verildiği, infazlarına başlandığı sırada başgardiyan tarafından hükümlüye bildirilir.
Madde 170 - Tedavi altında bulunan bir hükümlü hakkında disiplin cezasının infazı, tabibin iznine bağlıdır.
Tabip, hükümlünün tedavisi esnasında bu cezanın yerine getirilmesini sakıncalı gördüğü takdirde infaz, iyileşmesi sonuna bırakılır.
Madde 171 - Disiplin cezasının verilmesini gerektiren eylemin işlendiği günden itibaren,
1 - Verilen disiplin cezası, ziyaretçi kabulünden mahrumiyet veya mektup yazmak ve almaktan mahrumiyet cezası ise altı ay içinde,
2 - Verilen disiplin cezası, hücre hapsi (....) cezası ise bir yıl içinde,
3 - Verilen disiplin cezası, 161 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamına giriyorsa bir buçuk yıl içinde,
(Değişik fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Başka disiplin cezası almamış olan hükümlülerin yukarıdaki bentlerde gösterilen disiplin cezaları, aynı bentlerde yazılı sürelerin sonunda, müdürün önerisi ve disiplin kurulunun kararıyla kaldırılır. Ancak, disiplin cezası, hükümlünün kaçmasından dolayı verilmişse, bu sürelerin başlangıcı, hükümlünün yeniden yakalanması ya da kendiliğinden teslim olması sonucu cezaevine yeniden alındığı tarihten başlar.
(Değişik fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Olağanüstü hallerde büyük hizmet ve yararlığı görülen hükümlüler hakkında daha önce verilmiş olan disiplin cezaları, müdürün önerisi, disiplin kurulunun kararı ve Adalet Bakanlığının onayıyla yukarıdaki bentlerde gösterilen sürelerden önce de kaldırılabilir.
Disiplin kurulu kararının yersiz olduğu kanısına varan kurum müdürü veya hükümlü, veya disiplin kurulu üyelerinden en az ikisi 24 saat içinde, Cumhuriyet Savcılığına itiraz edebilirler. Cumhuriyet Savcılığının vereceği karar kesindir.
***MADDE İLE İLGİLİ NOTLAR***
(*) Bu fıkrada yer alan "veya katıksız hapis" ibaresi, 19/12/1989 tarih ve 89/14894 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 172 - (Değişik madde: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Zincir ve demire vurma önlem olarak uygulanamaz.
Kelepçe, akıl hastaları için kullanılan gömlek ve benzeri bedensel hareketi kısıtlayıcı araçlar, aşağıdaki haller dışında uygulanamaz.
a) Hükümlü ve tutuklunun adli ve idari bir makam önüne getirildiğinde çıkarılmak üzere, sevk ve nakil sırasında veya ceza infaz kurumu dışında kaçmasını önlemek için,
b) Tıp görevlisinin talimat ve gözetiminde olmak üzere tıbbi nedenlerle,
c) Diğer kontrol yöntemlerinin yetersizliğinde hükümlü ve tutuklunun kendisine veya başkalarına zarar vermesine veya eşyayı tahrip etmesine engel olmak için müdürün emriyle tıp görevlisine derhal danışılması ve durumun ilgili idari makama bildirilmesi koşuluyla,
önlem olarak.
Madde 173 - (Değişik madde: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Hücre hapsi cezasının infazından önce hükümlü, tabip tarafından muayene edilir. Muayene sonunda hükümlünün bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa, infaz sonraya bırakılır veya tabibin uygun göreceği aralıklarla yerine getirilir.
Ceza süresi içinde hükümlü, tabibin gözetim ve denetimi altında bulundurulur.
Madde 174 - (Mülga madde: 19/12/1989 - 89/14894 K.)
Madde 175 - Disiplin cezaları veya tedbirleri, sicil müşahade fişine, eylem tarihi belirtilmek ve karar tarihi esas tutulmak suretiyle, kaydolunur.
Bu fişlerde ceza veya tedbirin hükümlü üzerinde yaptığı etki de ayrıca gösterilir.
Madde 176 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Tutuklular hakkında alınacak tedbirler ve verilecek disiplin cezaları, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 116 ncı maddesinde öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde uygulanır.
Tutuklu, tutukevinde ciddi bir tehlike oluşturduğu ve özellikle diğer tutukluların güvenliği için zorunlu görüldüğü, intihara veya kaçmaya kalkıştığı yahut bu yolda hazırlıkta bulunduğu takdirde, sağlığına zarar vermeyecek tedbirler alınabilir.
Tutukevinin, kanun, tüzük, yönetmelik ve emirlerle belirlenmiş düzenini bozan tutuklular hakkında, hükümlülere uygulanan disiplin cezalarına ve bunların sonuçlarına dair hükümler aynen uygulanır.
Müdürlük teşkilatı bulunan kurumlarda kınama cezası müdürler tarafından, diğer cezalar disiplin kurulunca verilir. Disiplin tedbirleri müdür tarafından alınır. Müdürün yokluğunda yetkisine giren karar ve tedbirler müdüre vekaletle görevlendirilenler tarafından alınır.
Müdürlük teşkilatı bulunmayan kurumlarda disiplin cezaları ve tedbirlere dair kararlar o yer Cumhuriyet savcısı tarafından alınır ve uygulanır.
Disiplin cezaları ve tedbirlerine ilişkin kararlar hakimin onayından sonra uygulanır. Ancak, acele hallerde yukardaki fıkralarda belirtilen kurul veya görevlilerce alınan karar ve tedbirler uygulamaya konulur ve derhal hakimin onayına sunulur.
