Son Güncelleme Tarihi : 05.04.2016
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi : 28.06.2012
BANKALARIN SERMAYE YETERLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNE VE DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:
Resmi Gazete Tarihi: 28/06/2012
Resmi Gazete Sayısı: 28337
**23/10/2015 tarih ve 29511 S.R.G. de yayımlanan Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine Ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.**
BİRİNCİ KISIM: Başlangıç Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM: Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, bankaların maruz kalınan riskler nedeniyle oluşabilecek zararlara karşı konsolide ve konsolide olmayan bazda yeterli özkaynak bulundurmalarının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Dayanak
Madde 2 - (1) Bu Yönetmelik, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 43, 45, 47 ve 93 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 3 – (Değişik madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./1. md.)
(1) Bu Yönetmelikte yer alan;
a) Alım satım hesapları: Bankaların, para ve sermaye piyasalarında sürekli alım ve satım işlemlerinde bulunmak amacıyla kısa vadeli olarak ve/veya alım ve satım fiyatları arasındaki beklenen ya da gerçekleşen fiyat farklılıklarından ya da diğer fiyat ve faiz oranı değişikliklerinden faydalanmak amacıyla veya alım satıma aracılık ya da piyasa yapıcılığı nedeniyle ellerinde bulundurduğu repo ve menkul kıymet ödünç işlemlerine konu olanlar dahil finansal araçlar ve emtia ile söz konusu finansal araçlar ve emtia ile ilgili pozisyonlardan kaynaklanan risklerden korunma ya da bu riskleri azaltma amacıyla yapılan türev finansal araçlar ve spekülatif amaçlı türev finansal araçların izlendiği bilanço içi ve dışı hesapları ve pozisyonları,
b) Ana ortaklık: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan ana ortaklığı,
c) Ana sermaye: Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak ana sermayeyi,
ç) Ana sermaye yeterliliği oranı: Konsolide olmayan bazda hesaplanan ana sermaye/ (kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar) oranını,
d) Aracı kurum: 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan aracı kurumu,
e) Asgari kiralama ödemeleri: TMS 17 Kiralama İşlemleri Standardında tanımlanan asgari kira ödemelerini,
f) Banka: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları,
g) Birincil alacaklar: Borçlunun/ihraççının varlıkları veya gelirleri üzerinde herhangi bir alacaktan önce hak doğuran alacakları,
ğ) Çekirdek sermaye: Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak çekirdek sermayeyi,
h) Çekirdek sermaye yeterliliği oranı: Konsolide olmayan bazda hesaplanan çekirdek sermaye/(kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar) oranını,
ı) Delta: Opsiyonun piyasa fiyatının, opsiyon sözleşmesine konu varlığın piyasa fiyatında meydana gelebilecek değişmeye olan duyarlılığını,
i) Destek hizmeti kuruluşu: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan destek hizmeti kuruluşunu,
j) Dilim: Bir veya daha fazla riskle bağlantılı olan kredi riskinin sözleşmeyle belirlenen ve ilgili kesimdeki bir pozisyonun, diğer kesimlerin her birinde bulunan aynı tutardaki bir pozisyondan, üçüncü taraflarca sağlanan kredi korumaları dikkate alınmadığında daha fazla ya da daha az bir kredi zararı riski taşıdığı kesimini,
k) Dönüştürülebilir menkul kıymet: Sahibinin seçimi ve tercihine göre, başka bir finansal araçla değiştirilebilecek olan bir menkul kıymeti,
l) Emtia: Kıymetli madenler ve diğer emtiayı,
m) Emtia riski: Bankanın, emtia fiyatlarındaki hareketler nedeniyle, emtiaya ve emtiaya dayalı türev finansal araçlara ilişkin pozisyon durumuna bağlı olarak maruz kalabileceği zarar olasılığını,
n) Faiz oranı riski: Bankanın, faiz oranlarındaki hareketler nedeniyle finansal araçlara ilişkin pozisyon durumuna bağlı olarak maruz kalabileceği zarar olasılığını,
o) Finansal araç: Bir tarafın finansal varlığında, diğer tarafın finansal borcunda ya da özkaynağa dayalı finansal aracında artışa neden olan herhangi bir sözleşmeyi,
ö) Finansal holding şirketi: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan finansal holding şirketini,
p) Finansal kuruluş: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan finansal kuruluşu,
r) Fonlanmamış kredi koruması: Karşı tarafın temerrüde düşmesi ya da karşı tarafla ilgili önceden belirlenmiş başka ödeme şartının belirlenmesi durumunda; üçüncü bir tarafın belirli bir tutarı ödemeyi taahhüt etmesinden kaynaklanan kredi riski azaltım tekniğini,
s) Fonlanmış kredi koruması: Karşı tarafın temerrüde düşmesi ya da karşı tarafla ilgili önceden belirlenmiş başka bir ödeme güçlüğünün gerçekleşmesi durumunda; bankanın, maruz kalınan risk tutarı ile karşı tarafın bankadan alacaklı olduğu tutar arasındaki farkı giderme ya da bu farkın transfer edilmesini veya ödenmesini isteme ya da bu fark için belirli aktif kalemleri veya nakdi alıkoyma ya da maruz kalınan risk tutarını bu fark tutarı kadar düşürme ya da riski bu farkla değiştirme hakkına sahip olmasından kaynaklanan kredi riski azaltım tekniğini,
ş) Gelişmiş İDD Yaklaşımı: Temerrüt olasılığı, temerrüt halinde kayıp ve dönüştürme oranı değerlerinin içsel olarak hesaplandığı içsel derecelendirmeye dayalı kredi riski hesaplama yaklaşımını,
t) Genel piyasa riski: Bankanın alım satım hesapları içinde yer alan finansal araçlara ilişkin pozisyonların değerinde faiz oranı riski ve hisse senedi pozisyon riski nedeniyle maruz kalabileceği zarar olasılığını,
u) Hisse senedi pozisyon riski: Bankanın alım satım hesapları içinde yer alan hisse senedi pozisyon durumuna bağlı olarak hisse senedi fiyatlarındaki hareketler nedeniyle maruz kalabileceği zarar olasılığını,
ü) İçsel derecelendirmeye dayalı (İDD) yaklaşımlar: Temel ve Gelişmiş İçsel Derecelendirmeye dayalı hesaplama yaklaşımlarını,
v) İki yönlü likit piyasa: Bağımsız ve gerçek alım-satım tekliflerinin mevcut olduğu, gün içinde son satış fiyatı veya cari gerçek rekabetçi alım-satım teklifleri ile makul ölçüde ilişkili bir fiyatın belirlenebildiği ve işlemlerin ticari teamüllere uygun olan kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği bir piyasayı,
y) İkincil alacaklar: Birincil alacak olmayan alacakları,
z) İpotek teminatlı menkul kıymet: Sermaye Piyasası mevzuatı ile muadil yabancı ülke düzenlemeleri uyarınca ipotek teminatlı menkul kıymet olarak tanımlanan menkul kıymeti,
aa) Kamu kuruluşu: İktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet gösterenler hariç olmak üzere, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerden ayrı kamu tüzel kişiliğini haiz olan kuruluşlar ile bu kuruluşların muadili yurtdışı kuruluşları,
bb) Kanun: 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,
cc) Karşı taraf kredi riski: İki tarafa da yükümlülük getiren bir işlemin muhatabı olan karşı tarafın, bu işlemin nakit akışında yer alan son ödemeden önce temerrüde düşme riskini,
çç) Kıymetli maden: Kanunun 57 nci maddesindeki sınırlamalar çerçevesinde Kurulca belirlenmiş olan kıymetli madenleri,
dd) Kolektif yatırım kuruluşları (KYK): 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa ilişkin alt düzenlemelerde belirtilen yatırım ortaklığı ve yatırım fonları ile muadil yabancı ülke düzenlemeleri uyarınca kolektif yatırım kuruluşu olarak kabul edilen kuruluşları,
ee) Konsolide ana sermaye yeterliliği oranı: Konsolide bazda hesaplanan ana sermaye/ (kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar) oranını,
ff) Konsolide çekirdek sermaye yeterliliği oranı: Konsolide bazda hesaplanan çekirdek sermaye/(kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar) oranını,
gg) Konsolide özkaynak: 5/9/2013 tarihli ve 28756 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak konsolideözkaynakları,
ğğ) Konsolide sermaye yeterliliği standart oranı: Konsolide bazda hesaplanan “özkaynak/(kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)” standart oranını,
hh) Korelasyon alım satımı: Bir endeksin ortalama korelasyonu dikkate alınarak pozisyon alma stratejisini,
ıı) Koruma alıcısı: Referans varlıktan kaynaklanan kredi riskini bir kredi türeviyle kısmen ya da tamamen üçüncü kişilere aktaran tarafı,
ii) Koruma satıcısı: Referans varlıktan kaynaklanan kredi riskini bir kredi türeviyle kısmen ya da tamamen üstlenen tarafı,
jj) Koruma tutarı: Kredi türevi sözleşmesi ile belirlenen ve ödeme şartının gerçekleşmesi durumunda koruma satıcısının koruma alıcısına ödemek zorunda kalacağı tutarı,
kk) Krediye bağlı tahvil: Koruma satıcısının, koruma alıcısının ihraç ettiği ve geri ödemeleri bir referans varlığın performansına bağlı olan tahvillerini nakit karşılığında alarak, referans varlıktan doğan kredi riskini kısmen ya da tamamen üstlenmesini sağlayan sözleşmeleri,
ll) Kredi derecelendirme kuruluşu (KDK): 17/4/2012 tarihli ve 28267 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında Kurulca yetkilendirilen veya doğrudan tanınan kuruluşu,
mm) Kredi riski azaltımı: Bankaca maruz kalınan kredi riski tutar ya da tutarlarının azaltımıamacıyla kullanılan tekniği,
nn) Kredi riskine esas tutar: Sermaye yeterliliği standart oranının hesabında kredi riski nedeniyle maruz kalınabilecek zararlara karşı bulundurulması gereken özkaynak miktarının tespitinde dikkate alınacak tutarı,
oo) Kredi temerrüt swabı: Koruma satıcısının, koruma alıcısının ödeyeceği belli bir bedel karşılığında referans varlıktan kaynaklanan kredi riskini kısmen ya da tamamen üstlendiği ve ödeme şartının gerçekleşmesi durumunda koruma alıcısına koruma tutarını ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmeleri,
öö) Kredi türevi: Kredi temerrüt swabı, toplam getiri swabı veya krediye bağlı tahvili,
pp) Kur riski: Bankaların, tüm döviz varlık ve yükümlülükleri nedeniyle döviz kurlarında meydana gelebilecek değişiklikler sonucu maruz kalabilecekleri zarar olasılığını,
rr) Kurul: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,
ss) Kurum: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,
şş) Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ): Bakanlar Kurulunun 19/10/2005 tarihli ve 2005/9617 sayılı Kararı eki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelikte “KOBİ” olarak adlandırılan ekonomik birimler ile muadil yabancı ülke düzenlemeleri uyarınca “KOBİ” olarak kabul edilen kuruluşları,
tt) Menkul kıymet ve emtia ödünç verme veya ödünç alma işlemi: Ödünç alan tarafın, gelecekte belirli bir tarihte ya da devreden tarafın talebi üzerine, denk ve muadil menkul kıymetleri iade edeceği taahhüdüne tâbi olarak, bir kuruluşun veya onun karşı tarafının menkul kıymetleri veya emtiayı uygun bir teminat karşılığında devrettiği bir işlemi (Menkul kıymetleri veya emtiayı devreden kuruluş açısından bir menkul kıymet veya emtia ödünç verme işlemi, bunların devredildiği kuruluş açısından ise bir menkul kıymet veya emtia ödünç alma işlemidir),
uu) Menkul kıymetleştirme: Maruz kalınan bir riskle veya risk havuzuyla bağlantılı kredi riskinin dilimlere ayrıldığı, ödemelerin taşınan riskin veya risk havuzunun performansına bağlı olduğu ve kayıp dağılımının bu dilimlerin sıralamasıyla belirlendiği menkul kıymet ihracına yönelik işlem veya planı,
üü) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka: Borçlunun veya potansiyel borçlunun menkul kıymetleştirmeye konu yükümlülüklerine veya menkul kıymetleştirmeye konu potansiyel yükümlülüklerine ilişkin sözleşmeye doğrudan veya dolaylı olarak dâhil olan ya da üçüncü bir tarafın maruz kaldığı riskleri satın alıp kendi bilânçosuna aktaran ve daha sonra menkul kıymetleştiren bankayı,
vv) Menkul kıymetleştirme pozisyonu: Bir menkul kıymetleştirme işleminde maruz kalınan risk tutarını,
yy) Merkezi takas kurumu: Bir veya birden fazla finansal piyasada alınıp satılan sözleşmelere ilişkin işlemlerde aracı olan ve her satıcıya karşı alıcı ve her alıcıya karşı satıcı konumunda bulunan ve aracılık yapmaya hukuken yetkili kurumu,
zz) Merkezi yönetim: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kamu tüzel kişiliği altında yer alan ve ayrı tüzel kişiliği olmayan kamu kuruluşları ile bu kuruluşların muadili yurtdışı kuruluşları,
aaa) Operasyonel risk: Yetersiz veya başarısız iç süreçler, insanlar ve sistemlerden ya da harici olaylardan kaynaklanan ve yasal riski de kapsayan zarar etme olasılığını,
bbb) Operasyonel riske esas tutar: Sermaye yeterliliği standart oranının hesabında operasyonel risk nedeniyle maruz kalınabilecek zararlara karşı bulundurulması gereken özkaynak miktarının tespitinde dikkate alınacak tutarı,
ccc) Ödeme şartı: Sözleşmeyle hükme bağlanan ve temerrüt, iflas, yeniden yapılandırma, moratoryum gibi koruma tutarının muaccel hale gelmesine neden olan herhangi bir olayı,
ççç) Özel netleştirme sözleşmeleri: Repo işlemleri ve/veya menkul kıymet veya emtia ödünç işlemleri ve/veya bankaya günlük olarak ilave teminat alma hakkı veren diğer işlemleri kapsayan çerçeve netleştirme sözleşmelerini,
ddd) Özel amaçlı menkul kıymetleştirme şirketi (ÖMKŞ): Bir veya daha çok sayıda menkul kıymetleştirme işlemini gerçekleştirmek amacıyla kurulan; faaliyetleri sadece bu amacı gerçekleştirmekle sınırlı olan; yapısı itibariyle yükümlülüklerini menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın yükümlülüklerinden ayırmayı amaçlayan ve bu şirkete karşı hak sahibi olanların bu haklarını herhangi bir kısıtlama olmadan rehnetme veya takas etme hakkına sahip olduğu, banka dışındaki bir fon kuruluşu ya da başka bir tüzel kişiyi,
eee) Özkaynak: Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak özkaynakları,
fff) Piyasa riski: Bankanın genel piyasa riski, kur riski, spesifik risk, emtia riski, takas riski ve alım satım hesaplarındaki karşı taraf kredi riski nedeniyle maruz kalabileceği zarar olasılığını,
ggg) Piyasa riskine esas tutar: Sermaye yeterliliği standart oranının hesabında, piyasa riski nedeniyle maruz kalınabilecek zararlara karşı bulundurulması gereken özkaynak miktarının tespitinde dikkate alınacak tutarı,
ğğğ) Referans varlık: Kredi türevlerinde, nakit teslimatta ödenecek tutarı belirlemek için kullanılacak veya fiziki teslimatta teslim edilecek varlığı,
hhh) Repo işlemi: Repo ve ters repo sözleşmesi kapsamına giren bir işlemi,
ııı) Repo sözleşmesi ve ters repo sözleşmesi: Bir kuruluşun veya karşı tarafının menkul kıymetleri veya emtiaları ya da menkul kıymetler veya emtialara bağlı hakları elinde tutan teşkilatlanmış bir borsa tarafından verildiği ve sözleşmenin bir kuruluşun belirli bir menkul kıymeti veya emtiayı bir seferde ve aynı anda birden fazla karşı tarafa devretmesi ya da rehnetmesine izin vermediği koşullarda menkul kıymetler veya emtiaların mülkiyetine bağlı garanti edilmiş hakları, ya da bu menkul kıymetler veya emtialarla aynı cinsten ikame menkul kıymetleri veya emtiaları, devreden tarafın belirlediği veya belirleyeceği bir tarihte önceden belirlenmiş bir fiyattan geri satın alma taahhüdüyle devrettiği sözleşmeyi (bu sözleşme, menkul kıymetleri veya emtiaları satan kuruluş açısından bir repo sözleşmesi, bunları satın alan kuruluş açısından ise bir ters repo sözleşmesidir),
iii) Risk Merkezi: Kanunun Ek-1 inci maddesi uyarınca kurulan Risk Merkezini,
jjj) Risk profili: Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan risk profilini,
kkk) Sermaye yeterliliği standart oranı: Konsolide olmayan bazda hesaplanan “özkaynak/(kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)” standart oranını,
lll) Spesifik risk: Bankanın alım satım hesapları içinde yer alan finansal araçlara ilişkin pozisyonlarda, olağan piyasa hareketleri dışında, bu pozisyonları oluşturan finansal araçları ihraç veya garanti eden ve ödeme yükümlülüğünü üstlenen kuruluşların yönetimlerinden ve mali bünyelerinden kaynaklanabilecek sorunlar nedeniyle meydana gelebilecek zarar olasılığını,
mmm) Takas riski: Bir menkul kıymet, döviz veya emtianın sözleşmede öngörülen fiyattan belli bir vadede teslimini konu alan ve her iki tarafın yükümlülüklerini vadede yerine getirmesini öngören işlemlerde, takas işleminin vade tarihinde gerçekleşmemesinden ötürü işleme konu menkul kıymet, döviz veya emtianın fiyat değişimleri nedeniyle bankanın maruz kalacağı zarar olasılığını,
nnn) Temel İDD Yaklaşımı: Temerrüt olasılığının içsel olarak hesaplandığı temerrüt halinde kayıp ve dönüştürme oranı değerlerinin Kurum tarafından belirlendiği içsel derecelendirmeye dayalı kredi riski hesaplama yaklaşımını,
ooo) Teşkilatlanmış borsalar: Düzenli olarak faaliyet gösteren, faaliyetlerine, üyeliğe ve işlem görecek sözleşmelere ilişkin usul ve esaslar kurulduğu ülkenin yetkili otoriteleri tarafından belirlenmiş veya onaylanmış, takas mekanizması uyarınca işlem gören türev finansal araç sözleşmeleri için yetkili otoriteler tarafından belirlenmiş günlük teminat tamamlama yükümlülüğü bulunan borsaları,
ööö) Toplam getiri swabı: Koruma satıcısının, koruma alıcısının referans varlığın yaratacağı bütün nakit akımlarını ve referans varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelecek artışları aktarması koşuluyla, koruma alıcısına sözleşmenin geçerli olduğu süre boyunca belli bir bedeli ödemeyi ve referans varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelecek azalışları karşılamayı taahhüt ettiği sözleşmeleri,
ppp) Volatilite: Finansal varlıkların fiyat veya oranlarındaki dalgalanmaların büyüklük ve sıklık derecesinin ölçüsünü,
rrr) Yeniden menkul kıymetleştirme: Risk havuzuyla bağlantılı kredi riskinin dilimlere ayrıldığı ve havuzdaki risklerden en az birinin menkul kıymetleştirme pozisyonundan oluştuğu menkul kıymetleştirmeyi,
sss) Yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonu: Bir yeniden menkul kıymetleştirme işleminde maruz kalınan risk tutarını,
şşş) Yenileme maliyeti: Sahip olunan varlığın, aynı işlev ve kullanım ömrüne sahip, verimlilik ve kârlılık gibi unsurlar bakımından benzer nitelikte olan diğer bir varlıkla ikame edilmesi için bilançonun düzenlendiği tarih itibarıyla katlanılması gereken maliyete eşit değeri
ifade eder.