Madde 177 - Disiplin yönünden gerekli görüldüğü takdirde, kurumun teklifi ve Adalet Bakanlığının tasvibiyle açık kurumda bulunan bir hükümlü yarı açık veya kapalı kuruma, yarı açık kurumda ise kapalı bir kuruma nakledilebilir.
Madde 178 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Bir hükümlü hakkındaki iyi hal kararı, sicil ve müşahade fişine göre kurumun düzenine karşı tutumu, işlediği suçtan dolayı pişman olup olmadığı, kendisine verilen işlerde gayret ve istekle çalışıp çalışmadığı, kurum idaresine karşı samimi ve dürüst davranıp davranmadığı, arkadaşlarıyla iyi geçinip geçinmediği, iyileştirme ve eğitim çalışmalarına uyumu gibi hususlarla, varsa tutuklulukta geçen günleri ve kurum müdürünün görüşü de gözönünde bulundurularak disiplin kurulunca verilir.
Tutukluluk süresi içindeki disipline aykırı davranışlar, belgelendirilerek tutuklu dosyasına konur.
Madde 179 - Sicil müşahade fişinde yazılı olup da 171 inci madde gereğince kaldırılmamış olan, kınamadan gayri, disiplin cezaları, hükümlü hakkında iyi hal kararı verilmesine engel teşkil eder.
Madde 180 - Disiplin kurulu, cezasını iyi hal ile geçirmekte olan hükümlüleri;
1 - Ceza infaz kurumu personeli ve diğer hükümlüler huzurunda örnek hareketlerinden dolayı övmek,
2 - İnfaz sonunda iş için başvuracağı kamu sektörü ve özel sektör nezdinde hususi tavsiyede bulunmak,
3 - Yatakhanede kendisine ayrılan kısımda uygun yer bulunduğu takdirde aile efradına ait fotoğrafları asmasına izin vermek,
4 - Bayram günlerinde şahsi elbiselerini giymesine müsaade etmek,
5 - Kurum içinde, mükafatlandırıldığını belirtmek amacıyla idarece kendilerine verilecek bir sembolü takmasına izin vermek,
6 - Kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olmayan diğer müsaadelerde bulunmak,
suretiyle mükafatlandırılabilir.
Madde 181 - Disiplin kurulunun iyi hal ve mükafatlandırılmaya ilişkin kararlarının yersiz olduğu kanısında bulunan kurum müdürü veya disiplin kurulu üyelerinden en az ikisi, 24 saat içinde, Cumhuriyet Savcılığına itiraz edebilir. Cumhuriyet Savcılığının vereceği karar kesindir.
Madde 182 - Ceza infaz kurumu müdürü, disiplin kurulu tarafından haklarında iyi hal kararı verilmiş bulunan hükümlüler arasından uygun gördüklerini emniyetli hükümlü olarak seçer ve bunları kurum işlerinde kullanabilir.
Madde 183 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Kurumlarda eğitim ve öğretimin amacı, hükümlü ve tutuklulara okuyup yazma öğretmek, bilgilerini arttırmak, yurt ve millet sevgilerini güçlendirmek, Atatürk ilkelerini benimsetmek, anarşi ve terör eğilimlerini yoketmek, manevi kalkınmalarını sağlamaktır.
Eğitim ve öğretimin düzenlenmesinde bu hususlar gözönünde tutulur.
Madde 184 - Yaşı ve cezasının süresi ne olursa olsun, bütün hükümlüler kurumun okuluna devam etmek zorundadırlar.
Öğrenim seviyesi kurumun okulunda öğretilenden üstün olanlar, bu zorunluluk dışındadır.
Madde 185 - Hükümlülerin, okullardaki sınıflara ve her sınıfta okutulacak derslere ait öğretim programı, sınavların nasıl ve ne zaman yapılacağı ve okulu bitirenlere verilecek belgeler ile tutukluların eğitim ve öğretimi hakkındaki esaslar, Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıklarınca birlikte tespit olunur.
Madde 186 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Cumhuriyet savcısının uygun görüşü ve Adalet Bakanlığının izniyle, kurum müdürü, Milli Eğitim Bakanlığıyla Gençlik ve Spor Bakanlığının yerel örgütleri ve diğer kamu kuruluşlarıyla işbirliği yaparak eğitim ve öğretimle ilgili özel kurslar açabilir.
Madde 187 - Kurum müdürü, öğrenim seviyesi üstün olupta okula devam zorunluluğunda bulunmayan veya kurumun okulunu bitirdiğine dair belge almış olan emniyetli hükümlüleri, öğretmene yardımcı olarak çalıştırabilir.
Madde 188 - Eğitim ve öğretimle ilgili araç ve gereçleri sağlayamayan hükümlü ve tuluklulara, bunlar, kurum tarafından sağlanır.
Madde 189 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Her kurumda, hükümlülerin ıslahını sağlayacak genel ve mesleki bilgilerini artıracak, kendilerine insan, yurt ve millet sevgisi aşılayacak Atatürk devrimlerini ve ilkelerini, Türk tarihini, kültür ve edebiyatını tanıtacak ve manevi kalkınmalarını sağlacak kitapları bulunan bir kütüphane kurulur.
Bu kütüphanede bulunacak kitap, dergi ve gazeteler, Adalet Bakanlığınca gönderilebileceği gibi, Cumhuriyet savcılığı tarafından da bağış olarak sağlanabilir.
(Değişik fıkra: 03/02/1994 - 94/5382 - K. ; Değişik fıkra: 16/03/2004 - 2004/7030 S. Tüz./4.mad) *1* Kütüphaneye konulacak basılı eser ve yayınların, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla kuruma alınmasına idarece izin verilir.
(Mülga son fıkra: 03/02/1994 - 94/5382 K.)
***DEĞİŞEN MADDE METİNLERİ***
*1* 22/04/2004 tarih ve 25441 S.R.G. de yayımlanan 16/03/2004 kabul tarihli 2004/7030 sayılı Tüzüğün 4.maddesi ile değiştirilen fıkra metni:
(Değişik fıkra: 03/02/1994 - 94/5382 - K.) Kütüphaneye konulacak veya hükümlü ve tutuklularca getirilecek veya dışardan gönderilecek basılı eser ve yayınların, mahkemelerce yurda sokulması veya dağıtılması yasaklanmamış olması koşuluyla kuruma sokulmasına idarece izin verilir.
Madde 190 - Bağışlanan kitap, mecmua, gazete vesair broşürler kurum müdürü tarafından incelenerek ve yukarıki maddede yazılı nitelikte oldukları anlaşıldığı takdirde, üzerlerine (görülmüştür) kaydı konulup imza edildikten ve Cumhuriyet Savcılığınca da uygun görüldükten sonra kütüphaneye verilir.
Madde 191 - Kütüphaneyi kurumun öğretmeni yönetir.
Kurum müdürlüğünce, emniyetli hükümlüler arasından, öğrenim seviyesi üstün olan biri, kütüphane işlerinde öğretmene yardımcı olarak görevlendirilir.
Madde 192 - Kütüphanede bulunan eserler, kütüphane defterine kayıt olunur.
Madde 193 - Kitapların hükümlü ve tutuklulara ne şekilde verileceği ve ne süre ile hükümlü ve tutuklularda kalabileceği ve diğer hususlar iç yönetmeliklerde gösterilir.
Madde 194 - Kurumlarda hükümlü ve tutukluların, ahlaki, fikri, mesleki ve kültürel gelişmelerini sağlıyacak, onlara yurt ve ulus sevgisini aşılayacak, aile bağlılığını sağlamlaştıracak ve Türk Devletinin kuruluş şeklini ve Türk tarihini öğretecek nitelikte konferanslar düzenlenir.
Madde 195 - Kurumlarda kurum müdürü, sosyal hizmetler mütehassısı, teknik personel, tabip, öğretmen ve atelye şefleri tarafından hükümlü ve tutuklulara her ay konferanslar verilir.
Müdür tarafından, dışarıdan uygun görülen kimselere dahi, 194 üncü maddede belirtilen nitelikte konferanslar verdirilebilir.
Hükümlüler, kendi aralarında da, bu gibi konferanslar vermeye teşvik olunurlar.
Kurum müdürü, hükümlü ve tutuklulara, Cumartesi günleri öğleden sonra ulusal ve uluslararası olaylardan faydalı gördüklerini açıklayabilir.
Madde 196 - Konferans metinlerinin birer örneği, aylık rapora eklenerek Adalet Bakanlığına gönderilir. Bir örneği de kurumun kütüphanesinde saklanır.
Madde 197 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Kurumlarda işin amacı, hükümlü ve tutuklulara, tahliyelerinden sonra hayatlarını kazanabilecek derecede bir iş ve sanat öğretmek ve serbest hayatta başarı gösterebilmeleri için gerekli bilgilere sahip olmalarını sağlamaktır.
Madde 198 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Hükümlü ve tutukluların bulundukları kurumda çalışmaları zorunludur.
Hükümlüler, bulundukları kurumların içinde ve kurum dışında bu Tüzükte belirtilen işlerde, tutuklularla hükmen tutuklular, ancak kurum içindeki atölye ve işyerlerinde çalıştırılırlar. Bu çalışmalarına karşılık Adalet Bakanlığınca belirlenen ücret ödenir.
Kurum içinde, hükümlü, tutuklu ve hükmen tutukluların işyurduna bağlı yerlerde çalışmaları, İşyurtları Döner Sermaye Yönetmeliği, işyurduna bağlı olmayan yerlerde ise kurum iç yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.
Hükümlüler, kurum dışında, Ceza İnfaz Kurumlarındaki Hükümlülerin Cezaevi Dışındaki İşyerlerinde Çalıştırılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre çalıştırılırlar.
Adalet Bakanlığı, tarım, deniz ve su ürünleri avcılığı, inşaat, yol, maden ve orman gibi iş alanlarında çalışma ekipleri kurabilir.
İşçi çalıştıran kamu kuruluşları da sahip oldukları iş alanlarında hükümlü çalıştırmak zorundadırlar.
Ekip halindeki bu çalışmalara, açık ve yarı açık ceza infaz kurumu hükümlüleriyle kapalı ceza infaz kurumlarında hükümlülük süresinin en az dörtte birini iyi halle geçiren hükümlüler katılırlar.
Çalışma zorunluluğunun uygulanmasına elverişli ceza infaz kurumları yapılıncaya kadar;
a) Açık ve yarı açık ceza infaz kurumu hükümlüleri,
b) Çocuk ıslahevi hükümlüleri,
c) Açık ve yarı açık cezaevlerine seçilme hakkını kazanmış olup da kapasite yetersizliği nedeniyle bu cezaevlerine gönderilemeyen ve ilçe kapalı cezaevlerine nakledilen hükümlüler,
d) Kapalı ceza infaz kurumu hükümlülerinden şartla salıverilmelerine en çok iki yıl kalanlardan, 200 üncü maddede öngörülen yaş, meslek ve beden kabiliyetini haiz olup aynı maddede belirlenen suçlardan hükümlü bulunmayanlar,
Kamu ve özel kesim işyerlerinde, gruplar halinde, ceza infaz kurumu personelinin gözetim ve koruması altında çalıştırılabilirler.