İKİNCİ KISIM: Riske Esas Tutarların Hesaplanması
BİRİNCİ BÖLÜM: Kredi Riskine Esas Tutarın Hesaplanması
Kredi riskine esas tutar
Madde 4- (1) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./2. md.) Kredi riskine esas tutar, bilanço içi varlıklar ile gayrinakdi krediler, taahhütler ve türev finansal araçlara ilişkin risk ağırlıklı tutarların toplamından oluşur. Kredi riskine esas tutar, Standart Yaklaşım veya İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile hesaplanır. İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımın kullanılması Kurum iznine tabidir. Herhangi bir risk sınıfı veya alacak türü için Gelişmiş İDD Yaklaşımını kullanan bankaların, Temel İDD Yaklaşımını veya Standart Yaklaşımı; Temel İDD Yaklaşımını kullanan bankaların Standart Yaklaşımı tekrar kullanması Kurumun iznine tabidir. Temel İDD Yaklaşımının veya Standart Yaklaşımın tekrar kullanılması, daha düşük sermaye yükümlülüğü hesaplanması amacına yönelik olmaması, bankanın ilgili alacak türüne ilişkin toplam riskinin yapısı ve karmaşıklığı açısından gerekli olması ve bankanın ödeme gücü ve risklerini etkin şekilde yönetme yeterliliği üzerinde olumsuz etki yaratmaması şartlarına tabidir. Kredi riskine esas tutarın İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./2. md.) Risk ağırlıklı tutar hesabında, bilanço içi varlıklar ile gayrinakdi krediler, taahhütler ve türev finansal araçların risk ağırlıklarının tespitinde Standart Yaklaşımda KDK’ların vermiş olduğu derecelendirme notları, İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlarda ise bankaların içsel modelleri kullanılır.
(3) Ek-1'de açıklanan kredi kalitesi kademelerinin KDK'ların derecelendirmeleri ile tarafsızlık, ihtiyatlılık ve tutarlılık ilkelerine uygun şekilde eşleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
(4) Risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında KDK'ların derecelendirmelerinin kullanılmaları halinde, bu derecelendirmeler tutarlı ve Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kullanılır. Kredi derecelendirmeleri yalnızca lehe yorumlanacak şekilde seçici olarak kullanılamaz. Bankaların sermaye yeterliliği hesabında, notu veren KDK tarafından geçerli kabul edilen en güncel derecelendirme notları kullanılır.
(5) Bankalarca kredi müşterisinin talebi ile yapılan kredi derecelendirmeleri kullanılır. Talebe bağlı olmayan derecelendirmeler ise Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kullanılır.
(6) (Ek fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./2. md.) Risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında dikkate alınacak kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
Risk tutarlarının Standart Yaklaşım kapsamında belirlenmesi (Değişik başlık: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./3. md.)
Madde 5- (1) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./3. md.) Bilanço içi varlıklar bakımından risk tutarı, katılma hesaplarından kullandırılan fonlar dışında kalan varlıklar için Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca değerlenmiş tutarlarının 1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca ayrılmış özel karşılıklar düşüldükten sonraki değerini, katılma hesaplarından kullandırılan fonlar için ise söz konusu değerin yüzde yetmişini ifade eder.
(2) Gayrinakdi krediler ve taahhütlerin risk tutarı, üçüncü fıkrada yapılan sınıflandırma çerçevesinde varsa bu kalemler için 1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe istinaden ayrılan özel karşılıklar düşüldükten sonraki net tutarlarına yüksek riskli ise yüzde yüz; orta riskli ise yüzde elli, orta/düşük riskli ise yüzde yirmi ve düşük riskli ise yüzde sıfır oranı uygulanmak suretiyle hesaplanır. Yabancı ülkelerde bankacılık faaliyetinde bulunan bağlı ortaklık ve iştiraklerin yükümlülüklerine karşılık, yabancı ülke mercilerine ilgili ülke mevzuatı gereğince verilen sınırsız garanti niteliğini taşıyan taahhütlerin kredi sınırlarının hesaplanmasında esas alınan tutarı, bu fıkra uyarınca risk tutarının hesabında dikkate alınacak özel karşılıklar öncesi değerini oluşturur.
(3) Gayrinakdi krediler ve taahhütler aşağıda belirtilen şekilde sınıflandırılır;
a) Yüksek riskli gayrinakdi krediler ve taahhütler;
1) Nakit temini için verilen garanti ve kefaletler (Lehdarın üstlendiği bir finansal yükümlülüğün teminatı olarak verilen garanti ve kefaletler),
2) Aval verilen kabul kredileri,
3) Gayri kabili rücu garanti (teminat) akreditifleri ile teyitli ihracat akreditifleri,
4) Ciro zincirinde herhangi bir bankanın yer almadığı cirolar,
5) Faktoring garantileri,
6) Teminat mektupsuz prefinansman kredilerine verilen garantiler,
7) Banka aktif değerleri ile ilgili geri alım taahhüdüyle yapılan satış işlemleri,
8) Yurt dışından temin edilen nakdi krediler için verilen garantiler,
9) Vadeli aktif değerler alım taahhütleri,
10) Vadeli mevduat satım taahhütleri,
11) İştirak ve bağlı ortaklıkların sermayesine iştirak taahhütleri,
12) Kredi türevleri,
13) Kurulca belirlenecek yüksek riskli diğer kalemler.
b) Orta riskli gayrinakdi krediler ve taahhütler;
1) Nakit temini amacıyla verilenler dışında kalan diğer garanti ve kefaletler,
2) Menkul kıymet ihracında satın alma garantileri,
3) Kullandırma garantili bir yıldan uzun vadeli kredi tahsis taahhütleri,
4) Menkul kıymet ihracına aracılık taahhütleri,
5) Düşük, orta/düşük ve yüksek riskli olarak sınıflandırılanlar dışındaki akreditifler,
6) Kurulca belirlenecek orta riskli diğer kalemler.
c) Orta/düşük riskli gayrinakdi krediler ve taahhütler;
1) Çekler için ödeme taahhütleri,
2) Teminatı ihraç veya ithal edilecek malın kendisi olan bir yıldan kısa vadeli ithalat ve ihracat akreditifleri,
3) Düşük riskli olanlar dışında kalan cayılabilir taahhütler,
4) (a), (b) ve (ç) bendi kapsamında yer almayan cayılamaz taahhütler,
5) Kullandırma garantili bir yıl ve daha kısa vadeli kredi tahsis taahhütleri (Kredi tahsis taahhütleri, kredili mevduat hesabı limit taahhütleri),
6) Kredi kartı harcama limiti taahhütleri,
7) Kurulca belirlenecek orta/düşük riskli diğer kalemler.
ç) Düşük riskli gayrinakdi krediler ve taahhütler;
1) Aval verilmemiş kabul kredileri,
2) Lehdar adına ödeme yükümlülüğü bulunmayan akreditifler,
3) Ciro zincirinde herhangi bir banka bulunan cirolar,
4) İki güne kadar valörlü döviz alım satım taahhütleri,
5) Aktif değerler satım taahhütleri ve vadeli mevduat alım taahhütleri,
6) Herhangi bir şarta ve ihbara bağlı olmaksızın cayılabilen ya da borçlunun kredi kalitesindeki bozulmadan dolayı otomatik olarak iptali mümkün olan cayılabilir taahhütler,
7) Kurulca belirlenecek düşük riskli diğer kalemler.
(4) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./3. md.) Maruz kalınan riskin bir repo sözleşmesi veya bir menkul kıymet veya emtia ödünç verme veya ödünç alma işlemi ve kredili menkul kıymet işlemleri kapsamında satılan, devredilen veya ödünç verilen menkul kıymetler veya emtia niteliğinde olduğu durumlarda bu menkul kıymetlerin veya emtianın risk tutarının Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ çerçevesinde artırılmasının öngörülmesi halinde, risk tutarı olarak bu artırımlı değer dikkate alınır.
(5) Türev finansal araçların risk tutarı, Ek-2'ye uygun olarak tespit edilir ve bu yöntemler için yenileme sözleşmeleri ve diğer netleştirme sözleşmelerinin etkileri de bu tespitte dikkate alınır.
(6) Beşinci fıkra hükmünün uygulanmasında aşağıda belirtilen sözleşmeler türev finansal araç olarak kabul edilir.
a) Faiz oranına dayalı sözleşmeler:
1) Tek para birimine dayalı faiz oranı swap işlemleri,
2) Baz swap işlemler,
3) Vadeli faiz oranı sözleşmeleri,
4) Faiz oranı futures sözleşmeleri,
5) Satın alınan faiz oranı opsiyonları,
6) Benzer nitelikteki diğer sözleşmeler.
b) Dövize ve altına dayalı sözleşmeler:
1) Çapraz kura dayalı faiz oranı swap işlemleri,
2) Vadeli döviz sözleşmeleri,
3) Döviz futures sözleşmeleri,
4) Satın alınan döviz opsiyonları,
5) Benzer nitelikteki diğer sözleşmeler,
6) Altına dayalı (1) ilâ (5) inci alt bentlerde belirtilenlere benzer nitelikte sözleşmeler.
c) Diğer varlıklara veya endekslere dayalı, (a) bendinin (1) ilâ (5) inci ve (b) bendinin (1) ilâ (4)'üncü alt bentlerinde belirtilenlere benzer nitelikte sözleşmeler. Bu sözleşmeler, (a) veya (b) bentleri kapsamına dahil edilmeyen opsiyonlar, futures sözleşmeleri, vadeli faiz oranı işlemleri ve diğer menkul kıymete dayalı türev işlemler ile döviz kuru, faiz oranı ve getiriye dayalı diğer araçlar, finansal endeksler veya finansal göstergelere dayalı nakit veya teslimle kapatılacak diğer sözleşmeler, nakit veya ilgili varlıkların organize piyasalarda alım satımının yapılması kaydıyla teslimle kapatılacak emtiaya dayalı türev işlemler, swaptionlar, ikinci kuşak türevler ve egzotik türev işlemleri kapsayacaktır.
(7) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./3. md.) Repo işlemleri, menkul kıymetler veya emtia ödünç verme veya ödünç alma işlemleri, takas süresi uzun işlemleri ve kredili menkul kıymet işlemlerinin risk tutarı, Ek-2’ye ya da Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ hükümlerine uygun olarak belirlenir.
(8) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./3. md.) Maruz kalınan riskin fonlanmış kredi korumasına tâbi olduğu hallerde, söz konusu kalem için hesaplanacak risk tutarı, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğe uygun olarak değiştirilebilir.
(9) Beşinci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, Kurumca yapılacak değerlendirmeye göre merkezi bir takas kurumu aracılığıyla gerçekleştirilen işlemlere ilişkin risk tutarları; söz konusu takas kurumunun tüm katılımcılardan kaynaklanan karşı taraf kredi risklerinin günlük bazda tam teminatlandırılmış olması şartıyla, Ek-2 İkinci Bölüm altıncı fıkra hükümlerine uygun olarak tespit edilir.
Risklerin Standart Yaklaşım kapsamında sınıflandırılması (Değişik başlık: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./4. md.)
Madde 6 – (Değişik madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./4. md.)
(1) Maruz kalınan riskler aşağıdaki şekilde sınıflandırılır.
a) Merkezi yönetimlerden veya merkez bankalarından alacaklar,
b) Bölgesel yönetimlerden veya yerel yönetimlerden alacaklar,
c) İdari birimlerden ve ticari olmayan girişimlerden alacaklar,
ç) Çok taraflı kalkınma bankalarından alacaklar,
d) Uluslararası teşkilatlardan alacaklar,
e) Bankalar ve aracı kurumlardan alacaklar,
f) Kurumsal alacaklar,
g) Perakende alacaklar,
ğ) Gayrimenkul ipoteğiyle teminatlandırılmış alacaklar,
h) Tahsili gecikmiş alacaklar,
ı) Kurulca riski yüksek olarak belirlenen alacaklar,
i) İpotek teminatlı menkul kıymetler,
j) Menkul kıymetleştirme pozisyonları,
k) Bankalar ve aracı kurumlardan olan kısa vadeli alacaklar ile kısa vadeli kurumsal alacaklar,
l) Kolektif yatırım kuruluşu niteliğindeki yatırımlar,
m) Hisse senedi yatırımları,
n) Diğer alacaklar.
(2) Maruz kalınan riskin birinci fıkranın (g) bendinde atıf yapılan perakende alacak sınıfına dahil edilebilmesi için, söz konusu riskin aşağıdaki koşullara uygun olması gerekir;
a) Maruz kalınan riskin gerçek kişilerle ya da KOBİ’lerle ilgili olması,
b) Borçlu müşteriden veya borçlu risk grubundan olan alacak toplamının perakende alacak sınıfına dahil tüm alacakların binde ikisini aşmaması,
c) Brüt tahsili gecikmiş alacaklar dâhil, ikamet amaçlı gayrimenkul ipoteği ile tam teminatlandırılmış alacaklar hariç olmak üzere borçlu müşterinin veya borçlu risk grubunun bankaya ve konsolide edilen finansal kuruluş niteliğindeki bağlı ortaklıklarına olan toplam borç tutarının 2,75 milyon TL’yi geçmemesi gerekir. Bu sınırın hesabında 5 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen gayrinakdi krediler ile taahhütler, 5 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen oranlar uygulandıktan sonraki tutarlarıüzerinden; hangi hesapta izlendiğine bakılmaksızın türev işlemler pozitif gerçeğe uygun değerleri üzerinden; hangi hesapta izlendiğine bakılmaksızın repo işlemleri, menkul kıymet veya emtia ödünç verme/alma işlemleri pozitif net alacak tutarları üzerinden dikkate alınır. Bankalarca bu bilgilerin edinilmesi için her türlü tedbir alınır.
(3) Yurt dışı banka ve aracı kurumlardan olan alacakların, birinci fıkranın (e) ve (k) bentlerinde atıf yapılan risk sınıflarına dahil edilebilmesi için, ilgili alacağın, Kurum veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygulanan sermaye yeterliliği düzenlemelerine muadil düzenlemelere tabi kuruluşlardan olması gerekir.
(4) Aşağıda belirtilen varlıklar, birinci fıkranın (m) bendinde belirtilen hisse senedi yatırımları sınıfına dâhil edilir.
a) İkincil alacak niteliğinde olan ve borçlanma aracı olmayan menkul kıymetler,
b) Ekonomik özellikleri (a) bendinde tanımlanan alacaklara benzeyen borçlanma araçları, ortaklık payları ile türev finansal araçlar.
(5) Menkul kıymetler, perakende alacak sınıfına dahil edilemez.
(6) Perakende asgari finansal kiralama alacaklarının bugünkü değeri, perakende alacak olarak sınıfandırılır.
(7) Birinci fıkranın (a) ilâ (m) bentlerinde yer alan risk sınıflarına dahil edilmeyen alacaklar söz konusu fıkranın (n) bendinde yer alan “Diğer Alacaklar” altında sınıflandırılır.
(8) Fazla ödenen vergiler, cari dönem vergi varlığı olarak değerlendirilerek Ek-1 kapsamında merkezi yönetimden alacaklar risk sınıfına dahil edilir.
Risk ağırlıklı tutarların Standart Yaklaşım kapsamında hesaplanması (Değişik başlık: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./5. md.)
Madde 7 - (1) Aşağıda belirtilenler için risk ağırlıklı tutar hesaplanmaz:
a) Alım satım hesabındaki kalemler,
b) Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte sermayeden indirilen değer olarak dikkate alınan tutarlar.
(2) Risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında, risk tutarlarına Ek-1 hükümlerine uygun olarak risk ağırlıkları uygulanır. Risk ağırlıklarının uygulanmasında, ilgili risk kaleminin gruplandırıldığı sınıf ve Ek-1'de belirtilen kredi kalitesi kademesi dikkate alınır. Kredi kalitesi, KDK'larca ya da Ek-1'de tanımlanan ihracat kredi kuruluşlarının kredi derecelendirmelerine göre tespit edilir.
(3) Bankalar ve aracı kurumlardan kaynaklanan risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında Ek-1'e uygun biçimde, bu kuruluşların kredi kalitesine dayanan yöntem uygulanır.
(4) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./5. md.) İkinci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, maruz kalınan riskin kredi korumasına tâbi olduğu hallerde, ilgili kaleme uygulanacak risk ağırlığı Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ hükümlerine uygun olarak değiştirilebilir.
(5) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./5. md.) Menkul kıymetleştirme pozisyonları için risk ağırlıklı tutarlar ve risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında dikkate alınacak kredi riski azaltımı28/6/2012 tarihli ve 28337 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Menkul Kıymetleştirmeye İlişkin Risk Ağırlıklı Tutarların Hesaplanması Hakkında Tebliğ uyarınca belirlenir.
(6) Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde herhangi bir risk ağırlığı belirlenmemiş risk kalemlerine yüzde yüz risk ağırlığı uygulanır.
(7) Bankalar ana ortaklıkları, bağlı ortaklıkları veya ana ortaklıklarının bağlı ortaklıkları nedeniyle maruz kaldıkları riskleri, söz konusu ortaklıkların ana ve katkı sermayelerinde artışa neden olanlar hariç olmak üzere, aşağıda (a) ilâ (d) bentlerinde sayılan koşulların yerine getirilmesi şartıyla bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen uygulamadan muaf tutarak söz konusu risklere yüzde sıfır risk ağırlığı uygular:
a) (Değişik bent: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./5. md.) Karşı tarafın, bir banka, aracı kurum veya Kurum denetimine tabi finansal kuruluş olması gerekir.
b) Karşı tarafın, tam konsolidasyon yöntemiyle bankayla aynı konsolidasyona dahil edilmesi şarttır.
c) (Mülga bent: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./5. md.)
ç) Karşı tarafın Türkiye'de kurulmuş olması gerekir.
d) Karşı taraftan bankaya özkaynakların anında transfer edilmesinde ya da borçların geri ödenmesinde, uygulama açısından veya yasal olarak önemli bir engelin bulunmaması ya da böyle bir engelin öngörülmemesi gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM: Piyasa Riskine Esas Tutarın Hesaplanması
Alım satım hesapları
Madde 8 - (1) Finansal araçların ve emtianın, alım satım hesaplarına ilişkin tanıma uysa dahi, alım satım hesaplarına dahil edilebilmesi için bunların alım satım işlemine konu edilmelerine yönelik herhangi bir kısıtlama bulunmaması veya riskten koruma sağlanabilir olması gerekir.
(2) Ek-3 Birinci Bölüm hükümlerine uygun olarak, alım satım amacı, ilgili pozisyon veya portföyün yönetilmesi için bankalarca belirlenen ve uygulanan strateji, politika ve prosedürlere dayandırılmalıdır.
(3) Bankalar, alım satım hesaplarının yönetilmesi amacıyla, Ek-3 İkinci ve Dördüncü Bölüm hükümlerine uygun sistem ve kontroller kurmak ve işletmekle yükümlüdür.