Kapalı ceza infaz kurumlarındaki, ekip ve grup çalışmalarına katılabilecek hükümlüler dışında kalan hükümlüler de infaz kurumu dışındaki iş alanlarında güvenlik tedbirler ve jandarma koruması altında çalıştırılabilirler.
Madde 199 - Çalışamıyacağı tabip raporu ile anlaşılan hükümlü ve tutuklular, çalıştırılamazlar.
Madde 200 - ( Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Çalışma zorunluluğunun uygulanmasına elverişli ceza infaz kurumları yapılıncaya kadar, şartla salıverilmelerine en çok iki yıl kalan ve Türk Ceza Kanununun 125-133, 135-142, 146-150, 152, 156, 157, 163, 202, 203, 205-210, 212-217, 220, 221, 298, 299, 403, 495-500 üncü maddelerine, 404 üncü maddesinin birinci bendine ve Askeri Ceza Kanununun 56 ncı maddesine göre hüküm giyenlerle hükümlü bulundukları suçun mükerriri olanlar dışında kalan iyi halli hükümlüler;
a) Onbeş yaşını bitirmiş ve altmış beş yaşını doldurmamış olmak,
b) Çalışmaya engel bir durumu olmadığı tabip raporuyla anlaşılmak,
c) Yönetmeliğinde belirtilen mesleklerden birine sahip bulunmak,
Şartıyla İş Kanununa, mesleki ve bedeni kabiliyetlerine uygun olarak kamu ve özel kesim işyerlerinde çalıştırılabilirler.
Bu madde hükmüne göre, kurum dışındaki çalışmalar, kurum personelinin gözetim ve koruması altında, gruplar halinde sürdürülür; ferdi çalışmalara izin verilmez.
Kurum dışında hükümlü çalıştırılması, kurum adına işyurdu mümessili, işyurdu bulunmuyorsa mahalli Cumhuriyet savcısıyla işveren arasında düzenlenmiş ve Adalet Bakanlığınca onaylanmış protokol hükümlerince gerçekleştirilir. Adalet Bakanlığı, gerektiğinde diğer bakanlıklar veya kamu kuruşlarıyla protokol yapabilir.
Madde 201 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Kurumlardaki çalışma süresi, İş Kanunundaki esaslar ve hükümlü ve tutukluların iyileştirme ve eğitim çalışmaları (tretman) için ayrılan süre gözönünde tutularak günde altı saatten az ve yedibuçuk saatten çok olmamak üzere kurum iç yönetmeliğinde belirlenir.
Yılın belirli zamanlarında fazla çalışmayı gerektiren tarım işlerinde hükümlüler, üç saati geçmemek üzere, yedibuçuk saatten çok çalıştırılabilirler.
Madde 202 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Kurumdaki işyurdunda yeni bir işkolu kurulması ya da kaldırılması yönetim kurulunun önerisi ve Adalet Bakanlığının onayına bağlıdır.
Madde 203 - Adalet Bakanlığı, mahalli Cumhuriyet Savcılığı ve kurum müdürü ile yönetim kurulu, hükümlülerin işsiz kalmamaları için, kuruma iş sağlar.
Madde 204 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
İşyurdunda hükümlü ve tutukluların çalışmalarına ve işkollarının faaliyetlerine esas olacak iş programı ve bütçe, 4358 sayılı Yasa ile İşyurtları Yönetmeliği esaslarına göre düzenlenir.
Madde 205 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Çalışan hükümlüler, üçe ayrılır: çıraklar, kalfalar ve ustalar.
Madde 206 - Kurumlarda icra edilen sanatları bilmeyenler, çırak olarak, en fazla altı ay süren bir staja tabi tutulurlar.
Niteliğine göre daha az staja tabi tutulması gereken sanatlar, iç yönetmeliklerde gösterilir.
(Ek fıkra: 02/08/1983 - 83/6920 K.) Staj süresince, bazı işkollarında, çıraklara, işyurdu yönetim kurulunun önerisi ve Adalet Bakanlığının onayıyla ücret ödenmeyebilir ya da sadece günlük yiyecek bedeli tutarında ücret ödenebilir.
Madde 207 - Gösterilen yeterliğe göre sınıflara ayırma ve bir sınıftan diğerine nakil, atelye şefinin düşüncesi alındıktan sonra, kurum müdürü tarafından yapılır.
Madde 208 - Her sınıfta hükümlünün yapacağı işin günlük miktarı, iç yönetmeliklerde gösterilir.
Madde 209 - Atelye şefleri, her akşam, hükümlülerin o gün yapmış oldukları iş ile ertesi günü yapacakları işi kurum müdürüne yazı ile bildirirler.
Madde 210 - Kurumun mevcudunun yüzde onunu geçmemek üzere, bazı hükümlüler, berberlik, temizlik, yemek işleri ile bunlara benzer işlerde görevlendirilebilirler.
Madde 211 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 - K.)
Çalışan hükümlü ve tutuklulara gündelik verilir. Gündelikler, çırak, kalfa ve ustalar için, ayrı ayrı, görülen işin niteliğine ve iş kollarına göre Adalet Bakanlığınca saptanır.
Çocuk ıslahevlerindeki hükümlülere gündelik yerine, işyurdunun kar etmiş bulunması koşuluyla Bakanlıkça saptanacak miktarda kar payı dağıtılır.
Ulusal ve genel tatil günleriyle işten doğan hastalık hallerindeki dinlenme günleri için, hükümlü ve tutuklulara, ancak, günlük yiyecek bedeli tutarında gündelik verilir. Bunun dışında hastalık, izin, disipin cezası ve kaçma nedenleriyle çalışılmayan günler için gündelik verilmez.
Hükümlü ve tutukluların gündelikleri, ay sonlarında düzenlenecek bordrolara göre tahakkuk ettirilir. Adalet Bakanlığınca saptanacak günlük yiyecek bedeli, gündelik tutarından kesilir.
Madde 212 - İç yönetmeliklerde gösterilen günlük işten fazla iş yapan hükümlülere, Adalet Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliğine göre, atelye şefinin teklifi ve yönetim kurulu kararı ile yaptığı fazla iş oranında prim verilir. Bu prim hükümlünün gündeliğini geçemez.
Eksik iş yapan hükümlünün yine aynı surette gündeliğinin uygun bir miktarı kesilir.
Madde 213 - Her hükümlü için bir iş kartı düzenlenir. Bu kartta iş günü sonunda fazla veya eksik iş miktarı gösterilmek suretiyle hükümlünün çalıştığı ve yaptığı işin miktarı tespit edilir ve atelye şefi tarafından imza edilir.
Çalışmamış olan hükümlülerin çalışmamaları sebebi de kartın günlük sütununa kaydedilir ve atelye şefi tarafından imzalanır.
Madde 214 - Her gün, hükümlünün kazancı ve hükümlüye yapılan harcamalar, hesap memurunca tespit ve bu işe ayrılan deftere kayıt olunur.
Madde 215 - Hükümlülerin kazancından yedirilme masrafları indirildikten sonra geri kalan miktar, her hükümlünün hesabına kayıt olunur.
Madde 216 - Hükümlülerin hesabına kayıt olunan paraların aylık tutarları, ellerindeki cüzdanlara tarih sırası ile yazılır ve hesap memuru tarafından imza edilir.
Madde 217 - Hükümlülerin cüzdanında kayıtlı bulunan paralar, ancak kanuni sebepler üzerine tahliyeleri gününde kendilerine, ölümleri halinde mirasçılarına verilir.
Madde 218 - Hükümlü her ay sonunda aylık tasarruf akçesinin yarısını geçmeyen miktarı, Medeni Kanun hükümlerince nafakası ile yükümlü olduğu kimselere gönderilmesini isteyebilir.
Nafaka miktarı yönetim kurulunca takdir olunur.
Madde 219 - Ölüm, doğum gibi olağanüstü ve ani yardımı gerektirir hallerde hükümlünün ailesine yapılacak olan yardım miktarı, hesabında kayıtlı bulunan paranın yarısına kadar yükseltilebilir.
Madde 220 - (Değişik madde: 17/08/1987 - 87/12046 K.)
Tüzük'ün 34, 35, 100, 101, 112, 205-209, 212-215 inci maddeleri, tutuklular hakkında da uygulanır. Bunların gündelikleri, aylık bordrolarla tahakkuk ettirilir ve hesaplarına geçirilir.
Madde 221 - Kurumlarda; koğuşların, yatakhanelerin, atelyelerin ve diğer müşterek mahallerin temiz tutulmasına ve uygun zamanlarda havasının değiştirilmesine itina edilir.
Bunun için, idare, lüzumlu araç ve gereçleri sağlar. Müdür veya kurumun yönetimi ile görevli kimse, bakım ve temizliğe riayet edilmemesinden, şahsen sorumludur.
Madde 222 - Kurumun bina ve tesisatında meydana gelen bozukluklar hemen onarılır.
Madde 223 - Soğuk havalarda kurumlar ihtiyaç derecesinde ısıtılır.
Madde 224 - Kurumlarda Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 57 nci maddesinde yazılı bulaşıcı hastalıklardan birinin çıkması veya bu hastalıklardan ölümü meydana gelmesi halinde, kurumun müdür ve tabibi durumu derhal ilgili mercilere bildirmek zorundadır.
Bu gibi hastalıklara yakalanmış olan hükümlü ve tutukluların tecrit ve tedavisini sağlayacak nitelikte hastanesi bulunmayan kurumlardaki bu kabil hükümlü ve tutuklular, derhal en yakın hastaneye naklolunurlar ve idarece hastalığın yayılmasına engel olmak için gerekli tedbirler alınır.
Madde 225 - Hükümlü ve tutukluların sık sık yıkanmaları sağlanır.
Yıkanma günü ve zamanları iç yönetmeliklerde gösterilir.
Madde 226 - Hükümlü ve tutukluların toplum içinde alışılmış hal dışında saç ve sakal bırakmalarına izin verilmez. Bunlar sık sık tıraş ettirilir.
Madde 227 - Kurum tabibi, hasta olduğu bildirilen hükümlü ve tutukluları her gün belirli saatlerde muayene ve tedavi eder.
Kurum tabibi, her çağrıldığı zaman kuruma gelmek zorundadır.
Madde 228 - Kurum tabibi her üç ayda bir defa bütün hükümlü ve tutukluları muayeneden geçirir. Gördüğü zafiyet, kansızlık, asabiyet ve bu gibi ahvalin sebeplerini araştırır ve alınması gereken tedbirleri kurum müdürüne raporla bildirir.
Tutuklular kuruma konulmadan önce ayrıca sağlık muayenesinden geçirilirler.
Madde 229 - Hükümlü ve tutukluların gerek genel ve gerekse hastalık sebebiyle yapılan muayeneleri sonucu sağlık fişine kayıt ve tabip tarafından imza edilir.