(4) Dahili riskten koruma işlemlerinin alım satım hesaplarına dahil edilmesi halinde Ek-3 Üçüncü Bölüm hükümleri uygulanır.
Piyasa riskine esas tutar
Madde 9 - (1) Piyasa riskine esas tutar, risk ölçüm modelleri veya standart metot ile hesaplanır.
(2) Kurum tarafından kullanımına izin verilen bir risk ölçüm modeli bulunmayan, risk ölçüm modeli Kurumca yeterli görülmeyen ya da modellerinin yeterliliğinin ve güvenilirliğinin kaybolduğuna Kurumca kanaat getirilen bankalarca piyasa riskine esas tutar, standart metoda göre hesaplanan genel piyasa riski, kur riski, spesifik risk, emtia riski, takas riski, karşı taraf kredi riski ve opsiyonlardan kaynaklanan piyasa riski için gerekli sermaye yükümlülükleri toplamının onikibuçuk ile çarpılması suretiyle bulunur.
(3) Kurum tarafından kullanımına izin verilen bir risk ölçüm modeli bulunan bankalarca piyasa riskine esas tutar, riske maruz değere dayalı sermaye yükümlülüğünün onikibuçuk ile çarpılması suretiyle bulunur.
(4) Piyasa riskine esas tutarın hesaplanmasında risk ölçüm modeli kullanımına ve risk ölçüm modeli ile piyasa riskinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile opsiyonlardan kaynaklanan piyasa riski için standart metoda göre sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
(5) Opsiyonlardan kaynaklanan piyasa riski için sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında; varant bir opsiyon işlemi olarak ve ihraç edilen varantın senet metni de opsiyon sözleşmesi olarak kabul edilir.
Pozisyon oluşturulmasına ilişkin özel durumlar
Madde 10 - (1) Faiz oranı futures sözleşmelerinin, forward faiz oranı sözleşmelerinin ve getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymetlerin alım satımına ilişkin vadeli taahhütlerin, uzun ve kısa pozisyonların birleşimlerinden oluştuğu kabul edilir. Bu kapsamda, bir faiz oranı futures sözleşmesine ilişkin bir uzun pozisyonun;
a) Faiz oranı futures sözleşmesinin teslim tarihinde vadesi dolan bir borçlanma ile
b) Vadesi ilgili faiz oranı futures sözleşmesinin vadesine eşit olan bir varlık yatırımının veya sözleşmenin dayanağını oluşturan varlığa ilişkin nominal pozisyonun
bileşiminden oluştuğu kabul edilir. Aynı şekilde, forward faiz oranı sözleşmesine ilişkin bir kısa pozisyonun; vade tarihi, teslim tarihi ve sözleşme süresi toplamına eşit olan bir uzun pozisyon ile vadesi teslim tarihine eşit olan bir kısa pozisyondan oluştuğu kabul edilir. Faiz oranı futures sözleşmeleri ile forward faiz oranı sözleşmelerine ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğü hesaplanmasında borçlanma ve varlık yatırımı, 13 üncü maddede yer alan tablodaki birinci kategoriye dahil edilir. Getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymet satın alma taahhüdü, vadesi teslim tarihi olan bir borçlanma ile menkul kıymete ilişkin bir uzun (spot) pozisyonun birleşimi olarak dikkate alınır. Spesifik risk hesaplamasında borçlanma, 13 üncü maddedeki tabloda yer alan birinci kategoriye, menkul kıymet ise ilgili kategoriye dâhil edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, uzun pozisyon, bankanın ileri bir tarihte alacağı faiz oranını şimdiden sabitlediği pozisyon, kısa pozisyon ise, bankanın ileri bir tarihte ödeyeceği faiz oranını şimdiden sabitlediği bir pozisyon anlamına gelir.
(2) Konusu faiz oranları, getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymetler, hisse senetleri, hisse senedi endeksleri, finansal futures sözleşmeleri, swap işlemleri ve döviz olan opsiyonların delta eşdeğerleri, sözleşmeye dayanak teşkil eden eş nitelikteki menkul kıymetlerdeki veya türev işlemlerdeki pozisyonlar ile netleştirilebilir.
(3) Faiz oranı riski açısından swap işlemleri, bilanço içi finansal araçlarla aynı şekilde değerlendirilir. Bu kapsamda, değişken oranda faiz tahsil edilen ve sabit faiz ödenen bir swap işlemi, yeniden fiyatlama tarihine kadar olan vadede değişken faiz oranı üzerinden uzun pozisyon ve swap sözleşmesi ile aynı vadede sabit faiz oranı üzerinden kısa pozisyon olarak dikkate alınır.
(4) Bir ilâ üçüncü fıkralarda belirtilen türev finansal araçlara ilişkin faiz oranı riskini, iskonto edilmiş nakit akışını temel alarak yöneten ve piyasa fiyatına göre değerleme yapan bankalar, söz konusu fıkralarda belirtilen pozisyonların hesaplanmasında duyarlılık analizi modellerini kullanabilir ve bu modelleri vadesine kalan süre boyunca dönemler itibariyle itfaya tâbi tutulan herhangi bir varlık için uygulayabilir. Söz konusu modelin kurulumu ve kullanılması Kurulun iznine tabidir. Model, faiz oranındaki değişikliklere karşı varlığa ilişkin nakit akışlarıyla aynı duyarlılığı gösteren pozisyonlar üretmelidir. Söz konusu duyarlılık, 11 inci maddenin beşinci fıkrasındaki tabloda yer alan her bir vade dilimi için en az bir duyarlılık noktası belirlenerek ve getiri eğrisindeki faiz oranı seviyelerindeki değişimler dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu pozisyonlar, getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamasına dâhil edilir.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen modelleri kullanmayan bankalar, Kurumdan alınacak onaya bağlı olarak asgari aşağıdaki şartları taşıyan türev finansal araçlara ilişkin her bir pozisyonu tam bir mahsup işlemine tabi tutar:
a) Pozisyonların aynı değerde olması ve aynı para birimi cinsinden ifade edilmesi,
b) Değişken faizli pozisyonlar için referans faiz oranlarının veya sabit faizli pozisyonlar için kupon faizlerinin büyük ölçüde eşleşmesi,
c) Değişken faizli pozisyonlar için yeniden fiyatlama tarihi veya sabit faizli pozisyonlar için vadeye kalan sürenin:
1) Bir aydan daha kısa olanlar için yeniden fiyatlama tarihi veya vadesi aynı gün olması,
2) Bir ay ile bir yıl arasında olanlar için yeniden fiyatlama tarihi veya vadesi yedi gün içinde olması,
3) Bir yıldan daha uzun olanlar için yeniden fiyatlama tarihi veya vadesi 30 gün içinde olması.
(6) Repo sözleşmeleri ile menkul kıymet ödünç işlemlerinde devredilen ve alım satım hesapları kapsamında yer alan menkul kıymetler, devreden taraflarca piyasa riski kapsamında sermaye yükümlülükleri hesaplamasında dikkate alınır.
Getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 11 - (1) Bankanın alım satım hesapları içinde yer alan getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin faiz oranındaki değişikliklerden kaynaklanabilecek genel piyasa riski, vadeye veya Kurumdan izin alınması koşuluyla durasyona dayalı olarak hesaplanır. Durasyona dayalı hesaplama yapma izni alan bankalar bir daha vadeye dayalı hesaplama yapamazlar.
(2) Vadeye dayalı hesaplama, üç ila onbirinci fıkralarda belirtildiği şekilde gerçekleştirilir.
(3) Beşinci fıkrada yer alan vade merdiveni tablosu, Kurumca belirlenecek her bir para cinsinin Türk Lirası karşılığı bazında ayrı ayrı düzenlenir.
(4) Sabit faizli menkul kıymetler, vadeye kalan sürelerine göre, değişken faizli menkul kıymetler ise yeniden fiyatlama tarihine kalan sürelere göre beşinci fıkrada yer alan vade merdiveni tablosundaki vade dilimlerinden uygun olanına yerleştirilir.
(5) Bankalar, getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçları, kupon ödemesi yüzde üçün üstünde ve altında olanlar olarak ayırarak, bunlara ilişkin 12 nci madde çerçevesinde netleştirilmiş pozisyonları aşağıdaki vade merdiveni tablosundaki uygun sütuna yerleştirir ve bunların her birini, tablonun 4 üncü sütununda belirtilen oranlarla vade dilimlerine göre ağırlıklandırır. Aynı vade dilimindeki ağırlıklandırılmış toplam kısa ve toplam uzun pozisyonlardan mutlak değer olarak küçük olanı üzerinden yüzde on dikey sermaye yükümlülüğü hesaplanır.
|
Zaman Aralığı |
Vade Dilimi |
Risk ağırlığı (%) |
Varsayılan Faiz Oranı Değişimi (%) |
|
|
Yıllık kupon oranı Yüzde Üç veya Daha Büyük |
Yıllık kupon oranı Yüzde Üçten Küçük |
|||
|
1 |
≤ 1 ay |
≤ 1 ay |
0,00 |
- |
|
> 1 ay ≤ 3 ay |
> 1 ay ≤ 3 ay |
0,20 |
1,00 |
|
|
> 3 ay ≤ 6 ay |
> 3 ay ≤ 6 ay |
0,40 |
1,00 |
|
|
> 6 ay ≤ 12 ay |
> 6 ay ≤ 12 ay |
0,70 |
1,00 |
|
|
2 |
> 1 yıl ≤ 2 yıl |
> 1,0 yıl ≤ 1,9 yıl |
1,25 |
0,90 |
|
> 2 yıl ≤ 3 yıl |
> 1,9 yıl ≤ 2,8 yıl |
1,75 |
0,80 |
|
|
> 3 yıl ≤ 4 yıl |
> 2,8 yıl ≤ 3,6 yıl |
2,25 |
0,75 |
|
|
3 |
> 4 yıl ≤ 5 yıl |
> 3,6 yıl ≤ 4,3 yıl |
2,75 |
0,75 |
|
> 5 yıl ≤ 7 yıl |
> 4,3 yıl ≤ 5,7 yıl |
3,25 |
0,70 |
|
|
> 7 yıl ≤ 10 yıl |
> 5,7 yıl ≤ 7,3 yıl |
3,75 |
0,65 |
|
|
> 10 yıl ≤ 15 yıl |
> 7,3 yıl ≤ 9,3 yıl |
4,50 |
0,60 |
|
|
> 15 yıl ≤ 20 yıl |
> 9,3 yıl ≤ 10,6 yıl |
5,25 |
0,60 |
|
|
> 20 yıl |
> 10,6 yıl ≤ 12,0 yıl |
6,00 |
0,60 |
|
|
> 12,0 yıl ≤ 20,0 yıl |
8,00 |
0,60 |
||
|
> 20 yıl |
12,50 |
0,60 |
||
(6) Her bir vade dilimi için tek bir net pozisyon bulunması amacıyla bütün vade dilimlerindeki kısa ve uzun pozisyonlar netleştirilir. Vade dilimlerinin net kısa ve uzun pozisyonları, her üç zaman aralığı için ayrı ayrı toplanır ve aynı zaman aralığı içinde ters yönlü pozisyonlar olması durumunda, bunların mutlak değer olarak küçük olanının mutlak değeri üzerinden I. zaman aralığı için yüzde kırk, II. ve III. zaman aralığı için yüzde otuz oranında Yatay Sermaye Gereksinimi-I hesaplanır.
(7) Üç zaman aralığı içindeki kısa ve uzun pozisyonlar netleştirilerek her bir zaman aralığı için net pozisyonlar elde edilir.
(8) Birbirine komşu zaman aralıklarında ters yönde pozisyonlar söz konusu ise bunlardan mutlak değer olarak küçük olanının mutlak değeri üzerinden yüzde kırk Yatay Sermaye Gereksinimi-II hesaplanır.
(9) Birbirine komşu zaman aralıklarında ters yönlü pozisyonların bulunması nedeniyle denkleşen ve Yatay Sermaye Gereksinimi-II hesaplanan zaman aralığı pozisyonları netleştirilir. Eğer I ve II. Zaman Aralıkları netleştirilmişse bulunan yeni pozisyon değeri Zaman Aralığı I'in pozisyonu; II ve III. Zaman Aralıkları netleştirilmişse bulunan yeni pozisyon Zaman Aralığı III'ün pozisyonu olarak kabul edilir. Zaman Aralığı I ve III'e ait pozisyonların her ikisi de aynı yönde pozisyonlar ise toplamlarının mutlak değeri üzerinden yüzde yüz, biri kısa diğeri uzun pozisyon ise mutlak değeri küçük olanın mutlak değeri üzerinden yüzde yüzelli, her iki pozisyonun netleştirilmesinden elde edilen pozisyonun mutlak değeri üzerinden de yüzde yüz oranında Yatay Sermaye Gereksinimi-III hesaplanır.
(10) Vade merdiveni tablosundaki tüm vade dilimlerinde veya zaman aralıklarında aynı yönde pozisyon bulunması durumunda bunların toplamının mutlak değeri üzerinden Yatay Sermaye Gereksinimi-III hesaplanır.
(11) Dikey ve yatay sermaye gereksinimleri toplamı, getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin genel piyasa riski için gerekli olan sermaye yükümlülüğünü gösterir.
(12) Durasyona dayalı hesaplama, onüç ila yirminci fıkralarda belirtildiği şekilde gerçekleştirilir.
(13) Durasyona dayalı hesaplamada, sabit faizli menkul kıymetlerin gerçeğe uygun değeri üzerinden getiri oranı hesaplanır. Söz konusu oran, o aracın varsayılan iskonto oranıdır. Değişken faizli araçlarda getiri oranı, araçların gerçeğe uygun değeri üzerinden yeniden fiyatlama tarihi dikkate alınarak hesaplanır.
(14) Borçlanma araçlarının düzeltilmiş durasyonu aşağıdaki formül vasıtasıyla hesaplanır.
Bu formülde:
D = Durasyonu,
r = Onüçüncü fıkrada belirtilen getiri oranını,
Ct = t zamanındaki nakit akışını,
m = Vadeye kadar yapılacak nakit akış sayısını
ifade eder.
(15) Bankalar, getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş finansal araçlarını, düzeltilmiş durasyonlarına göre aşağıdaki tablodaki uygun zaman aralığına yerleştirir.
|
Zaman Aralığı |
Düzeltilmiş Durasyon (yıl) |
Varsayılan Faiz Oranı Değişimi (%) |
|
1 |
0< ve ≤ 1,0 |
1,0 |
|
2 |
1,0< ve ≤ 3,6 |
0,85 |
|
3 |
3,6< |
0,7 |
(16) Her bir aracın durasyon ağırlıklı pozisyonu, ilgili aracın gerçeğe uygun değeri ile düzeltilmiş durasyonu ve söz konusu durasyona ilişkin varsayılan faiz oranı değişiminin çarpılması suretiyle hesaplanır.
(17) Her bir zaman aralığına tekabül eden durasyon ağırlıklı uzun ve kısa pozisyonlar hesaplanır. Her bir zaman aralığı için, durasyon ağırlıklı kısa pozisyonla durasyon ağırlıklı uzun pozisyon tutarlarından mutlak değer olarak küçük olanı üzerinden yüzde iki oranında Yatay Sermaye Gereksinimi-I hesaplanır.
(18) Her bir zaman aralığı içindeki durasyon ağırlıklı kısa ve uzun pozisyonlar netleştirilerek her bir zaman aralığı için net durasyon ağırlıklı pozisyonlar elde edilir. Birbirine komşu zaman aralıklarında ters yönde pozisyonlar söz konusu ise bunlardan mutlak değer olarak küçük olanının mutlak değeri üzerinden yüzde kırk oranında Yatay Sermaye Gereksinimi-II hesaplanır.
(19) Birbirine komşu zaman aralıklarında ters yönlü pozisyonların bulunması nedeniyle denkleşen ve Yatay Sermaye Gereksinimi-II hesaplanan zaman aralığı pozisyonları netleştirilir. Eğer I ve II. Zaman Aralıkları netleştirilmişse bulunan yeni pozisyon değeri Zaman Aralığı I'in pozisyonu; II ve III. Zaman Aralıkları netleştirilmişse bulunan yeni pozisyon Zaman Aralığı III'ün pozisyonu olarak kabul edilir. Bu şekilde bulunan Zaman Aralığı I ve III'e ait pozisyonların her ikisi de aynı yönde pozisyonlar ise toplamlarının mutlak değeri üzerinden yüzde yüz, biri kısa diğeri uzun pozisyon ise mutlak değeri küçük olanın mutlak değeri üzerinden yüzde yüz elli, her iki pozisyonun netleştirilmesinden elde edilen pozisyonun mutlak değeri üzerinden de yüzde yüz oranında Yatay Sermaye Gereksinimi-III hesaplanır.
(20) Yatay sermaye gereksinimlerinin toplamı, getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin genel piyasa riski için gerekli olan sermaye yükümlülüğünü gösterir.
Netleştirme
Madde 12 - (1) Aynı hisse senedi, getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlar ve dönüştürülebilir araçlar ile eş nitelikteki futures sözleşmeleri ve delta eşdeğerleri çerçevesinde opsiyonlara ilişkin uzun (kısa) pozisyonların kısa (uzun) pozisyonlardan fazla olan kısmı, bankaların söz konusu araçların her birindeki net pozisyonu olarak dikkate alınır. Net pozisyonun hesaplanmasında, türev finansal araçlardaki pozisyonlar, 10 uncu maddede açıklandığı gibi, işleme konu olan (veya sözleşmede yer alan) menkul kıymetlere ilişkin pozisyonlar olarak dikkate alınabilir. 13 üncü madde kapsamında spesifik riskin hesaplanmasında, bankaların kendi ihraç ettiği borçlanma araçlarındaki yatırımları dikkate alınmaz.
(2) Kurumca belirli bir dönüştürülebilir aracın başka bir araca dönüşme olasılığının dikkate alındığı bir yaklaşım uygulanmadığı sürece veya dönüşmenin neden olabileceği zararın karşılanması amacına yönelik bir sermaye yükümlülüğü öngörülmedikçe, bir dönüştürülebilir araç ile bu aracın dayanağını teşkil eden araca ilişkin mahsup pozisyonu arasında herhangi bir netleştirme yapılamaz.
(3) İşaretlerine bakılmaksızın tüm net pozisyonlar, toplulaştırılmadan önce, bankanın günlük evalüasyon kuru üzerinden değerlenerek bankanın raporlamada kullandığı para birimi cinsinden ifade edilir.
Getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 13 - (1) Alım satım hesapları içerisinde yer alan getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğü tutarı; bu fıkra uyarınca hesaplanacak menkul kıymetleştirme pozisyonları hariç olmak üzere alım satım hesapları içerisinde yer alan getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün, dokuzuncu fıkra uyarınca hesaplanacak menkul kıymetleştirilen pozisyonlara ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün ve onuncu fıkra uyarınca hesaplanacak korelasyon alım satım portfoyü için spesifik risk sermaye yükümlülüğü tutarlarının toplanması suretiyle bulunur. Menkul kıymetleştirme pozisyonları hariç olmak üzere alım satım hesapları içerisinde yer alan getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçların 12 nci madde çerçevesinde netleştirilmiş pozisyonları aşağıdaki tabloda yer alan spesifik risk sermaye yükümlülüğü oranları ile ağırlıklandırılır. Bu ağırlıklandırmada kullanılacak spesifik risk sermaye yükümlülüğü oranının tespitinde, pozisyonların ihraççı/borçlu, kredi kalitesi kademesi ve kalan vade yapıları dikkate alınarak ve aşağıdaki tablo kullanılarak belirlenecek kategoriye karşılık gelen oranlar esas alınır. Menkul kıymetleştirme pozisyonları hariç olmak üzere alım satım hesapları içerisinde yer alan getirisi faiz oranı ile ilişkilendirilmiş finansal araçlara ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğü tutarı, uzun veya kısa olmalarına bakılmaksızın, her bir net pozisyonun spesifik risk sermaye yükümlülüğü oranı ile ağırlıklandırılmış tutarlarının mutlak değerleri üzerinden toplanması suretiyle hesaplanır. Bu fıkra ile dokuzuncu fıkra ve de onuncu fıkranın (a) bendi uygulamasında, net pozisyon bazında hesaplanan spesifik risk için sermaye yükümlülüğü tutarı bu net pozisyonun değerini aşamaz. Kısa pozisyon için bu sınır, işleme konu olan menkul kıymetin temerrüt riskinden arındırılmış değerine ulaşması halinde ortaya çıkacak değişim tutarıdır.
|
Kategoriler |
Spesifik Risk Sermaye Yükümlülüğü (%) |
|
-Merkezi yönetimler tarafından ihraç veya garanti edilen ya da merkez bankaları, uluslararası teşkilatlar, çok taraflı kalkınma bankaları veya bölgesel veya yerel yönetimler tarafından ihraç edilen ve Ek-1 kapsamında yüzde sıfır risk ağırlığına tabi olan ya da kredi kalitesi kademesi “1” olan borçlanma araçları. |
0 |
|
- Merkezi yönetimler tarafından ihraç veya garanti edilen ya da merkez bankaları, uluslararası teşkilatlar, çok taraflı kalkınma bankaları veya bölgesel veya yerel yönetimler tarafından ihraç edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “2” veya “3” olan borçlanma araçları.
- Bankalar ve aracı kurumlar tarafından ihraç veya garanti edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “1”, “2” veya “3” olan borçlanma araçları.
- Şirketler tarafından ihraç veya garanti edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “1”, “2” veya “3” kapsamına girecek olan borçlanma araçları.
Dördüncü fıkrada tanımlanan diğer nitelikli araçlar. |
Nihai vadeye kalan süre 6 ay veya daha kısa ise 0,25
Nihai vadeye kalan süre 6 aydan daha uzun fakat 24 ay da dâhil 24 aya kadar ise 1,00
Nihai vadeye kalan süre 24 aydan daha uzun ise 1,60 |
|
- Merkezi yönetimler tarafından ihraç veya garanti edilen ya da merkez bankaları, uluslararası teşkilatlar, çok taraflı kalkınma bankaları, bölgesel veya yerel yönetimler veya bankalar ve aracı kurumlar tarafından ihraç edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “4” veya “5” olan borçlanma araçları.
- Şirketler tarafından ihraç veya garanti edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “4” olan borçlanma araçları.
(Değişik paragraf: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./6. md.) -Bir KDK tarafından verilen bir kredi derecesi bulunmayan araçlar. |
8 |
|
- Merkezi yönetimler tarafından ihraç veya garanti edilen ya da merkez bankaları, uluslararası teşkilatlar, çok taraflı kalkınma bankaları, bölgesel veya yerel yönetimler veya bankalar veya aracı kurumlar tarafından ihraç edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “6” olan borçlanma araçları.
- Şirketler tarafından ihraç veya garanti edilen ve Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi “5” veya “6” olan borçlanma araçları. |
12 |
(2) Nitelikli olmayan bir ihraççının ihraç ettiği araçlara, yukarıda yer alan tablo kapsamında yüzde sekiz veya yüzde oniki oranında spesifik risk için sermaye yükümlülüğü uygulanır. Kurum, söz konusu araçlara daha yüksek bir oran uygulanmasını ve/veya bu araçlar ile diğer borçlanma araçları arasındaki genel piyasa riskinin kapsamının tanımlanması amacıyla mahsup işlemi yapılmamasını isteyebilir.
(3) Alım satım hesapları dışında sınıflandırılmaları halinde, Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde sermayeden indirilecek veya 7 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca belirlenen usul ve esaslar uyarınca yüzde binikiyüzelli oranında risk ağırlığına tabi olacak alım satım hesaplarında yer alan menkul kıymetleştirme pozisyonları, en az bu uygulamalarda belirlenen kadar bir sermaye yükümlülüğüne tâbi tutulur. Derecelendirilmemiş likidite kredisi tahsis taahhüdü, en az 7 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca belirlenen usul ve esaslarda öngörülen kadar bir sermaye yükümlülüğüne tâbidir.
(4) Birinci fıkranın uygulanmasında, nitelikli araçlar şunlardır:
a) 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen eşleştirme sürecinde asgari olarak yatırım yapılabilir seviyeye tekabül eden bir kredi kalitesi kademesine eşlenen varlıklara ilişkin uzun ve kısa pozisyonlar,
b) (Değişik bent: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./6. md.) Bir KDK tarafından derecelendirilmemiş ve aşağıdaki koşulları taşıyan varlıklara ilişkin uzun ve kısa pozisyonlar;
1) Bu varlıkların banka tarafından yeterince likit olarak değerlendirilmesi,
2) Banka tarafından bu varlıkların kredi kalitesinin, asgari olarak (a) bendinde atıf yapılan kalemlerin kredi kalitesi ile denk düzeyde olduğunun değerlendirilmesi,
3) Bu varlıkların yurt içinde ya da yurt dışındaki teşkilatlanmış bir borsaya kote edilmiş olması,
c) Banka ve aracı kurumlarca ihraç edilen ve bankaca; yeterince likit ve kredi kalitesi asgari olarak (a) bendinde atıf yapılan varlıkların kredi kalitesine denk düzeyde olduğu değerlendirilen varlıklara ilişkin uzun ve kısa pozisyonlar,
ç) Ek-1 kapsamında kredi kalitesi kademesi "2" ye eşit veya daha yüksek kredi kalitesine sahip olduğu bankaca değerlendirilen banka ve aracı kurumlarca ihraç edilen menkul kıymetler.
(5) Kurum, ilgili araçların nitelikli araçlardan daha yüksek düzeyde bir spesifik riske sahip olduğuna kanaat getirmesi durumunda bankanın değerlendirmesini kabul etmeyebilir.
(6) Kurum, ihraççının yeterli ödeme gücüne sahip olmamasından dolayı önemli düzeyde risk taşıyan araçların birinci fıkrada belirtilen azami risk ağırlığına tabi tutulmasını isteyebilir.
(7) Merkezi yönetimler veya merkez bankaları ya da riskleri kredi riskine esas tutar hesaplamasında merkezi yönetimler ve merkez bankasından alacaklar gibi değerlendirilen kuruluşlarca ve bunlara muadil yabancı ülke merkezi yönetim, merkez bankası veya kuruluşlarınca ihraç edilen, ihraççının ulusal para birimi cinsinden düzenlenen ve finansmanı da bu para birimi üzerinden yapılan borçlanma araçları için yüzde sıfır risk ağırlığı uygulanır.
(8) Birinci fıkranın uygulanmasında, Kurul, ipotek teminatlı menkul kıymetler için, kalan vadesi bunlarınkiyle aynı olan nitelikli bir finansal araç için belirlenen spesifik risk sermaye yükümlülüğü faktörüne eşit ve Ek-1 61 inci fıkrada belirtilen yüzdelere göre indirgenmiş bir spesifik risk sermaye yükümlülüğü faktörü belirleyebilir.
(9) Alım satım hesaplarında yer alan menkul kıymetleştirme pozisyonları için hesaplanacak spesifik risk için sermaye yükümlülüğü tutarı, 12 nci madde çerçevesinde tespit edilecek net pozisyonları üzerinden 7 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak risk ağırlıklı tutarın yüzde sekizidir. Bankaların alım satım hesaplarında yer alan menkul kıymetleştirme pozisyonları için spesifik riske ilişkin sermaye yükümlülüğü tutarı, bu ağırlıklı pozisyonlarının uzun veya kısa olmalarına bakılmaksızın mutlak değerleri üzerinden toplanması suretiyle hesaplanır.
(10) a) Bankalar, aşağıda belirtilen şekilde belirledikleri korelasyon alım satım portfoyü için (1) ve (2) nci alt bent uyarınca hesaplanan spesifik risk sermaye yükümlülüğü tutarlarından büyük olanını korelasyon alım satım portfoyü için spesifik risk sermaye yükümlülüğü olarak dikkate alırlar.
1) Korelasyon alım satım portföyünün sadece net uzun pozisyonlarına uygulanacak toplam spesifik risk sermaye yükümlülüğü,
2) Korelasyon alım satım portföyünün sadece net kısa pozisyonlarına uygulanacak toplam spesifik risk sermaye yükümlülüğü,
b) Bu Yönetmelik uygulamasında korelasyon alım satım portföyü aşağıdaki bentlerde sayılan kriterleri sağlayan menkul kıymetleştirme pozisyonları ile n inci temerrüt olayına bağlı olarak ödeme şartının gerçekleştiği kredi türevlerinden oluşur:
1) Korelasyon alım satım portföyleri; yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonlarını, menkul kıymetleştirme dilimi üzerine yazılmış bir opsiyonu ve menkul kıymetleştirme diliminin getirileri üzerinde oransal bir pay sağlamayan menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin diğer türevleri içermez.
2) Referans varlıklar iki yönlü likit piyasanın var olduğu tek bir referans borçluya dayalı kredi türevlerini de içeren tek bir referans borçluya dayanan araçlardır. Bu varlıklar, referans borçluya dayandırılarak işlem gören endeksleri de içerir.
c) Aşağıdaki bentlerde sayılan pozisyonlar korelasyon alım satım portföylerinin kapsamına dahil edilemez:
1) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (g) ve (ğ) numaralı bentlerinde sayılan alacak sınıflarına dayalı pozisyonlar,
2) ÖMKŞ'den alacaklara dayalı pozisyonlar.
ç) Finansal araçlar veya bunların dayandığı araçlar için likit iki yönlü bir piyasanın var olması şartıyla menkul kıymetleştirme pozisyonu veya n inci temerrüt olayına bağlı olarak ödeme şartının gerçekleştiği kredi türevi olmayan, ancak bu portföyün diğer pozisyonlarını riskten koruyan pozisyonlar korelasyon alım satım portföyüne dahil edilebilir.
Hisse senedi pozisyonlarına ilişkin genel piyasa riski ve spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 14 - (1) Bankalar, alım satım hesaplarında yer alan hisse senedi ve hisse senetlerindeki fiyat değişikliklerinden etkilenen finansal araçlar üzerinden spesifik risk ve genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğünü;
a) Münferit hisse senetleri ile ilişkilendirilmiş futures ve vadeli işlemlerin gerçeğe uygun değerlerini,
b) Bir hisse senedi endeksi ile ilişkilendirilmiş futures işlemlerde, işlemin dayanağını oluşturan hisse senedi portföyünün gerçeğe uygun değerini
esas alarak hesaplamak zorundadırlar.
(2) Hisse senedi swap işlemlerinde, işlemin her bir ayağını oluşturan pozisyonlar ayrı ayrı değerlendirilir. Eğer swap işleminin ayaklarından bir tanesi sabit veya değişken faiz oranı ile ilişkilendirilmişse buna ilişkin pozisyon 11 inci maddede belirtilen usule uygun olarak faiz oranı riski için sermaye yükümlülüğünün hesabında dikkate alınır.
(3) Hisse senedi endekslerine dayalı futures sözleşmeleri, bunları oluşturan hisse senetlerinin her birine ilişkin pozisyonlara ayrıştırılabilir ve işlemin dayandığı hisse senedi pozisyonları olarak işlem görebilir. Bu pozisyonların işlemin dayandığı hisse senedi pozisyonları ile netleştirilmesi Kurulun iznine tabidir. Hisse senedi endekslerine dayalı futures sözleşmesinin dayanağı olan hisse senetlerinden olmak kaydıyla bu hisse senetlerinden bir veya daha fazlasına ilişkin pozisyonlarını, söz konusu futures sözleşmesindeki bir ya da daha fazla pozisyon ile netleştiren bankalar, sözleşmenin değerinin, sözleşmeyi oluşturan hisse senetlerinin fiyatındaki değişimler ile ters yönde hareket etmesinden kaynaklanan kayıp riskine karşı yeterli sermayeye sahip olmak zorundadır. Bu husus, vade yapısı ve/veya dayandığı endeksin içeriği açısından benzer olmayan futures sözleşmelerini oluşturan pozisyonlar arasındaki netleştirmeler için de geçerlidir. Hisse senedi endekslerine dayalı futures sözleşmeleri, işleme konu olan pozisyonlara ayrıştırılmamışsa, münferit bir hisse senedi gibi işlem görür.
(4) Hisse senetlerine ilişkin tutulan pozisyonlara yönelik olarak spesifik ve genel piyasa riskleri için sermaye yükümlülükleri, her bir ülke bazında ayrı ayrı hesaplanır.
(5) Hisse senetleri pozisyonlarının taşıdığı spesifik risk için ayrılması gereken sermaye yükümlülüğü, hisse senetlerine ilişkin kısa ve uzun pozisyonların mutlak değerleri toplamının yüzde sekizidir.
(6) Hisse senetlerine ilişkin uzun ve kısa pozisyonların belirlenmesinde, 12 nci madde çerçevesinde netleştirilmiş pozisyonlar dikkate alınır.
(7) Hisse senetleri pozisyonlarının taşıdığı genel piyasa riski için ayrılması gereken sermaye yükümlülüğü, hisse senetlerine ilişkin toplam net pozisyon tutarının yüzde sekizidir.
KYK'larda tutulan pozisyonlara ilişkin genel piyasa riski ve spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 15 - (1) Alım satım hesaplarında yer alan KYK'larda tutulan pozisyonlar, spesifik ve genel piyasa riski için yüzde otuziki oranında sermaye yükümlülüğüne tâbi tutulur. KYK'larda tutulan pozisyonlar için kur riski sermaye yükümlülüğü hesaplamasında 19 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca altına ilişkin uygulamanın farklılaştırılarak kullanıldığı durumlarda, bu pozisyonlar, kur riski ve spesifik ve genel piyasa riski için azami yüzde kırk oranında sermaye yükümlülüğüne tâbi tutulur.
(2) Aksi belirtilmedikçe, KYK'larda tutulan pozisyonlar ile bankanın tuttuğu diğer pozisyonlar arasında netleştirme yapılması mümkün değildir.
(3) Aşağıdaki şartların sağlanması durumunda sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında beş ilâ sekizinci fıkralarda tanımlanan yöntemler kullanılabilir.
a) KYK'ya ait izahnamede veya dengi dokümanda aşağıdaki bilgiler yer almalıdır:
1) KYK'nın yatırım yapmaya yetkili olduğu varlık kategorileri,
2) Yatırım limitlerinin bulunması durumunda ilgili limitler ve bunların hesaplanmasında kullanılacak yöntemler,
3) İzin verildiği durumlarda; azami kaldıraç oranı seviyesi,
4) Tezgâh üstü türev finansal araçlara veya repo işlemlerine yatırım yapılmasına izin verilmesi durumunda, söz konusu işlemlerden doğan karşı taraf riskinin sınırlandırılmasına ilişkin politika.
b) KYK'nın raporlama dönemindeki aktif ve pasifleri, gelir-giderleri ve faaliyetleri hakkında bir değerlendirme yapılabilmesini teminen, KYK'nın faaliyet sonuçları altı aylık ve yıllık olarak raporlanmalıdır.
c) KYK'nın hisseleri/payları, kolektif yatırım kuruluşunun varlıkları üzerinden, pay sahibinin talebi üzerine günlük olarak nakde dönüştürülebilir olmalıdır.
ç) KYK tarafından yapılan yatırımlar ile kolektif yatırım kuruluşunun yöneticisinin varlıkları ayrı tutulmalıdır.
d) Yatırımcı bankaca KYK'ya yönelik olarak yeterli risk değerlendirmesi yapılmalı ve yazılı hale getirilmelidir.
(4) Yabancı ülkelerdeki KYK'lar, üçüncü fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde sayılan şartlara uyulması ve Kurulun onayının alınması şartıyla üçüncü fıkra kapsamında değerlendirebilir.
(5) KYK'nın yatırım yaptığı varlıkları günlük olarak takip edebilen bankalar, bu maddede belirtilen yöntemler veya izin verilmişse içsel model yaklaşımı kapsamında bu varlıklar için spesifik ve genel piyasa riskine ilişkin sermaye yükümlülüğü hesaplar. Bu yaklaşımda, KYK'daki pozisyonlar, KYK'nın yatırım yaptığı varlıklardaki pozisyonlar gibi işlem görür. Bankanın, KYK'da itfaya veya pozisyon oluşturmaya olanak verecek yeterlilikte payı olduğu sürece, KYK'nın yatırım yaptığı varlıklar ile bankanın tuttuğu diğer pozisyonlar arasında netleştirme yapılabilir.
(6) Bankalar, aşağıdaki koşullara tâbi olarak, (a) bendinde atıf yapılan hisse senetleri veya getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymetlerden oluşan bir sabit sepetin ya da harici olarak oluşturulan bir endeksin bileşimini ve performansını temsil edecek nitelikteki varsayımsal bir pozisyona benzeterek, bu Yönetmelik kapsamında belirtilen ilgili yöntemler veya izin verilmişse içsel model yaklaşımını kullanarak KYK pozisyonları için spesifik ve genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğünü hesaplayabilir.
a) KYK'nın amacı, hisse senetleri veya getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymetlerden oluşan bir sabit sepetin ya da harici olarak oluşturulan bir endeksin bileşimini ve performansını tekrarlamak olmalıdır.
b) KYK'nın günlük fiyat hareketleri ile izlenen hisse senetleri veya getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymetlerden oluşan bir sabit sepetin ya da harici olarak oluşturulan bir endeksin günlük fiyat hareketleri arasında korelasyonun asgari onda dokuz olması ve bu durumun asgari altı aylık süre boyunca açıkça sağlanabilir olması gerekir. Bu kapsamda, korelasyon, KYK'nın günlük getirileri ile ilgili hisse senetleri veya getirisi faiz oranıyla ilişkilendirilmiş menkul kıymetlerden oluşan bir sabit sepetin ya da harici olarak oluşturulan bir endeksin günlük getirileri arasındaki korelasyon katsayısı anlamına gelir.
(7) Bankalarca, KYK'nın yatırım yaptığı pozisyonların günlük olarak takip edilemediği durumlarda, spesifik ve genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğünün bu maddede belirtilen yöntemler çerçevesinde hesaplanması aşağıdaki şartlara tâbidir.
a) KYK'nın, kuruluş amacının izin verdiği azami sınırlar içinde spesifik ve genel piyasa riski için en yüksek sermaye yükümlülüğü doğuran varlık sınıflarına yatırım yaptığı ve daha sonra, yatırım limitine ulaşana kadar azalan sıra içinde yatırım yapmaya devam ettiği varsayılır. KYK'da tutulan pozisyon, varsayılan yatırımda doğrudan tutulan bir pozisyon olarak kabul edilir.
b) Bankalarca, KYK'nın yatırım yaptığı pozisyonlara ilişkin spesifik ve genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında, KYK vasıtasıyla yatırım yapılan kaldıraçlı pozisyonlardan kaynaklanabilecek azami dolaylı riskler de, KYK'daki pozisyonların, KYK'ya konu yatırımlardan kaynaklanan azami riskle orantılı olarak artırılması suretiyle hesaba katılır.
c) Bu fıkraya göre hesaplanan spesifik ve genel piyasa riski için sermaye yükümlülüğü, birinci fıkrada belirtilen sermaye yükümlülüğünü aşamaz.