Madde 230 - Yapılan muayeneler sonunda cezanın yerine getirilmesine engel olabilecek bir hastalık görülürse, durum kurum tabibinin raporu ile birlikte Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.
Madde 231 - Her kurumda bir revir veya hastane bulunur.
Madde 232 - Kurumun revir veya hastanesine yatırılan hükümlü ve tutuklulara, revir veya hastane çamaşır ve eşyası verilir ve durum revir veya hastane defterine kaydolunur.
Hastanın revire veya hastaneye kabul tarihi, hastalığı, hastalığın seyri ve verilen ilaçlar, revir veya hastane defterine ve hastanın tabelasına yazılır.
Her ay sonunda revir veya hastane defterindeki kayıtların özeti sağlık fişine geçirilir.
Madde 233 - Bir hükümlü veya tutuklunun sağlık sebeplerinden dolayı başka bir hasteneye yatırılması veya daha geniş sağlık teşkilatı bulunan diğer bir kuruma nakli gerekiyorsa, durum, kurum tabibi tarafından, hastanın hangi mahalle gönderilmesi gerektiği gösterilmek suretiyle kurum müdürüne bildirilir.
Madde 234 - Kurum tabipliğince Devlet hastanelerinde muayene ve tedavilerine lüzum gösterilen hükümlü ve tutukluların hastenelerde kaldıkları süre içinde muhafazasına ve dışarıyla olan ilişkilerine dair hususlar hakkında mahalli Cumhuriyet Savcılığı ile hastane baştabipliği ve muhafaza ile sorumlu jandarma komutanlığı ile birlikte gerekli tedbirler alınır.
Madde 235 - Kurumlarda hükümlü veya tutuklunun ölümü halinde durum bir tutanak ile tevsik edilerek tabip raporu ile birlikte kurum müdürü tarafından derhal Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.
Cumhuriyet savcısının izni ile kurum müdürü ölünün gömülmesi için gereken tedbirleri alır.
Madde 236 - Hükümlü veya tutuklunun ailesi tarafından istendiği takdirde, ceset, Cumhuriyet Savcısının yazılı izni ile kendilerine teslim edilir.
Madde 237 - Hükümlü ve tutuklular arasında görülen frengililer gizli olarak yetkili makama bildirilir ve bunların tedavileri ile hastalığın yayılmasını önleyici tedbirler kurum tabibi tarafından sağlanır.
Madde 238 - Yetkili makamdan kanuni sebeplere dayanılarak verilmiş yazılı bir emir olmadıkça hükümlü ve tutuklular kurum dışına çıkarılamazlar.
Madde 239 - Hükümlüler, bir kurumdan diğerine Adalet Bakanlığının izni olmaksızın nakil veya iade olunamazlar.
Sağlık sebeplerinden dolayı derhal tedavi tedbirleri almak için diğer bir kuruma nakli gereken hükümlü naklolunur ve durum Adalet Bakanlığına telgrafla bildirildikten sonra bu husustaki tabip raporu vakit geçirilmeksizin gönderilir.
( Ek fıkra: 19/12/1989 - 89/14894 K.) Hükümlü ve tutuklular başka bir kuruma nakledildiklerinde durumu yakınlarına bildirmelerine izin verilir.
Madde 240 - Nakline izin verilen hükümlüler, gönderilmelerinden önce tabibe muayene ettirilir.
Muayene sonucu yola çıkarılamıyacağı anlaşılan hükümlülerin nakli kurum müdürü tarafından geri bırakılır ve durum Adalet Bakanlığına bildirilir.
Madde 241 - Nakledilecek olan hükümlüye, elbise vesair eşyası bir makbuz karşılığında geri verilir.
Bankadaki şahsi parası, gideceği kurumun bankadaki hükümlü paraları cari hesabına kayıt edilmek üzere, gönderilir.
Madde 242 - Nakledilecek hükümlüye ait ilam ile dosyası, nakledildiği kuruma tevdi edilmek üzere, o yerin Cumhuriyet Savcılığına posta ile gönderilir.
Madde 243 - Diğer bir kurumdan naklen gelmiş olan hükümlü hakkında yeni gelen hükümlülerin tabi olduğu işlem uygulanır. Geçici koğuş safhasında yapılacak olan işlemde, naklolunduğu kurumdan gönderilen dosyasındaki belgeler de gözönünde bulundurulur.
Madde 244 - Hükümlü ve tutuklular kuruma veya başka bir yere getirilip götürülürlerken, halkın nazarından uzak tutulacak ve ihtilatına engel olunacak, her türlü tedbir alınır.
Madde 245 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
(Değişik fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlerden otuz yıllarını, ömür boyu ağır hapis cezasına hüküm giyenlerden yirmi yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlardan hükümlülük süresinin yarısını çekmiş olup bu Tüzük hükümlerine göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulunanlar, istekleri olmasa dahi, şartla salıverilirler.
(Değişik fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Tutuklu veya hükümlüyken firar veya firara teşebbüs etmiş veya Türk Ceza Kanununun 304 üncü maddesine göre cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan hüküm giymiş olanların yukardaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlerin otuz altı yıllarını, ömür boyu ağır hapiste yirmi altı yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalarda ise hükümlülük süresinin dörtte üçünü çekmiş olmaları zorunludur.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen oranların belirlenmesinde, hükümlünün tutuklu kaldığı günler de hesaba katılır.