(8) Bankalar, KYK'larda tuttukları pozisyonlara ilişkin genel piyasa ve spesifik risk için beş ila sekizinci fıkralarda belirtilen yöntemler çerçevesinde sermaye yükümlülüğünü hesaplarken, hesaplamanın doğruluğunun ve raporun yeterliliğinin garanti edilmesi şartıyla üçüncü tarafların hesaplamalarını ve raporlamalarını dikkate alabilir.
Kredi türevleri kullanılarak finansal koruma sağlanan alım satım pozisyonlarına ilişkin spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün hesaplanması
Madde 16 - (1) İşlemin iki ayağının değerinin daima ters yönde ve genel olarak aynı oranda değiştiği aşağıda belirtilen durumlarda, spesifik riske ilişkin sermaye yükümlülüğü hesaplanmaz;
a) İşlemin iki ayağının da tamamen aynı varlıklardan oluştuğu durumlar veya
b) Bir uzun nakit pozisyonun, bir toplam getiri swabı ile korunduğu (ya da tam tersi bir işlemde) ve referans varlık ile işleme konu varlık arasında tam bir eşleşmenin söz konusu olduğu durumlar. Swap işleminin vadesi, işleme konu pozisyonun vadesinden farklı olabilir.
(2) Birinci fıkrada sayılan hallerde pozisyonun herhangi bir tarafına, spesifik risk için sermaye yükümlülüğü uygulanmaz.
(3) İşlemin iki ayağının değerinin daima ters yönde hareket ettiği durumlarda, referans varlık açısından, hem referans varlığın hem de kredi türevinin vadeleri açısından ve işleme konu olan pozisyonu oluşturan para birimi açısından tam bir eşleşme ve uyum olduğunda, yüzde seksen netleşme uygulanır. Ayrıca, kredi türevi sözleşmesi, kredi türevinin fiyat hareketlerinin nakit pozisyonun fiyat hareketlerinden önemli oranda sapmasına neden olmamalıdır. Riskin transfer edilme ölçüsüne bağlı olarak, işlemin daha yüksek sermaye gereksinimi yüklediği tarafa yüzde seksen spesifik risk netleşmesi uygulanırken, diğer taraf üzerindeki spesifik risk sermaye yükümlülüğü sıfır olarak belirlenir.
(4) İşlemin iki ayağının değerinin genellikle ters yönde hareket ettiği durumlarda, sermaye yükümlülüğünde kısmi bir indirim sağlanır. Aşağıdaki durumlar bu çerçevede değerlendirilir.
a) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamına giren pozisyonlar için referans varlık ile işleme konu pozisyon arasında varlık uyumsuzluğunun olduğu ve aşağıdaki kriterlerin sağlandığı durumlar:
1) Referans varlığın işleme konu varlık ile eşit sırada veya daha alt sırada olması,
2) İşleme konu varlık ile referans varlığın borçlusunun aynı kişi olması ve yükümlülüklerden birinde temerrüde düşülmesi durumunda diğer yükümlülükte de temerrüde düşüldüğüne ilişkin sözleşmede hükümlerin mevcut olması.
b) Birinci fıkranın (a) bendi veya üçüncü fıkra kapsamına giren pozisyonlar için kredi koruması ile işleme konu varlık arasında bir kur veya vade uyumsuzluğunun olması (kur uyumsuzlukları, kur riskine ilişkin raporlamaya dahil edilir).
c) Üçüncü fıkra kapsamına giren pozisyonlar için, nakit pozisyon ile kredi türevi arasında bir varlık uyumsuzluğunun bulunması, bununla birlikte, işleme konu varlığın kredi türevine ilişkin belgelerde teslim edilebilir varlıklar arasında olması.
Yukarıda yer alan durumlarda, işlemin her bir tarafına ilişkin spesifik risk sermaye yükümlülüğünün toplanması yerine, bu tutarlardan sadece yüksek olanı uygulanır.
(5) Bu madde kapsamına girmeyen tüm durumlarda, pozisyonların her iki tarafı için de spesifik riske ilişkin sermaye yükümlülüğü hesaplanır.
Kredi türevleri açısından koruma sağlayan bankanın genel piyasa riski ile spesifik riski
Madde 17 - (1) Kredi türev sözleşmelerinde koruma sağlayan tarafın üstlendiği genel piyasa riski ile spesifik risk için sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında, pozisyonlar sözleşmenin toplam tutarı üzerinden oluşturulur. Buna istisna olarak, pozisyon oluştururken kredi türevlerinin sözleşmede yer alan tutarından işlemin başlangıç tarihinden sonra piyasa değerinde meydana gelen değişikliklerin düşülmesi suretiyle bulunan tutar da kullanılabilir. Spesifik riske ilişkin sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında, toplam getiri swapları hariç olmak üzere, sözleşmeye konu varlığın vadesi yerine kredi türev sözleşmesinin vadesi dikkate alınır.
(2) Genel piyasa riski ile spesifik risk kapsamında pozisyonlar aşağıdaki şekilde oluşturulur;
a) Toplam getiri swaplarında, genel piyasa riski açısından; referans varlık üzerinden uzun pozisyon, koruma alıcısına yapılacak ödemeleri temsilen vadesi yeniden fiyatlama tarihine kadar olan farazi bir devlet tahvili üzerinden kısa pozisyon, spesifik risk açısından ise referans varlık üzerinden uzun pozisyon oluşturur.
b) Kredi temerrüt swaplarında sözleşme uyarınca koruma sağlayana dönemsel prim veya faiz ödemeleri yapılması gerektiği durumlarda, bu nakit akışlarını temsilen vadesi yeniden fiyatlama tarihine kadar olan farazi bir devlet tahvili üzerinden genel piyasa riski için uzun pozisyon oluşturulurken, bu durumlar dışında kalan hallerde ise herhangi bir pozisyon kaydı yapılmaz. Spesifik risk açısından ise, türev sözleşmesine ilişkin dış derecelendirmenin bulunmaması ve/veya nitelikli borç şartlarının sağlanmaması halinde referans varlık üzerinden uzun pozisyon kaydedilir.
c) Tek bir referans varlığa ilişkin krediye bağlı tahviller, faize dayalı bir finansal araç olarak doğrudan genel piyasa riski ile spesifik riske konu olması nedeniyle her iki risk açısından tahvilin kendisi dikkate alınarak uzun pozisyon oluşturulur. Ayrıca spesifik risk kapsamında, referans varlık üzerinden bir uzun pozisyon kaydedilir.
ç) Birden fazla referans kuruluşa oransal koruma sağlayan krediye bağlı tahvillere ilişkin spesifik risk hesaplamasında, tahvil ihraççısı için kaydedilen uzun pozisyona ilaveten, kendi paylarına düşen koruma tutarı üzerinden her bir referans kuruluş için referans varlık üzerinden uzun pozisyon oluşturulur. Bir kuruluşun birden fazla alacağından seçilecek herhangi birine koruma sağlayan krediye bağlı tahvillerde, spesifik risk hesaplamaları bakımından, en yüksek risk ağırlığına sahip alacağa koruma sağlandığı kabul edilerek işlem tesis edilir.
d) Koruma tutarının, referans varlıklardan herhangi birinde ödeme şartının gerçekleşmesi durumunda ödenmesini öngören kredi türevlerinde spesifik risk için koruma satıcısı bütün referans varlıklar için uzun pozisyon yazar. Bu kapsamda hesaplanacak sermaye yükümlülüğünün koruma tutarından büyük olan kısmı dikkate alınmaz.
e) Spesifik risk için sermaye yükümlülüğü hesaplamasında, ikinci temerrüt olayına bağlı olarak ödeme şartının gerçekleştiği kredi türevleri bakımından, en düşük spesifik riske sahip olan hariç olmak üzere, her bir referans kuruluş için referans varlık üzerinden uzun pozisyon oluşturulur. En düşük spesifik riske sahip referans kuruluşun birden fazla olması halinde bunlardan seçilecek herhangi biri hesaplama dışında tutulur. Bu kapsamda hesaplanacak sermaye yükümlülüğünün koruma tutarından büyük olan kısmı dikkate alınmaz.
(3) İkinci fıkranın (c) ve (ç) bendi uygulamasında krediye bağlı tahvilin dış derecelendirme notunun bulunması ve nitelikli borç şartlarını sağlaması halinde, sadece tahvilin spesifik riskiyle ilgili tek bir uzun pozisyon kaydedilmesi yeterlidir.
(4) İkinci fıkranın (b), (d) ve (e) bendi uygulamasında, n inci temerrüt olayına bağlı kredi türevinin dış derecelendirme notunun bulunması halinde, koruma satıcısı türev işlemin derecesini kullanır ve o derece için menkul kıymetleştirme pozisyonlarına uygulanan risk ağırlığını uygulayarak spesifik riske ilişkin sermaye yükümlülüğü hesaplar.
(5) Referans varlıklar üzerinden pozisyon oluşturulmasında, referans varlık, ihraççısı referans kuruluş ve ilgili riske konu farazi bir finansal araç olarak dikkate alınır.
Kredi türevleri açısından koruma alan bankanın genel piyasa riski ile spesifik riski
Madde 18 - (1) Kredi türev sözleşmelerinde koruma alan tarafın üstlendiği pozisyonlar, krediye bağlı tahviller dışında, koruma sağlayan tarafın tam tersidir. Krediye bağlı tahviller ihraççı için bir kısa pozisyon oluşturmaz. Belirli bir tarihte koruma alana başlangıçta uygulanan faiz/primde önceden belirlenmiş bir miktarda artış olmasına bağlı olarak korumadan cayma hakkı veren bir opsiyonu içeren kredi türev sözleşmelerinde opsiyonun kullanılabilme tarihi korumanın vadesi olarak dikkate alınır. n inci temerrüt olayına bağlı olarak ödeme şartının gerçekleştiği kredi türevlerinde, koruma alan taraflar, n -1 sözleşme konusu varlığa (en düşük spesifik risk yükümlülüğü doğuran n -1 varlık) ilişkin spesifik riski mahsup edebilirler.
Kur riski için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 19 - (1) Bankalar, tüm döviz varlıkları ve yükümlülükleri ile kur riski içeren türev finansal araçları üzerinden kur riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamak zorundadırlar. Özkaynak hesaplamasında sermayeden indirilen yabancı para varlıklara ilişkin kur riski için sermaye yükümlülüğü hesaplanmaz.
(2) Sermaye yükümlülüğünün hesaplanması amacıyla her bir döviz cinsinin Türk Lirası karşılıkları itibarıyla aktif ve pasif hesaplarda bulunan tüm döviz varlık ve yükümlülüklere ilişkin net pozisyon, döviz cinsinden cayılamaz nitelikli gayrinakdi krediler ve taahhütlere ilişkin net pozisyon ve türev finansal araçlara ilişkin net pozisyon bulunur. Her bir döviz cinsi için hesaplanan net kısa pozisyonlar ve net uzun pozisyonlar ayrı ayrı toplanır ve bunlardan mutlak değer olarak büyük olanı mutlak değer olarak net altın pozisyonu ve 5 inci fıkra uyarınca altın gibi dikkate alınması durumunda mutlak değer olarak net KYK pozisyonu toplamı üzerinden yüzde sekiz oranında sermaye yükümlülüğü hesaplanır.
(3) Döviz cinsinden cayılamaz nitelikli gayrinakdi kredilere ilişkin net pozisyonun sermaye yükümlülüğü hesaplamasına dahil edilmesinde, henüz nakde dönüşmemiş yükümlülüğe ilişkin alacak hakkının, gayrinakdi krediyle aynı para cinsinden olması durumunda alacak tutarı, uzun pozisyon olarak dikkate alınır. Bununla beraber alacak hakkının farklı döviz cinsinden olması halinde alacak tutarı kendi döviz cinsinden uzun pozisyon olarak döviz varlıkları arasında gösterilir. Gayrinakdi kredilere ilişkin alacağın uzun pozisyon olarak dikkate alınmasında, alacak hakkının belgelenmesi ya da teminat altına alınmış olması esastır.
(4) Gayrinakdi kredi borçlusunun kredi değerliliği ve ödeme yeteneği Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde belirlenir. Bu şekilde yapılan değerlendirme sonucunda net pozisyon hesaplamasında kullanılacak uzun pozisyon, gayrinakdi kredi müşterisinden doğacak alacak tutarından, varsa pasif hesaplar içerisinde kendisi için ayrılan özel karşılık tutarının çıkarılması ile bulunur.
(5) KYK'larla ilgili pozisyonlara ilişkin net pozisyonun sermaye yükümlülüğü hesaplamasına dahil edilmesinde, bu kuruluşların gerçek döviz pozisyonları dikkate alınmalıdır. Raporlamanın doğruluğunun garanti edildiği durumlarda, bankalar, KYK'lardaki döviz pozisyonları hakkında üçüncü tarafların raporlamasını esas alabilir. Bankanın bir KYK'daki döviz pozisyonları hakkında bilgi sahibi olmaması durumunda, KYK'nın o KYK'nın görev tanımında izin verilen azami sınıra kadar dövize yatırım yaptığı varsayılır. Bu durumda, bankalar, alım satım hesaplarıyla ilgili kur riski için sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında, KYK aracılığıyla yatırım yapılan kaldıraçlı pozisyonlardan kaynaklanabilecek azami dolaylı riski dikkate alır. Bu hesaplama, KYK'da tutulan pozisyonun yatırımın görev tanımından kaynaklanan, KYK'ya konu yatırım kalemlerine ilişkin azami risk tutarıyla orantılı olarak artırılması suretiyle yapılır. KYK için varsayımsal olarak hesaplanan döviz pozisyonu ayrı bir para birimi olarak işlem görür ve bu para birimi için hesaplanacak kur riski yükümlülüğü, altın için yapılan hesaplama yöntemiyle aynı şekilde bulunur. Ancak KYK'nın yatırım talimatının elde edilebilir olması halinde, toplam uzun pozisyonlar tutarı toplam uzun açık döviz pozisyonları tutarına ve toplam kısa pozisyonlar tutarı da toplam kısa açık döviz pozisyonları tutarına ilave edilebilir. Hesaplama öncesinde bu pozisyonlar arasında netleştirme yapılamaz.
(6) Dövize endeksli varlık ve yükümlülükler, net pozisyon hesaplanmasında izlendikleri hesaba bakılmaksızın endekslendikleri döviz cinsinden döviz varlık ve yükümlülükleri olarak gösterilirler.
(7) Bankalar;
a) İkinci fıkra uyarınca yüzde sekiz oranı uygulanacak net döviz, net altın ve KYK pozisyonları toplamı özkaynakların yüzde ikisini,
b) Döviz, altın ve KYK pozisyonlarının tümü dahil, netleştirilmemiş uzun pozisyonlar toplam tutarı ile netleştirilmemiş kısa pozisyonlar toplam tutarından mutlak değer olarak büyük olanın özkaynağının yüzde yüzünü,
geçmemesi kaydıyla, bu oranların sağlandığı döneme ilişkin olarak kur riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamayabilirler.
(8) Özkaynak tutarını geçmemek ve takip edildiği dövizdeki net uzun pozisyonu aşmamak üzere, döviz ve dövize endeksli varlıklar bileşimini içeren yapısal uzun pozisyon tutarı bu Yönetmelikle getirilen kur riski için sermaye yükümlülüğünden muaftır. Söz konusu yapısal uzun pozisyonu oluşturan döviz ve dövize endeksli varlıklar için sermaye yükümlülüğü hesaplanmaz.
(9) Yapısal pozisyon kapsamına girebilecek döviz ve dövize endeksli varlıklar, yapısal pozisyon sayılmanın gerektirdiği nitelikler ve yapısal pozisyona tanınan sermaye yükümlülüğü muafiyetinden yararlanma koşulları Kurulca belirlenir.
Takas riski için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 20 - (1) Bankalar, teslim tarihinde kendilerine teslim edilmemiş menkul kıymet (repo, ters repo ve menkul kıymet ile emtia ödünç işlemlerine konu olanlar hariç olmak üzere), döviz veya emtianın sözleşmedeki fiyatının piyasa fiyatından düşük, teslim tarihinde teslim etmedikleri menkul kıymet, döviz veya emtianın sözleşmedeki fiyatının piyasa fiyatından yüksek olması halinde, söz konusu işlemin alım-satım hesaplarına ilişkin olup olmadığına bakmaksızın takas riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamak zorundadır. Takas riski için sermaye yükümlülüğü, sözleşme fiyatı ile gerçeğe uygun değeri arasındaki farkın mutlak değerinin aşağıdaki tabloda yer alan vadeden sonraki iş günü sayısına göre belirlenmiş oranlardan uygun olanının çarpılması suretiyle bulunur. Gerçekleşmeyen işlemin vade tarihini izleyen ilk dört günü bakımından takas riski için sermaye yükümlülüğü hesaplanmaz.
|
Vadeden Sonraki İş Günü Sayısı |
Oran (% ) |
|
5 ile 15 gün arası |
8 |
|
16 ile 30 gün arası |
50 |
|
31 ile 45 gün arası |
75 |
|
46 ve daha fazla gün |
100 |
(2) Bir banka, menkul kıymetler, döviz veya emtianın bedelini bunları teslim almadan önce ödemişse ya da menkul kıymetler, döviz veya emtiayı bunların bedelini tahsil etmeden önce teslim etmişse ve sınır ötesi işlemlerde, ödeme veya teslimin yapıldığı günden itibaren bir gün veya daha fazla süre geçmişse, aşağıdaki tablo çerçevesinde söz konusu işlemin alım-satım hesaplarına ilişkin olup olmadığına bakmaksızın sermaye yükümlülüğü hesaplamak zorundadır. Sermaye yükümlülüğü hesaplanırken, transfer değeri risk tutarı olarak kabul edilir ve Ek-1'e uygun olarak alacağın tabi olduğu risk ağırlığı uygulanır. Ödemesiz teslim işlemlerinden kaynaklanan cari pozitif yenileme maliyeti önemli düzeyde değilse, bankalar bu risklere yüzde yüz risk ağırlığı uygulayabilir.
|
İşlem Tipi |
Sözleşmenin gerektirdiği ilk ödeme veya teslime kadar |
Sözleşmenin gerektirdiği ilk ödeme veya teslimden, ikinci ödeme veya teslimin dört iş günü sonrasına kadar |
Sözleşmenin gerektirdiği ikinci ödeme veya teslimin beşinci iş gününden itibaren işlemin sona ermesine kadar |
|
Ödemesiz teslim |
Sermaye yükümlülüğü hesaplanmasına gerek yoktur. |
Riske maruz kalındığı kabul edilir ve bir alacak gibi değerlendirilir. |
Transfer değeri ile cari pozitif yenileme maliyeti toplamı özkaynaklardan düşülür. |
(3) Ödeme veya takas sisteminde bütün bir sistemi ilgilendiren bir arıza olması halinde, Kurum, bu sorun giderilene kadar, sermaye yükümlülüğünün birinci ve ikinci fıkralarda belirtildiği gibi hesaplanması koşulunu kaldırmaya yetkilidir. Böyle bir durumda, karşı tarafın takas yükümlülüğünü gerçekleştirememesi, kredi riski çerçevesinde temerrüt sayılmaz.
Karşı taraf kredi riski için sermaye yükümlülüğünün hesaplanması
Madde 21 – (Değişik madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./7. md.)
(1) Bankalar, alım satım hesaplarında yer alan aşağıda sayılan işlemlerden kaynaklanan karşı taraf kredi riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamak zorundadır.
a) Tezgah üstü türev finansal araçlar ve kredi türevleri,
b) Alım satım portföyüne dahil olan menkul kıymet veya emtiaya dayalı menkul kıymet veya emtia ödünç alma ya da verme işlemleri ile repo ve ters repo sözleşmeleri,
c) Kredili menkul kıymet işlemleri,
ç) Takas süresi uzun işlemler.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki işlemler için, risk tutarları ve bunlara ilişkin risk ağırlıklı tutarlar, bu Yönetmeliğin Ek-2’si, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ ile Menkul Kıymetleştirmeye İlişkin Risk Ağırlıklı Tutarların Hesaplanması Hakkında Tebliğe uygun şekilde hesaplanır. Risk ağırlıklı tutarlar hesaplanırken, finansal teminatların etkilerinin dikkate alınmasında, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen basit finansal teminat yöntemi kullanılamaz.
(3) İkinci fıkra kapsamında, alım satım hesaplarında yer alan repo işlemleri ve menkul kıymet veya emtia ödünç alma ya da ödünç verme işlemlerinde, bu Yönetmeliğin Ek-3'ü kapsamında alım satım hesabına dâhil edilebilir nitelikteki tüm finansal araçlar ve emtia Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ kapsamında dikkate alınabilir teminat olarak değerlendirilebilir. Alım satım hesabında takip edilen tezgah üstü türev finansal araçlardan kaynaklanan riskler için, bu hesaba dâhil edilebilir nitelikteki emtia da Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ kapsamında dikkate alınabilir teminat olarak değerlendirilebilir.
(4) Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ kapsamında dikkate alınabilir nitelikte olmayan ancak üçüncü fıkra kapsamında dikkate alınabilir olan finansal araç ve emtianın ödünç verilmesi, satılması veya teminat olarak verilmesi ya da ödünç alınması, satın alınması veya teminat olarak alınması halinde, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen Standart Volatilite Ayarlaması Yaklaşımı kullanan bankalar bu araç ve emtianın volatilite ayarlamalarını, teşkilatlanmış bir borsaya kote edilmiş ana endekslere dahil olmayan hisse senetleri gibi dikkate alırlar.
(5) Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ kapsamında dikkate alınabilir nitelikte olmayan ancak üçüncü fıkra kapsamında dikkate alınabilir olan finansal araç ve emtianın volatilite ayarlamaları, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen İçsel Tahminlere Dayalı Volatilite Ayarlaması Yaklaşımı kullanan bankalarca bu kalemlerin her biri için ayrı ayrı hesaplanır. Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğin 36 ncı maddesi kapsamında İçsel Modeller Yaklaşımının kullanılması için izin alan bankalar, bu yaklaşımı alım satım hesaplarına da uygulayabilir.
(6) İkinci fıkranın uygulanmasında, aşağıdaki şartları taşıyan repo sözleşmelerini ve/veya menkul kıymet veya emtia ödünç alma ya da ödünç verme işlemlerini ve/veya bankaya günlük olarak ilave teminat alma hakkı veren diğer işlemleri içeren özel netleştirme sözleşmeleri çerçevesinde alım satım hesabında ve dışında tutulan pozisyonlar arasında netleştirme yapılabilir.
a) Tüm pozisyonların günlük olarak piyasa fiyatına göre değerlemesinin yapılması,
b) Bu işlemler kapsamında ödünç alınan, devralınan veya teslim alınan kalemlerin Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen finansal teminatların dikkate alınma kriterlerini taşıması.
(7) Sermaye yükümlülüğü, risk ağırlıklı tutar toplamının yüzde sekizine eşittir.
Emtia riski için sermaye yükümlülüğünün standart metot ile hesaplanması
Madde 22 - (1) Bankalar izlendikleri hesaba bakılmaksızın emtiaya dayalı türev finansal araçlar ve emtia için dokuzuncu fıkrada belirtilen basitleştirilmiş yaklaşım veya on ila ondördüncü fıkralarda belirtilen vade merdiveni yaklaşımı çerçevesinde emtia riski için sermaye yükümlülüğü hesaplamak zorundadır. Altın ve altına dayalı türev finansal araçlar için emtia riski hesaplanmaz.
(2) Emtiaya dayalı türev finansal araçlara ve emtiaya ilişkin her bir pozisyon standart ölçüm birimi cinsinden ifade edilir. Her emtiada spot fiyat, TL cinsinden ifade edilir.
(3) Emtiaya dayalı türev finansal araçların ve emtianın kur riski veya faiz oranı riski içermesi durumunda emtia riskine ilaveten, kur riski veya faiz oranı risklerine karşı da sermaye yükümlülüğü hesaplanır.
(4) Emtia riski her bir emtia cinsi üzerinden ayrı ayrı hesaplanır. Emtiaya ilişkin pozisyonun hesabında;
a) Yükümlülüğün yerine getirilmesinde birbirleri yerine kullanılabilen aynı emtianın farklı alt ürünlerindeki pozisyonlar,
b) Son bir yıllık sürede fiyat hareketleri arasındaki korelasyon en az onda dokuz olan ve birbirlerinin ikamesi niteliğindeki benzer emtialara ve bunlara dayalı sözleşmelere ilişkin pozisyonlar
aynı emtiaya ilişkin pozisyon olarak kabul edilir.
(5) Dokuzuncu fıkranın uygulanmasında, bankaların aynı emtiada veya emtiaya dayalı benzer nitelikteki futures sözleşmeleri ile opsiyonların delta eşdeğerlerinin ifade ettiği uzun (kısa) pozisyonlarının kısa (uzun) pozisyonlarından fazla olan kısmı, bankanın her bir emtia için net pozisyonunu ifade eder. Türev finansal araçlardaki pozisyonlar, işleme konu emtiadaki pozisyonlar olarak dikkate alınır.
(6) Münferit emtiaların alım veya satımına yönelik vadeli taahhütler ve emtia futures sözleşmeleri, ölçüm sistemine standart ölçüm birimi cinsinden ve sözleşmede yer alan tutarlar üzerinden dahil edilir ve vade bitimi tarihlerine göre vade belirlenir.
(7) İşlemin bir tarafında sabit bir fiyat, diğer tarafında ise gerçeğe uygun değeri bulunan emtia swapları, on ila ondördüncü fıkralarda belirtilen vade merdiveni yaklaşımı çerçevesinde, her biri swap işlemindeki ödemelerden birine tekabül edecek şekilde, sözleşme tutarına eşit pozisyonlar serisi olarak, on ila ondördüncü fıkralarda yer alan Tabloda vade merdivenine yerleştirilir. Bankanın değişken fiyat karşılığında sabit fiyat ödediği pozisyonlar uzun pozisyon, sabit fiyat karşılığında değişken fiyat ödediği pozisyonlar ise kısa pozisyon olarak dikkate alınır. İki ayağı farklı emtialardan oluşan emtia swap'ları, vade merdiveni yaklaşımında, ilgili satırda gösterilir.
(8) Emtia veya emtia türevleri üzerine yazılan opsiyonların delta eşdeğerlerinin ifade ettiği pozisyonlar, opsiyona konu emtia ve araçlarla aynı olan emtia ve araçlardaki pozisyonlar ile netleştirilebilir.
(9) Basitleştirilmiş yaklaşım çerçevesinde emtia riski için sermaye yükümlülüğü, emtiaya ilişkin net pozisyonun mutlak değerinin emtianın gerçeğe uygun değeri ile çarpılması suretiyle bulunacak değerin yüzde onbeşi ile emtianın uzun ve kısa pozisyonlarının mutlak değerleri toplamının emtianın gerçeğe uygun değeri ile çarpılması suretiyle bulunacak değerin yüzde üçünün toplanması suretiyle hesaplanır.
(10) Vade merdiveni yaklaşımında, bankalarca, her emtia için aşağıdaki Tablo'ya uygun olarak ayrı bir vade merdiveni kullanılır. Emtiaya ilişkin tüm pozisyonlar ile dördüncü fıkra kapsamında aynı emtiaya ilişkin pozisyonlar olarak kabul edilen tüm pozisyonlar uygun vade dilimlerine yerleştirilir. Fiziksel stoklar birinci vade diliminde yer alır.
|
Vade dilimi (1) |
Spread oranı (% ) (2) |
|
≤ 1 ay |
1,50 |
|
> 1 ve ≤ 3 ay |
1,50 |
|
> 3 ve ≤ 6 ay |
1,50 |
|
> 6 ve ≤ 12 ay |
1,50 |
|
> 1 ve ≤ 2 yıl |
1,50 |
|
> 2 ve ≤ 3 yıl |
1,50 |
|
> 3 yıl |
1,50 |
(11) Her bir vade dilimindeki toplam uzun pozisyonlar ile toplam kısa pozisyonlar hesaplanır. Belirli bir vade dilimi içinde kısa pozisyonlarla eşlenen uzun pozisyonların ya da uzun pozisyonlarla eşlenen kısa pozisyonların tutarı, o dilime ilişkin eşlenmiş pozisyondur. Bakiye uzun veya kısa pozisyon ise aynı dilim için eşlenmemiş pozisyondur.
(12) Belirli bir vade dilimi için eşlenmemiş uzun (kısa) pozisyonun bir sonraki vade dilimi için eşlenmemiş kısa (uzun) pozisyonla eşlenen kısmı, bu iki vade dilimi arasında eşlenmiş pozisyondur. Eşlenmemiş uzun veya eşlenmemiş kısa pozisyonların bu şekilde eşlenemeyen kısımları ise eşlenmemiş pozisyonu oluşturur.
(13) Bankanın her bir emtiaya ilişkin sermaye yükümlülüğü, ilgili vade merdiveni üzerinden, aşağıdakilerin toplamı olarak hesaplanır:
a) Eşlenmiş uzun ve kısa pozisyonlar toplamının onuncu fıkrada yer alan Tablo'nun ikinci sütunundaki her vade dilimi için belirtilen spread oranıyla ve emtianın gerçeğe uygun değeriyle çarpılmasıyla bulunan tutar,
b) Bir eşlenmemiş pozisyondaki her vade dilimi için, iki vade dilimi arasındaki eşlenmiş pozisyonun binde altı (taşıma oranı) ve emtianın gerçeğe uygun değeriyle çarpılmasıyla bulunan tutar,
c) Bakiye eşlenmemiş pozisyonların yüzde onbeş (standart oran) ve emtianın gerçeğe uygun değeriyle çarpılmasıyla bulunan tutar.
(14) Bankaların emtia riskine ilişkin toplam sermaye yükümlülüğü, her emtia için hesaplanan sermaye yükümlülükleri toplamına eşittir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Operasyonel Riske Esas Tutarın Hesaplanması
Operasyonel riske esas tutar
Madde 23- (1) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./8. md.) Operasyonel riske esas tutar, Temel Gösterge Yöntemi, Standart Yöntem veya İleri Ölçüm Yaklaşımları ile hesaplanır. Standart Yöntem ile İleri Ölçüm Yaklaşımının kullanılması Kurum iznine tabidir. Operasyonel riske esas tutarın İleri Ölçüm Yaklaşımı ile hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
Temel gösterge yöntemi
Madde 24 - (1) Bankanın son üç yıl itibariyla gerçekleşen yılsonu brüt gelir tutarlarının yüzde onbeşinin ortalamasının onikibuçuk ile çarpılması suretiyle bulunacak değer, operasyonel riske esas tutar olarak dikkate alınır.
(2) Yıllık brüt gelir, Kanunun 37 ve 38 inci maddelerine göre düzenlenen ve 39 uncu maddesi uyarınca ilan edilen finansal raporların gelir tablosunda yer aldığı şekli ile; net faiz gelirlerine, net ücret ve komisyon gelirlerinin, bağlı ortaklık ve iştirak hisseleri dışındaki hisse senetlerinden elde edilen temettü gelirlerinin, ticari kâr/zararın (net) ve diğer faaliyet gelirlerinin eklenmesi, alım satım hesabı dışında izlenen aktiflerin satılmasından elde edilen kar/zarar, olağanüstü gelirler, hesaplama yapan bankanın ana ortağı, bağlı ortaklıkları veya ana ortağının bağlı ortaklıkları veya bu Yönetmelik veya muadili düzenlemelere tabi kuruluşlardan alınan destek hizmeti karşılığı yapılan faaliyet giderleri ve bir bankadan alınan destek hizmeti karşılığı yapılan faaliyet giderleri ve sigortadan tazmin edilen tutarların düşülmesi suretiyle hesaplanır.
(3) İkinci fıkra çerçevesinde hesaplanacak yıllık brüt gelir tutarının negatif ya da sıfır olduğu yıla ilişkin brüt gelir tutarı hesaplamaya dahil edilmeksizin ortalama hesaplanır. Yıllık brüt gelirin negatif veya sıfır olması halinde, ortalama hesaplamasında bu tutar pay ve paydada dikkate alınmaz. Son üç yıl boyunca yıllık brüt gelir tutarının negatif ya da sıfır olması halinde operasyonel riske esas tutar hesaplanmaz.
Standart yöntem ve uygulama kriterleri
Madde 25 - (1) Standart yöntemde operasyonel riske esas tutar, yıllar itibariyle faaliyet kolları bazında bulunacak sermaye yükümlülüğü tutarları toplamının son üç yıllık ortalamasının oniki buçuk ile çarpılması suretiyle bulunur. Yıllar itibariyle faaliyet kolları bazında sermaye yükümlülüğü toplamı, her bir faaliyet koluna ilişkin yıllık brüt gelirin aşağıdaki tabloda yer alan bu faaliyet kollarına karşılık gelen oranlar ile çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin her bir yıl için ayrı ayrı toplanması suretiyle hesaplanır.
|
Faaliyet Kolları |
Faaliyetler |
Oran (% ) |
|
Kurumsal finansman |
Finansal araçlara ilişkin aracılık yüklenimi ve/veya bu kapsamdaki finansal araçlara ilişkin satın alma taahhütleri. Aracılık yüklenimine ilişkin hizmetler. Yatırım danışmanlığı hizmetleri. Sermaye yapısı, endüstriyel strateji ve ilgili diğer konularda şirketlere verilen danışmanlık hizmetleri, şirketlerin satın alınması, devralınması ve birleşme konularında danışmanlık verilmesi ve diğer ilgili hizmetler. Yatırım araştırmaları, finansal analizler ve finansal araçlarla ilgili işlemler hakkında diğer genel danışmanlık hizmetleri. |
18 |
|
Alım satım |
Kendi nam ve hesabına alım satım işlemleri. Aracılık hizmetleri. Bir veya birden fazla finansal araç için alım satım emirlerinin alınması ve iletilmesi hizmeti. Emirlerin müşteriler adına gerçekleştirilmesi. Finansal araçların alım taahhüdü olmadan aracılık yüklenimleri. Çok Taraflı Alım Satım faaliyeti. |
18 |
|
Perakende bankacılık (6 ncı maddede belirtilen perakende alacak sınıfına dahil olma şartlarını taşıyan gerçek kişi ve KOBİ’lerle gerçekleştirilen faaliyetler) |
Mevduat ve katılım fonu kabulü. Borç verme. Finansal kiralama. Garantiler ve taahhütler. Yatırım danışmanlığı hizmetleri. |
12 |
|
Perakende aracılık (6 ncı maddede belirtilen perakende alacak sınıfına dahil olma şartlarını taşıyan gerçek kişi ve KOBİ’lerle gerçekleştirilen faaliyetler) |
Bir veya birden fazla finansal araç için alım satım emirlerinin alınması ve iletilmesi hizmeti. Emirlerin müşteriler adına gerçekleştirilmesi. Finansal araçların alım taahhüdü olmadan aracılık yüklenimleri. |
12 |
|
Ticari bankacılık |
Mevduat ve katılım fonu kabulü. Borç verme. Finansal kiralama. Garantiler ve taahhütler |
15 |
|
Takas ve ödemeler |
Fon transfer hizmetleri. Ödeme araçlarının çıkartılması ve yönetilmesi işlemleri. |
18 |
|
Acente hizmetleri |
Saklama hizmetleri ve nakit/teminat yönetimi gibi hizmetler de dâhil, finansal araçların müşteriler adına muhafazası ve yönetimi hizmetleri. |
15 |
|
Varlık yönetimi |
Portföy yönetimi. KYK yönetimi. Diğer varlık yönetim hizmetleri. |
12 |
(2) Herhangi bir yıla ilişkin faaliyet kolları bazında hesaplanan sermaye yükümlülüğü toplamının negatif olması halinde, yıllar itibariyle faaliyet kolları bazında bulunacak sermaye yükümlülüğü tutarları toplamının üç yıllık ortalamasının hesabında bu yıla ilişkin sermaye yükümlülüğü toplamı sıfır olarak dikkate alınır.
(3) Kurum tarafından bu yöntemin kullanılabilmesine izin verilmesi için aşağıdaki koşulların sağlanması zorunludur;
a) Bankalar, mevcut faaliyet kollarına ve faaliyetlerine ilişkin brüt gelir tutarının standart çerçeveye eşleştirilmesi için belirli politikalar ve kriterler geliştirmeli ve bunları yazılı hale getirmelidir. Bu kriterler, sürekli gözden geçirilmeli ve yeni veya değişen faaliyet kolları, faaliyetler ve riskler için gereken düzenlemeler yapılmalıdır.
b) Bankalar, Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik'te belirtilen operasyonel riske ilişkin sistem ve politikalara ilave olarak, aşağıda sayılan yeterlilik kriterlerine uyumu sağlamalıdır;
1) Bankaların operasyonel riske yönelik yazılı hale getirilmiş bir değerlendirme ve yönetim sistemine sahip olmaları ve bu sistemle ilgili sorumlulukların dağıtılmış olması gerekir. Bankalar, operasyonel risklerini tanımlamalı ve önemli kayıp verileri de dâhil ilgili operasyonel risk verilerini takip etmelidir. Bu sistem, düzenli ve bağımsız gözden geçirmeye tâbi tutulmalıdır.
2) Operasyonel risk değerlendirme sisteminin, bankanın risk yönetim süreçleri ile bütünleştirilmesi gereklidir. Bu sistemin çıktısı, bankanın operasyonel risk profilinin izlenmesi ve kontrol edilmesi sürecinin tamamlayıcı bir parçası olmalıdır.
3) Bankalar, ilgili birimlere operasyonel risk raporları sunan bir yönetim raporlama sistemi oluşturmalıdır. Bankalar, yönetim raporlarında bulunan bilgiler çerçevesinde gerekli tedbirlerin uygulanmasına yönelik prosedürler oluşturmalıdır.