Kısa, süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmiş olup da mahkemece haklarında 647 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentleri hükümlerinin uygulanmasına karar verilenler, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Tutuklu ya da hükümlü iken iki kez kaçmış, kaçma girişiminde bulunmuş ya da Türk Ceza Kanununun 304 üncü maddesine göre, iki kez cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan hüküm giymiş olanlarla açık ya da yarıaçık cezaevlerinden disiplin cezası verilerek iki kez kapalı infaz kurumlarına geri gönderilmiş olanlar kapalı infaz kurumlarında olup da hükümlülük süresi içinde hücre hapsi ya da katıksız hapis türünden dört kez disiplin cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Madde 245/A - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Hükümlülerin yarıaçık ya da açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın ocak ayı içerisinde saptanarak Cumhuriyet savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bu tarih aşılmamak, iyi halli olmak koşuluyla, müşahade ve deneme sonunda müşahade ve sınıflandırma merkezleri idare kurulunca açık ya da yarıaçık cezaevlerine ayrılmaları uygun görülenler, kapalı kurumlarda çalışmakta olanlara öncelik verilerek Adalet Bakanlığının onayıyla Bakanlıkça belirtilen açık ya da yarıaçık kurumlara gönderilirler.
Açık ya da yarıaçık kurumlara gönderilen hükümlülerin bu kurumlarda geçirdikleri her ay için altı gün 647 sayılı Yasanın 19 uncu maddesine göre saptanacak şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır.
Kapalı kurumlarda bulunanlardan açık ya da yarıaçık kurumlara ayrılmalarına müşahade ve sınıflandırma merkezleri idare kurulunca karar verilipte ceza süreleri ya da olanak sağlanamaması nedenleriyle bu kurumlara gönderilemeyenlerle açık ya da yarıaçık kuruma geçmeye hak kazanmış oldukları halde yaşları ya da bedeni kabiliyetleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananların, açık ya da yarıaçık kurumlara geçmeye hak kazandıkları tarihten sonra kapalı kurumlarda geçirdikleri süreler, açık ya da yarıaçık kurumlarda geçmiş sayılır. Ve her ay için altı günlük indirimden yararlanırlar.
Gerek açık ya da yarıaçık kurumlara gönderilerek orada çalışmaya başlayan, gerek bu kurumlara geçmeye hak kazanmış olmakla birlikte, yukarıda belirtilen nedenlerle gönderilemeyen hükümlülerin, müşahade ve sınıflandırma merkezi idare
kurulu kararından önce tutuklu ya da hükümlü olarak kapalı kurumlarda;
a) İşyurdu ya da iç hizmetlerde çalışarak,
b) Çalışmak istedikleri halde cezaevi yönetimince olanak sağlanamaması ve yaşları ya da bedeni kabiliyetleri bakımından çalışamadan, geçirdikleri her ay için altı gün, şartla salıverilme tarihlerinden indirilir.
Ayda altı günlük indirimin uygulanmasında bir aydan az süreler hesaba katılmaz.
Ceza süreleri yönünden 647 sayılı Yasanın geçici 7. maddesine göre kalan cezalarının ağır ceza merkezi dışındaki cezaevlerinde infazı uygun görülenler, ancak, meslek, sanat ya da iş güçleri nedeniyle kendilerine açık ya da yarıaçık cezaevlerinde gereksinme olduğunda, müşahede merkezi idare kurulunca açık ya da yarıaçık kurumlara ayrılmış olmaları koşuluyla, Adalet Bakanlığınca bu kurumlara gönderilirler.
Ceza süreleri yönünden kalan cezaları ağır ceza merkezi dışındaki cezaevlerinde infaz edilenlerden hükümlülük süreleri altı aydan çok olanlar, müşahede ve deneme süreleri sonunda açık ya da yarıaçık kuruma ayrılmalarına müşahade merkezi idare kurulunca karar verilip bu karar Adalet Bakanlığınca onaylandığı takdirde 647 sayılı Yasanın ek 2 nci maddesindeki indirimden yararlanırlar.
(Ek fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hüküm giyenler, müşahadeye tabi tutulma ve açık ve yarı açık infaz kurumlarına ayrılma şartları aranmaksızın aynı indirimden yararlanırlar.
(Ek fıkra: 17/08/1987 - 87/12046 K.) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler bu indirimden yararlanamazlar.
Madde 245/B - (Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Açık ya da yarıaçık kurumlarda çalışmakta olan hükümlülerle bu kurumlara geçmeye hak kazanmış, ancak, ceza süresi, olanak sağlanamaması yaş ya da bedeni kabiliyet nedenleriyle açık ya da yarıaçık kurumlara gönderilmemelerine rağmen ayda altı günlük indirimden yararlanmakta olan hükümlülerden;
a) Kaçanlar,
b) Disiplin cezası nedeniyle en az iki kez kapalı cezaevine geri gönderilenler,
c) Kınama dışındaki disiplin cezalarıyla iki kez cezalandırılmaları nedeniyle açık ya da yarıaçık kuruma ayrılma hakkını yitirenler,
ayda altı günlük indirimden yararlandırılmazlar.
Şartla salıverilme kararı geri alındığında, bu kararla birlikte ayda altı günlük indirim de geri alınmış olur.
Madde 246 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 - K.)
Disiplin Kurulu tarafından, şartla salıverilmeden yararlanacak olan hükümlülerin cezalarının belirli sürelerini iyi halle geçirip geçirmedikleri incelenip saptanarak verilecek gerekçeli mütalaa ile birlikte müddetname, hüküm özeti ve hükümlüye ilişkin dosya, hükümlünün bulunduğu yerdeki hükmü veren mahkeme derecesinde olan mahkemeye gönderilir.
Mahkemenin şartla salıverilme kararı derhal yerine getirilir.
Madde 247 - Yetkili mahkeme şartla salıverilmeyi tasvip etmediği takdirde kararda gösterilen red sebepleri, kurum müdürü tarafından hükümlüye tebliğ ve izah olunur.