(4) 3 üncü fıkranın (a) bendinde belirtilen faaliyet kollarının eşleştirmesine ilişkin prensipler şunlardır.
a) Tüm faaliyetler, bir faaliyet koluna dahil edilmeyen hiçbir faaliyet kalmaksızın ve hiç bir faaliyet birden fazla faaliyet kolu altına dahil edilmeksizin, faaliyet kollarıyla eşleştirilmelidir.
b) Faaliyet kollarına eşleştirmede güçlük çekilen, ancak bir faaliyetle bağlantılı bir işi ve fonksiyonu temsil eden faaliyetler, söz konusu faaliyetin desteklediği faaliyet koluna tahsis edilmelidir. Bir faaliyetin birden fazla faaliyet kolunu desteklemesi halinde, tarafsız eşleştirme kriterleri kullanılmalıdır.
c) Bir faaliyetin belirli bir faaliyet koluna eşleştirilemediği durumlarda, söz konusu faaliyet en yüksek sermaye yükümlülüğüne yol açan faaliyet koluna eşlenmelidir.
ç) Bankalar, ilgili göstergenin faaliyet kollarına tahsisinde, içsel fiyatlandırma yöntemlerini kullanabilirler. Bir faaliyet kolundan kaynaklanan, ancak farklı bir faaliyet kolu ile ilişkilendirilebilecek olan giderler, maliyetlerin iki faaliyet kolu arasındaki transferine dayanan bir uygulamayla, ilgili oldukları faaliyet koluna tahsis edilebilirler.
d) Operasyonel riske ilişkin sermaye yükümlülüğünün hesaplanması kapsamında faaliyetlerin faaliyet kollarına eşleştirilmesi işlemi, kredi riski ve piyasa riski için kullanılan sınıflamalarla tutarlı olmalıdır.
e) Bankanın yönetici organlarının kontrolü altında yapılan eşleştirme politikası üst yönetimin sorumluluğundadır.
f) Faaliyet kollarına eşleştirme süreci, bağımsız bir gözden geçirmeye tâbi tutulmalıdır.
Standart yöntemde alternatif uygulama
Madde 26 - (1) Standart yöntemde alternatif uygulamanın kullanılması halinde, operasyonel riske esas tutar, 25 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen perakende ve ticari bankacılık faaliyet kollarının her bir yıla ilişkin yıllık brüt gelir rakamları yerine, bu faaliyet kolları kapsamındaki nakit kredi ve diğer alacaklar her bir yıl için yıl sonu bakiyelerinin yüzde üçbuçuğu esas alınmak suretiyle 25 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde hesaplanır. Alım satım hesabı dışında tutulan menkul kıymetler, bu fıkra uygulamasında, ticari bankacılık faaliyet kolu kapsamına giren nakdi kredi ve diğer alacaklar gibi değerlendirilir.
(2) Bu uygulamanın kullanılabilmesi için yapılan izin başvurularına ilişkin değerlendirmede 25 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen kriterler dikkate alınır. İzin başvurusunda bulunulabilmesi için, bankanın son üç yıl itibariyle 24 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak yıllık brüt gelir tutarlarının en az yüzde doksanının perakende ve ticari bankacılık faaliyet kollarından elde edilmiş olması ve perakende ve/veya ticari bankacılık faaliyetlerinin önemli bir kısmının yüksek temerrüt olasılığı düzeyindeki kredilerden oluşması ve alternatif standart yaklaşımın operasyonel riskin değerlendirilmesine yönelik gelişmiş bir temel oluşturması ve bu durumun bağımsız denetim raporu ile belgelendirilmesi zorunludur.
(3) (Ek fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./9. md.) Aşağıdaki koşulların sağlanması kaydıyla, İleri Ölçüm Yaklaşımı, Temel Gösterge Yöntemi ya da Standart Yöntemle birlikte kullanılabilir.
a) Kullanılan yaklaşım ve yöntemlerle bankanın tüm operasyonel riskleri kapsanmalı ve farklı faaliyetleri, coğrafi bölgeleri veya hukuki yapıları kapsamak için kullanılan yöntem Kurumca uygun görülmelidir.
b) Standart Yöntem ve İleri Ölçüm Yaklaşımı ile kapsanacak faaliyetler için sırasıyla 25 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şartlar ile Kurulca belirlenecek şartların sağlanması gerekir.
c) İleri Ölçüm Yaklaşımının uygulamaya geçiş tarihi itibarıyla, operasyonel risklerin önemli bir kısmı İleri Ölçüm Yaklaşımı kapsamında hesaplanıyor olmalıdır.
ç) Kurumca uygun görülecek bir süre zarfında faaliyetlerin tamamına yakınına İleri Ölçüm Yaklaşımının uygulanacağı taahhüt edilmelidir.
(4) (Ek fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./9. md.) Standart Yöntemden, Temel Gösterge Yöntemine; İleri Ölçüm Yaklaşımından, Standart Yöntem ya da Temel Gösterge Yöntemine geçiş Kurumun iznine tabidir. Daha az gelişmiş yaklaşımların kullanılmaya başlanabilmesi, daha düşük sermaye yükümlülüğü hesaplanması amacına yönelik olmaması, bankanın yapısı ve karmaşıklığı açısından gerekli olması ve bankanın ödeme gücü ve operasyonel risklerini etkin şekilde yönetme yeterliliği üzerinde olumsuz etki yaratmaması şartlarına tabidir.
Yöntem ve yaklaşımların birlikte kullanılması ile bunlar arasındaki geçiş(Değişik başlık: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./9. md.)
Madde 27 - (1) Bankalar, Temel Gösterge Yöntemi ile Standart Yöntemi, Standart Yöntem için bir geçiş süresi gerektirebilecek olan, yeni bir şirketin satın alınması ve devralınması gibi istisnai durumlarda, birlikte kullanabilirler.
(2) Temel Gösterge Yöntemi ile Standart Yöntemin birlikte kullanılması, bankanın Kurumca uygun görülecek bir süre zarfında tamamen Standart Yönteme geçeceğini taahhüt etmesi koşuluna bağlıdır.
ÜÇÜNCÜ KISIM: Sermaye Yeterliliği (Değişik ibare: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./10. md.) Oranları ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM: Sermaye Yeterliliği Standart Oranı ve Konsolide Sermaye Yeterliliği Standart Oranı
Sermaye yeterliliği (Değişik ibare: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./10. md.) Oranları
Madde 28- (1) Sermaye yeterliliği standart oranının asgari yüzde sekiz olarak tutturulması ve idame ettirilmesi şarttır.
(2) (Ek fıkra: 05/09/2013-28756 S.R.G. Yön./3. md.) Ana sermaye yeterliliği oranının asgari yüzde altı olarak tutturulması ve idame ettirilmesi şarttır.
(3) (Ek fıkra: 05/09/2013-28756 S.R.G. Yön./3. md.) Çekirdek sermaye yeterliliği oranının asgari yüzde dört buçuk olarak tutturulması ve idame ettirilmesi şarttır.
Konsolide sermaye yeterliliği (Değişik ibare: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./10. md.) Oranları
Madde 29 - (1) Konsolide sermaye yeterliliği standart oranının asgari yüzde sekiz olarak tutturulması ve idame ettirilmesi şarttır.
(2) (Değişik fıkra: 05/09/2013-28756 S.R.G. Yön./4. md.) Konsolide ana sermaye yeterliliği oranının asgari yüzde altı olarak tutturulması ve idame ettirilmesi şarttır.
(3) (Ek fıkra: 05/09/2013-28756 S.R.G. Yön./4. md.) Konsolide çekirdek sermaye yeterliliği oranının asgari yüzde dört buçuk olarak tutturulması ve idame ettirilmesi şarttır.
Bildirim dönemi ve farklılaştırma yetkisi
Madde 30- (1) (Değişik fıkra: 21/03/2014-28948 S.R.G. Yön./1. md.) 28 ve 29 uncu maddelerde yer alan oranlar, Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirtilen özkaynak ve konsolide özkaynak hesaplama dönemleri itibarıyla hesaplanır ve hesaplama dönemini takiben Kurulca belirlenecek sürelerde Kuruma gönderilir.
(2) (Değişik fıkra: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./11. md.) Kurul, bankaların iç sistemleri, aktif ve malî yapıları dikkate alınarak asgari sermaye yeterliliği oranları ile asgari konsolide sermaye yeterliliği oranlarının artırılmasını, banka bazında farklı oranların uygulanmasını ve hesaplama ve gönderilme dönemlerinin farklılaştırılmasını kararlaştırabilir.
İKİNCİ BÖLÜM: Çeşitli ve Son Hükümler
Oransal sınırlara uyumsuzluk
Madde 31 – (Değişik madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./12. md.)
(1) Sermaye yeterliliği oranları ile konsolide sermaye yeterliliği oranlarından herhangi birinin asgari sınırın altına düşmesi halinde, hesaplama döneminden itibaren altı ayı geçmemek üzere Kurulca belirlenecek süre içerisinde asgari oran sınırlarının sağlanması zorunludur.
(2) Yapılacak incelemelerde, bu Yönetmelikle düzenlenen sermaye yeterliliği oranları ile konsolide sermaye yeterliliği oranlarının tutturulmasına yönelik fiktif işlem yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu işlemlere karşılık gelen tutarlar geriye yönelik olarak varlık ve yükümlülüklerden düşülmek suretiyle ilgili döneme ilişkin oranlar yeniden hesaplanır.
Verilen izinlerin iptali
Madde 31/A – (Ek madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./13. md.)
(1) Kurumca yapılan denetimler sonucunda, bu Yönetmelik ve bu Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan düzenlemeler kapsamında izin alınan yaklaşım ve yöntemlerin kullanılabilmesi için aranan şartlara uygunluğun kaybedildiğinin tespit edilmesi halinde, uyumsuzluğun etkisinin önemli düzeyde olmadığının kanıtlanması veya Kurumun uygun göreceği bir süre ve onaylayacağı bir plan dâhilinde söz konusu koşullara uygunluğun yeniden sağlanması gereklidir. Aksi halde verilen izinler iptal edilir.
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
Madde 32 - (1) 1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen Yönetmeliğe yapılan atıflar bu Yönetmeliğe yapılmış sayılır.
Teminat ve risk ağırlığında geçiş süreci
Geçici Madde 1 - (1) Türkiye'deki iş merkezleri veya başka ticari binalara ilişkin gayrimenkul finansal kiralama işlemlerinden doğan ve Ek-1'in 46 ncı fıkrasında sayılan kriterlere uyan riskler için risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında, 31 Aralık 2012 tarihine kadar, Ek-1'in 47 ilâ 48 inci fıkra hükümleri uygulanmaksızın yüzde elli risk ağırlığı uygulanır.
(2) 31 Aralık 2012 tarihine kadar, Ek-1 çerçevesinde vadesi geçmiş bir kredinin teminatlı kısmının belirlenmesinde, Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte belirtilen teminatlar kapsamında olan ancak kredi riskinin azaltımına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek kabul edilebilir teminatlar kapsamında yer almayan teminatlar da kullanılabilir.
Menkul kıymetleştirme pozisyonları için spesifik riske ilişkin sermaye yükümlülüğü için geçiş süreci
Geçici Madde 2 - (1) Bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen hesaplama 31 Aralık 2013 tarihine kadar ağırlıklandırılmış net uzun pozisyonlar ile ağırlıklandırılmış net kısa pozisyonlardan büyük olanı üzerinden gerçekleştirilir. Geçiş sürecinde sözleşmeye konu varlıklara göre ayrıştırılan ağırlıklandırılmış net uzun pozisyonlar ile ağırlıklandırılmış net kısa pozisyonlarının her ikisi de Kuruma raporlanır.
İçsel derecelendirmeye dayalı yaklaşımlar için geçiş süreci
Geçici Madde 3 – (Ek madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./14. md.)
(1) İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşım kullanma izni alan bankalar tarafından, izin tarihini takip eden 3 yıl içerisinde kredi riskine esas tutar olarak,
A: İDD Yaklaşımı kullanım izni alınan alacaklar için İDD Yaklaşımı ile, bunların dışında kalan alacaklar için Standart Yaklaşım ile hesaplanan toplam kredi riskine esas tutarı,
B: Tüm alacaklar için Standart Yaklaşım ile hesaplanan kredi riskine esas tutarı,
C1: İDD Yaklaşımı kullanım izni alan bankalarca Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca çekirdek sermayeden indirilen tutardan, aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katkı sermayeye eklenen genel karşılıklar ile pozitif tutar toplamının çıkarılması suretiyle bulunan tutarı,
C2: Tüm alacaklar için ayrılan genel karşılık tutarının B'nin onbindeyüzyirmibeşine kadar olan kısmını
ifade etmek üzere
Ayarlama Tutarı = [(a×(B×0,08–C2)) – (A×0,08+C1)] × 12,5
formülü ile hesaplanan ayarlama tutarının pozitif olması durumunda, A’ya ilave edilmesi suretiyle bulunan tutar kullanılır. "a" değeri izin alınan tarihi takip eden ilk yıl için yüzde yüz, ikinci yıl için yüzde doksan, üçüncü yıl için yüzde seksen olarak uygulanır.
İleri Ölçüm Yaklaşımları için geçiş süreci
Geçici Madde 4 – (Ek madde: 06/09/2014-29111 S.R.G. Yön./14. md.)
(1) İleri Ölçüm Yaklaşım kullanma izni alan bankalar tarafından hesaplanan operasyonel riske esas tutar, Temel Gösterge Yöntemi ile hesaplanan operasyonel riske esas tutarın izin tarihini takip eden ilk yıl için yüzde yüz, ikinci yıl için yüzde doksan, üçüncü yıl için yüzde sekseninden az olamaz.
Yürürlük
Madde 33 - (1) Bu Yönetmelik 1/7/2012 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 34 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.
RİSK AĞIRLIKLI TUTAR HESAPLAMASINDA KULLANILACAK RİSK AĞIRLIKLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
Risk Ağırlıkları
1. MERKEZİ YÖNETİMLERDEN VEYA MERKEZ BANKALARINDAN ALACAKLAR
1.1 Uygulama
1. 2 ilâ 7 nci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, merkezi yönetimlerden veya merkez bankalarından alacaklara %100 risk ağırlığı uygulanır.
2. Merkezi yönetimler veya merkez bankalarından olan ve yetkili bir kredi derecelendirme kuruluşu tarafından derecelendirilen alacaklar aşağıdaki Tablo’ya göre risk ağırlığına tabi tutulur.
|
Kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Risk ağırlığı (%) |
0 |
20 |
50 |
100 |
100 |
150 |
3. Avrupa Merkez Bankasından alacaklara % 0 risk ağırlığı uygulanır.
4. Türkiye Cumhuriyeti Merkezi Yönetiminden veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan olan ve TL cinsinden düzenlenen ve TL cinsinden geri ödenecek olan alacaklar ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde bulundurulan tüm zorunlu karşılıklara %0 risk ağırlığı uygulanır.
5. Muadil denetleme ve düzenleme yapısına sahip yabancı ülkelerin yetkili otoritelerinin kendi merkezi yönetimine ve merkez bankasına o ülkenin ulusal para birimi cinsinden düzenlenen ve bu para birimiyle geri ödenecek olan alacaklara 1 ve 2 nci fıkralarda belirtilenden daha düşük bir risk ağırlığı uygulamaları halinde, bu alacaklara aynı düşük risk ağırlığı uygulanır.
1.2 İhracat kredi kuruluşlarının kredi derecelendirmelerinin kullanılması
6. Aşağıdaki şartlardan herhangi birinin sağlanması kaydıyla, ihracat kredi kuruluşlarının (İKK) kredi derecelendirmesi Kurulca kabul edilir.
a) OECD'nin "Resmen Desteklenen İhracat Kredilerine İlişkin Kılavuzlar Hakkında Düzenlemesine" katılan İhracat Kredi Kuruluşlarının fikir birliğine dayanan bir risk puanı olması,
b) İhracat Kredi Kuruluşunun yaptığı kredi derecelendirmelerini yayımlaması, OECD'nin kararlaştırdığı yöntemleri uygulaması ve yaptığı kredi derecelendirmesinin, OECD'nin kararlaştırdığı yöntemle tespit edilen sekiz Asgari İhracat Sigorta Primi (AİSP)’nden biriyle eşleştirilmiş olması.
7. Kurulca kabul edilen İKK’lar tarafından yapılan kredi derecelendirmelerine göre alacaklara aşağıdaki tablodaki risk ağırlıkları uygulanır.
|
AİSP |
0 |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
7 |
|
Risk ağırlığı (%) |
0 |
0 |
20 |
50 |
100 |
100 |
100 |
150 |
2. BÖLGESEL VEYA YEREL YÖNETİMLERDEN ALACAKLAR
8. 9, 10 ve 10A fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bölgesel veya yerel yönetimlerden alacaklara uygulanacak risk ağırlıkları banka ve aracı kurumlardan alacaklar ile aynı şartlara tabidir. Uygulanacak risk ağırlıklarının tespitinde, 27 ilâ 30 uncu fıkralarda belirtilen yöntem uygulanır. 29, 30 ve 35 inci fıkralarda bahsi geçen kısa vadeli riskler için öngörülen imtiyazlı uygulama bölgesel veya yerel yönetimlerden alacaklar için kullanılmaz.
9. Yerel yönetimlerin özel gelir yaratma ve toplama yetkileri ile temerrüt riskini azaltıcı etki yapan belirli kurumsal düzenlemelerin mevcudiyeti nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Merkezi Yönetimi ile aralarında risk açısından herhangi bir farkın bulunmadığı durumlarda, yerel yönetimlerden alacaklar merkezi yönetiminden alacaklarla aynı risk ağırlığına tabi tutulur. Kurum, merkezi yönetimler ile aynı risk ağırlığına tâbi tutulacak olan yerel yönetimleri kamuya açıklar.
10. Muadil denetleme ve düzenleme yapısına sahip yabancı ülkelerin yetkili otoriteleri tarafından bölgesel ve yerel yönetimlerden alacakların merkezi yönetimlerinden alacaklar kapsamında değerlendirilmesi durumunda bankaların, söz konusu bölgesel ve yerel yönetimlerden alacakları da aynı uygulamaya tabi tutulur.
10A. 9 ve 10 uncu fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yurt içindeki yerel yönetimlerden TL cinsinden düzenlenen ve TL cinsinden geri ödenecek olan alacaklar %20 risk ağırlığına tabi tutulur.
3. İDARİ BİRİMLERDEN VE TİCARİ OLMAYAN GİRİŞİMLERDEN ALACAKLAR
3.1.Uygulama
11. 12 ilâ 17 nci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, idari birimlerden ve ticari olmayan girişimlerden alacaklara %100 risk ağırlığı uygulanır.
3.2 Kamu kuruluşlarından alacaklar
12. 13 ilâ 17 nci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kamu kuruluşlarından alacaklara %100 risk ağırlığı uygulanır.
13. Bankalar bu alacaklar için 16 ve 17 nci fıkra hükümlerini esas alarak risk ağırlığını belirler. Kamu kuruluşu bazında ve Türkiye Cumhuriyeti Merkezi Yönetimi tarafından verilen bir garantinin mevcudiyetinden dolayı risklilik açısından herhangi bir fark bulunmadığına Kurulca karar verilenlerden olan alacaklar, merkezi yönetimden alacaklar ile aynı uygulamaya tâbi tutulur.
14. Muadil denetleme ve düzenleme yapısına sahip yabancı ülkelerin yetkili otoritelerinin kamu kuruluşlarından olan alacakları o ülkenin merkezi yönetiminden alacaklar ile aynı uygulamaya tabi tutması halinde, bankaların söz konusu kamu kuruluşlarından alacaklarına aynı risk ağırlığı uygulanır.