Bu karar aleyhine hükümlü veya vekili yahut kanuni mümessili veyahut Cumhuriyet Savcısı tarafından acele itiraz yoluna başvurulabilir.
Madde 248 - Hükümlüler kanuni sebeplerle, tutuklular yetkili makam tarafından verilen yazılı emirle tahliye olunurlar.
Madde 249 - Her kurumda bir hükümlü tahliye defteri tutulur.
Tahliye defteri yıl başından önce hazırlanır ve yılın her gününe göre ayrılmış sayfaları bulunur.
Madde 250 - Hakkında verilen hükümlülük kararı kesinleşmiş olan her hükümlünün adı, soyadı, numarası, cezanın nevi ve miktarı, ilam tarih ve numarası, şahsi hürriyetinin tahdidine başlandığı gün ve tahliyesinden sonra emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulunup bulunmıyacağı hususları, tahliye defterindeki tahliyesi gününe ayrılmış olan sayfaya kayıt olunur.
Madde 251 - Hakkındaki hükümlülük kararı kesinleşmiş olan her hükümlüye Cumhuriyet Savcılığınca tahliyesi zamanını gösterir bir süre belgesi verilir.
Madde 252 - Tahliye edilecek olan hükümlünün şahsi parası ve hesabında kayıtlı tasarruf akçesi ile elbise ve eşyası bir makbuz karşılığında ve ayrıca kurumda bulunduğu süre içinde kazanmış olduğu belgelerle birlikte salıverilme gününde kendisine verilir.
Madde 253 - Hükümlülerin tahliyeleri, tahliye defterinin özel hanesine; tutukluların tahliyeleri tutuklu defterine adları hizasına kaydolunur.
Madde 254 - (Değişik madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Kurum müdürü ve psiko - sosyal yardım servisi personeli, hükümlülerin salıverilmelerinden önce, ilgili iş yerleri ve yardım kurumlarıyla ilişki kurarak bunlarca sağlanabilecek yardımı hükümlüye bildirirler.
Madde 255 - Tahliyesi gününde ağır hasta olup da hastaneye nakli veya ailesine verilmesi kabil olmayan hükümlü ve tutuklu, kendi rızası ve Cumhuriyet Savcısının muvafakatı ile bir hastaneye veya diğer bir sağlık kurumuna nakledilinceye kadar muhafaza edilir.
Durumdan, hükümlü ve tutuklunun ailesine, avukatına, asker kişi ise kayıtlı bulunduğu askerlik şubesine ve yabancı uyruklu ise bağlı bulunduğu devletin konsolosluğuna bilgi verilir.
Madde 256 - Kurum müdürü, hükümlü ve tutuklunun tahliyesi anında bazı koruma tedbirlerinin alınmasını gerekli görürse, durumu derhal ilgili makamlara bildirir.
Madde 257 - 16/08/1941 tarih ve 16328 sayılı kararname ile yürürlüğe konulan Ceza ve Tevkif Evleri Nizamnamesi, yürürlükten kaldırılmıştır.
(Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Ceza İnfaz kurumları disiplin ve asayişin sağlanması, yasa, tüzük, yönetmelik ve bakanlık genelgelerine uygun olarak yönetilmesi bakımından yerel Cumhuriyet savcısının gözetim ve denetimi altındadır. Cumhuriyet savcısı sık sık ve belirsiz zamanlarda infaz kurumunu denetleyerek yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgelerin uygulanmasını sağlar. Bu denetimlerde özellikle kaçmayla ilgili önlemler üzerinde titizlikle durulur.
Cumhuriyet savcısı, denetimde görülen eksiklik ve aksaklıkları, denetleme defterine yazar ve bunların giderilmesi için gerekli önlemleri alır.
(Ek madde: 02/08/1983 - 83/6920 K.)
Cumhuriyet savcısı, Adalet Bakanlığınca hazırlanıp gönderilecek cezaevlerinin denetlenmesine ilişkin forma göre cezaevi ve tutukevlerini üç ayda en az bir kez denetleyerek gerekli önlemlerin alınmasını sağlar.
Devlet Memurları Kanununun disiplin işlemlerine ilişkin hükümleri yürürlüğe girinceye kadar, kurum personelinin disiplin işlemleri hakkında 16/08/1941 tarih ve 16328 sayılı kararname ile yürürlüğe konulan Ceza ve Tevkif Evleri Nizamnamesinin 47-59 uncu maddeleri hükümleri uygulanır.
Müşahade ve sınıflandırma merkezleri için gerekli personel kadroları sağlanıncaya kadar, bu işlerde, kurum personelinden faydalanılır.
(Ek madde: 19/03/2001 - 2001/2199 S.Tüz./3. md.)
155/A maddesinde öngörülen yönetmelik, bu Tüzüğün yürürlüğünden itibaren üç ay içinde Adalet Bakanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulur.
Adalet Bakanlığı, Tüzüğün yürürlüğünden itibaren belirleyeceği ceza infaz kurumları ve tevkifevlerinden başlayarak yönetmelikte öngörülen esaslar çerçevesinde 155/A maddesinin bütün ceza infaz kurumları ve tevkifevlerinde uygulanmasını sağlar.
Madde 258 - 13/07/1965 tarihli ve 647 sayılı Kanun ile 1721 sayılı Kanunun 4068 sayılı Kanunla değiştirilen 2 nci maddesine dayanılarak düzenlenip Danıştayca incelenmiş olan bu Tüzük hükümleri, Resmi Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 259 - Bu Tüzük hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.