15. Muadil denetleme ve düzenleme yapısına sahip yabancı ülkelerin yetkili otoriteleri tarafından kamu kuruluşlarından olan alacakların bankalar ve aracı kurumlardan alacaklar kapsamında değerlendirilmesi durumunda, bankaların bu kuruluşlardan olan alacakları aynı uygulamaya tabi tutulur.
3.3 Merkezi Yönetime Uygulanan Risk Ağırlığına Dayalı Yöntem
16. Kamu kuruluşlarından alacaklara, bunların kurulu bulunduğu ülkenin merkezi yönetiminden alacaklarına uygulanan ve aşağıdaki tabloda belirtilen risk ağırlıklarına tekabül eden risk ağırlıkları uygulanır.
|
Merkezi yönetime uygulanan kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Alacağa uygulanacak risk ağırlığı (%) |
20 |
50 |
100 |
100 |
100 |
150 |
17. Kurulu bulunduğu ülkenin merkezi yönetimi derecelendirilmeyen kamu kuruluşlarından olan alacaklar %100’den fazla risk ağırlığına tabi tutulmaz.
4. ÇOK TARAFLI KALKINMA BANKALARINDAN ALACAKLAR
4.1. Kapsam
18. Bu Ek kapsamında, Amerika Ülkeleri Yatırım Kurumu (Inter-American Investment Corporation), Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası (Black Sea Trade and Development Bank) ve Orta Amerika Ekonomik Bütünleşme Bankası (Central American Bank for Economic Integration) çok taraflı kalkınma bankası olarak kabul edilir.
4.2. Uygulama
19. 20 ilâ 22 nci fıkraların hükümleri saklı kalmak şartıyla, çok taraflı kalkınma bankalarından alacaklar, 27 ilâ 30 uncu fıkra hükümlerine uygun olarak, bankalar ve aracı kurumlardan alacaklarla aynı uygulamaya tâbi tutulur.
20. 29, 30 ve 35 inci fıkralarda bahsi geçen kısa vadeli riskler için imtiyazlı uygulama bu alacaklara uygulanmaz.
21. Aşağıda sayılan çok taraflı kalkınma bankalarından alacaklar %0 risk ağırlığına tabidir:
a) Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (International Bank for Reconstruction and Development),
b) Uluslararası Finans Kurumu (International Finance Corporation),
c) Amerika Ülkeleri Kalkınma Bankası (Inter-American Development Bank),
ç) Asya Kalkınma Bankası Asian Development Bank),
d) Afrika Kalkınma Bankası (African Development Bank),
e) Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (Council of Europe Development Bank),
f) Kuzey Avrupa Yatırım Bankası (Nordic Investment Bank),
g) Karayipler Kalkınma Bankası (Caribbean Development Bank),
ğ) Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction nd Development),
h) Avrupa Yatırım Bankası (European Investment Bank),
ı) Avrupa Yatırım Fonu (European Investment Fund),
i) Çok Taraflı Yatırım Garantisi Kurumu (Multilateral Investment Guarantee Agency),
j) İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank),
k) Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve Kalkınma Bankası (ECOBank-ECO Trade and Development Bank),
l) Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası (Black Sea Trade and Development Bank).
22. Avrupa Yatırım Fonuna taahhüt edilen sermayenin ödenmemiş kısmına %20 risk ağırlığı uygulanır.
5.ULUSLARARASI TEŞKİLATLARDAN ALACAKLAR
23. Aşağıda sayılan uluslararası teşkilatlardan alacaklar %0 risk ağırlığına tabidir:
a) Avrupa Birliği,
b) Uluslararası Para Fonu,
c) Uluslararası Ödemeler Bankası.
6. BANKALARDAN VE ARACI KURUMLARDAN ALACAKLAR
6.1. Uygulama
24. Bankalar ve aracı kurumlardan alacaklara uygulanacak risk ağırlıklarının tespitinde 27 ilâ 30 uncu fıkralarda belirtilen yöntem uygulanır.
25. 24 ilâ 37 nci fıkraların diğer hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kurum tarafından yetkilendirilen ve denetlenen diğer finansal kuruluşlardan olan alacaklar bankalardan alacaklar ile aynı risk ağırlığına tabidir.
6.2. Derecelendirilmemiş bankalar ve aracı kurumlardan alacaklara uygulanan risk ağırlığı tabanı
26. İkinci bölüm fıkra 14 ve 15’te yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla derecelendirilmemiş bankalar ve aracı kurumlardan alacaklara, bunların kurulu olduğu ülkenin merkezi yönetiminden alacaklar için uygulanandan daha düşük bir risk ağırlığı uygulanmaz.
6.3 Kredi derecelendirmesine dayalı yöntem
27. Yetkilendirilmiş bir KDK tarafından derecelendirilen bankalar ve aracı kurumlardan olan kalan vadesi üç aydan fazla alacaklar için, uzun vadeli kredi dereceledirmesi esas alınarak aşağıdaki tabloda yer alan risk ağırlıkları kullanılır.
|
Kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Risk ağırlığı (%) |
20 |
50 |
50 |
100 |
100 |
150 |
28. Derecelendirilmemiş bankalar ve aracı kurumlardan alacaklara 26 ncı fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla %50 risk ağırlığı uygulanır.
29. Yetkilendirilmiş bir KDK tarafından derecelendirilen bankalar ve aracı kurumlardan olan kalan vadesi üç ay veya daha kısa alacaklar için, uzun vadeli kredi derecelendirmesi esas alınarak aşağıdaki tabloda yer alan risk ağırlıkları kullanılır.
|
Kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Risk ağırlığı (%) |
20 |
20 |
20 |
50 |
50 |
150 |
30. 26 ncı fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla, derecelendirilmemiş bankalar ve aracı kurumlardan olan kalan vadesi üç ay veya daha kısa alacaklara %20 risk ağırlığı uygulanır.
6.4 Kısa vadeli kredi derecelendirmelerine ilişkin hususlar
31. Kısa vadeli kredi derecelendirmelerinin 27 ilâ 30 uncu fıkralarda belirtilen yöntem kapsamında dikkate alınmasına ilişkin hususlar aşağıda yer almaktadır.
32. Kısa vadeli bir alacak için alacağa özgü kısa vadeli bir derecelendirmenin mevcut olmadığı durumlarda, kısa vadeli alacaklar için 29 uncu fıkrada yer alan uygulama bankalar ve aracı kurumlardan kalan vadesi üç aya kadar olan tüm alacaklar için geçerlidir.
33. Kısa vadeli bir alacak için alacağa özgü kısa vadeli bir derecelendirmenin mevcut olduğu durumda, bu derecelendirme 29 uncu fıkrada yer alan uygulamadan daha düşük veya eş düzeyde bir risk ağırlığının uygulanmasını gerektiriyorsa sadece söz konusu derecelendirilmiş alacağa o alacağa ilişkin 64 üncü fıkrada yer alan tablo dikkate alınarak kısa vadeli kredi derecelendirmesine tekabül eden risk ağırlığı uygulanır ve bu alacaklar 64 üncü fıkranın ilgili olduğu risk sınıfı içerisinde izlenir. Diğer tüm kalan vadesi üç aya kadar olan kısa vadeli alacaklar için 29 uncu fıkrada yer alan uygulama geçerlidir.
34. Kısa vadeli bir alacak için alacağa özgü kısa vadeli bir derecelendirmenin mevcut olduğu durumda, 64 üncü fıkrada yer alan tablo dikkate alınarak, bu derecelendirme 29 uncu fıkrada yer alan uygulamadan daha yüksek düzeyde bir risk ağırlığının uygulanmasını gerektiriyorsa, söz konusu derecelendirilmiş alacak da dahil diğer tüm kalan vadesi üç aya kadar olan derecelendirilmemiş kısa vadeli alacaklar için derecelendirilmiş alacağa ilişkin 64 üncü fıkrada yer alan tablo dikkate alınarak kısa vadeli kredi derecelendirmesine tekabül eden aynı risk ağırlığı uygulanır ve bu alacaklar 64 üncü fıkranın ilgili olduğu risk sınıfı içerisinde izlenir.
6.5. Borçlunun ulusal para birimi cinsinden kullandırılan kısa vadeli alacaklar
35. 27 ilâ 30 uncu fıkralarda belirtilen yöntem kapsamında, bankalar ve aracı kurumlardan kalan vadesi 3 ay veya daha kısa olan, ulusal para birimi cinsinden düzenlenen ve bu para birimiyle geri ödenecek olan alacaklara, merkezi yönetimden alacaklara uygulanan ve 4 ve 5 inci fıkralarda tanımlanan avantajlı risk ağırlığından bir kategori yüksek risk ağırlığı uygulanır.
36. Kalan vadesi 3 ay veya daha kısa olan, ulusal para birimi cinsinden düzenlenen ve bu para birimiyle geri ödenecek olan alacaklara uygulanabilecek en düşük risk ağırlığı %20’dir.
6.6. Bankaların ve aracı kurumların ihraç ettiği hisse senetleri veya kullandırılan sermaye benzeri borç niteliğini haiz alacaklar
37. Bankaların ve aracı kurumların ihraç ettiği hisse senetleri veya bunlara kullandırılan sermaye benzeri borç niteliğini haiz alacaklar, Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik uyarınca özkaynaklardan düşülmemeleri halinde % 100 risk ağırlığına tabi tutulur.
7. KURUMSAL ALACAKLAR
7.1 Uygulama
38. Kurumsal alacaklar için, aşağıdaki tabloda yer alan risk ağırlıkları kullanılır.
|
Kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Risk ağırlığı (%) |
20 |
50 |
100 |
100 |
150 |
150 |
39. İkinci bölüm fıkra 14 ve 15’te yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla derecelendirilmemiş kurumsal alacaklar için, merkezi yönetimden alacaklara uygulanan risk ağırlığı ile % 100 risk ağırlığından yüksek olanı uygulanır.
8. PERAKENDE ALACAKLAR
40. (Değişik:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer) Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında sayılan kriterlere uygun olan alacaklardan; kredi kartı vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan kredilerin kalan vadesi 1 aydan (bu ay hariç) 6 aya kadar (bu ay dahil) olan taksit ödemeleri tutarları %100, diğerleri %75 risk ağırlığına tabi tutulur.
9. GAYRİMENKUL İPOTEĞİYLE TEMİNATLANDIRILMIŞ ALACAKLAR
41. 43 ilâ 54 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak ve 3. dereceyi aşmamak kaydıyla, bir gayrimenkul üzerinde tesis edilen ipotekle tamamı veya bir kısmı teminatlandırılan alacakların teminatlandırılmış kısmı % 100 risk ağırlığına tabi tutulur.
42. Gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılmış alacaklarda alacağın teminatlı kısmı, ilgili alacak tutarını, ipotek tutarını ve gayrimenkul değerini geçemez. İpoteğin yabancı para cinsinden olması halinde, ipotek tutarları, sermaye yeterliliği oranının hesaplandığı dönemin son iş günü itibariyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca açıklanan kur esas alınarak bulunur ve teminatlı kısım ve tam teminatlı kısım hesaplamasında, başkaları adına tesis edilmiş olan yabancı para cinsinden ipotek tutarları içinde aynı esas uygulanır.
9.1 İkamet amaçlı gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan alacaklar
43. Malik gerçek veya tüzel kişinin ya da intifa hakkı sahibinin ikamet ettiği veya edeceği ya da kiraya verdiği veya vereceği inşa halindekiler dahil ikamet amaçlı gayrimenkullerin tümü üzerinde tesis edilen ipotekle tamamı veya bir kısmı teminatlandırılan alacakların tam teminatlı kısımlarına % 50 risk ağırlığı uygulanır. Bu fıkra uygulamasında, inşa halindeki ikamet amaçlı gayrimenkuller için kat irtifakı alınmış tapular üzerine alınan arsa ipotekleri aranır.
44. Bankanın kiralayan olduğu ve kiracının satın alma opsiyonuna sahip olduğu bankanın mülkiyetindeki ikamet amaçlı gayrimenkul ipoteğiyle teminatlandırılan finansal kiralama alacaklarının tam teminatlı kısımlarına % 50 risk ağırlığı uygulanır.
45. 43 ve 44 üncü fıkralarda yer alan uygulamada Kurum tarafından, aşağıdaki hususlar ile kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek gayrimenkul teminatıyla ilgili hususların yerine getirilmesi şartı aranır.
a) Gayrimenkulün değerini ve borçlunun performansını birlikte etkileyen makroekonomik faktörler haricinde, teminata konu gayrimenkulün değerinin borçlunun kredi değerliliğine önemli ölçüde bağlı olmaması gerekir.
b) İlgili borcun geri ödemeleri esasen teminata konu gayrimenkul veya projenin performansına değil, borçlunun diğer kaynaklardan geri ödeme kapasitesine bağlı olmalıdır. Borcun geri ödemesi, teminat olarak gösterilen gayrimenkulün yarattığı nakit akışına önemli ölçüde bağlı olmamalıdır.
c) Gayrimenkulün değerinin en fazla %75’i kadar olan alacak tutarı tam teminatlı kısım olarak dikkate alınır. Tesis edilen ipoteğin 1. dereceden olması durumunda gayrimenkul değerinin en fazla %75’i kadar olan alacak tutarı tam teminatlı kısım olarak dikkate alınır. Tesis edilen ipoteğin 2. veya 3. dereceden olması durumunda bu ipoteklerin, gayrimenkulün değerinin en fazla %75’ine kadar olan kısmından kendisinden daha öncelikli boş veya başka taraflar lehine tesis edilmiş ipotek tutarları düşüldükten sonra kalan tutarın bu 2. veya 3. derece ipotekle teminatlandırılan kısmının 2/3’ü tam teminatlı kabul edilir.
9.2 Ticari gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan alacaklar
46. Ticari gayrimenkuller üzerinde tesis edilen ipotekle tamamı veya bir kısmı teminatlandırılan alacakların tam teminatlı kısımlarına % 50 risk ağırlığı uygulanır.
47. Bankanın kiralayan olduğu ve kiracının satın alma opsiyonuna sahip olduğu bankanın mülkiyetindeki ticari gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan finansal kiralama alacaklarının tam teminatlı kısımlarına % 50 risk ağırlığı uygulanır.
48. 46 ve 47 nci fıkralarda belirtilen uygulamada, Kurum tarafından, aşağıdaki hususlar ile, kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek gayrimenkul teminatıyla ilgili hususların yerine getirilmesi şartı aranır.
a) Gayrimenkulün değerini ve borçlunun performansını birlikte etkileyen makroekonomik faktörler haricinde, teminata konu gayrimenkulün değerinin borçlunun kredi değerliliğine önemli ölçüde bağlı olmaması gerekir.
b) İlgili kredinin, geri ödemeleri esasen teminata konu gayrimenkul veya projenin performansına değil, borçlunun diğer kaynaklarının geri ödeme kapasitesine bağlı olmalıdır. Kredinin geri ödemesi, teminat olarak gösterilen gayrimenkulün yarattığı nakit akışına önemli ölçüde bağlı olmamalıdır.
49. Gayrimenkulün değerinin en fazla aşağıdaki iki kriterden birine göre hesaplanan sınıra kadar olan alacak tutarı tam teminatlı kısım olarak dikkate alınır ve %50 risk ağırlığı uygulanır. Tesis edilen ipoteğin 1. dereceden olması durumunda sınırın tamamına kadar olan alacak tutarı tam teminatlı kısım olarak dikkate alınır. Tesis edilen ipoteğin 2. veya 3. dereceden olması durumunda bu ipoteklerin, gayrimenkulün değerinin en fazla bu sınıra kadar olan kısmından kendisinden daha öncelikli boş veya başka taraflar lehine tesis edilmiş ipotek tutarları düşüldükten sonra kalan tutarın bu 2. veya 3. derece ipotekle teminatlandırılan kısmının 2/3’ü tam teminatlı kabul edilir.
a) Gayrimenkulün gerçeğe uygun değerinin % 50’si ya da,
b) Gayrimenkulün gerçeğe uygun değerinin % 50’si veya ipotek teminatlı kredi değerinin % 60’ından düşük olanı.
50. Kredinin 49 uncu fıkrada belirtilen kısmını aşan bölümüne % 100 risk ağırlığı uygulanır.
51. Mutabakat zaptı imzalanmış diğer ülke otoritelerinin 46 ve 47 nci fıkralarda belirtilen yetkiyi kullanmış olduğu hallerde, avantajlı risk ağırlığı uygulanır.
52. Ticari gayrimenkul piyasasında gözlemlenen takibe dönüşüm oranlarının aşağıda belirtilen sınırları aşmaması halinde, tümüyle söz konusu gayrimenkuller üzerinde tesis edilen ipoteklerle tam teminatlandırılan krediler için 48 inci fıkranın (b) bendindeki koşul aranmaz.
a) Gerçeğe uygun değerinin % 50’sine kadar (ya da daha düşük ise, ipotek teminatlı kredi değerinin % 60’ına kadar olan bölümünün) ticari gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan kredilerden kaynaklanan takip tutarlarının, herhangi bir yıl içerisinde ticari gayrimenkul ipoteğiyle teminatlandırılan kredilerin tümünün toplamına oranının % 0,3’ünü geçmemesi gerekir,
b) Ticari gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan kredilerden kaynaklanan takip tutarlarının, herhangi bir yıl içerisinde ticari gayrimenkul ipoteğiyle teminatlandırılan kredilerin tümünün toplamına oranının % 0,5’ini geçmemesi gerekir.
53. Belirli bir yıl içinde 52 nci fıkrada belirtilen sınırlardan birine uyulmaması halinde, 52 nci fıkra hükümlerini uygulama hakkı kaybedilecek ve 52 nci fıkrada belirtilen kriterler yerine getirilene kadar 48 inci fıkranın (b) bendinde belirtilen hüküm uygulanacaktır.
54. Mutabakat zaptı imzalanmış diğer ülke otoritelerinin 52 nci fıkrada belirtilen yetkiyi kullanmış olduğu hallerde, avantajlı risk ağırlığı uygulanır.
10.TAHSİLİ GECİKMİŞ ALACAKLAR
55. 56 ilâ 58 inci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ana paranın veya faizin veya her ikisinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren doksan günden fazla geciken alacaklara %150 risk ağırlığı uygulanır. Bunlardan tutarı 1.000 TL’yi aşanların teminatsız kısmının özel karşılık ayrıldıktan sonraki tutarına;
a) Özel karşılıkların kredinin teminatsız kısmına özel karşılık ayrılmadan önceki tutarına oranının %20’den az olması halinde, %150,
b) Özel karşılıkların kredinin teminatsız kısmına özel karşılık ayrılmadan önceki tutarına oranının %20 veya fazla olması halinde, %100,
risk ağırlığı uygulanır.
56. Tahsili gecikmiş alacakların teminatlı kısımlarının belirlenmesinde kredi riskinin azaltımında kullanılabilecek teminat ve garantiler dikkate alınır.
57. 43 ilâ 45 inci fıkralarda belirtilen alacaklardan, ana parası veya faizi veya her ikisi vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren doksan günden fazla gecikenlerin karşılık ayrıldıktan sonra bulunacak tutarına uygulanacak risk ağırlığı %100’dür. Kredi için ayrılan özel karşılıkların özel karşılık ayrılmadan önceki tutarına oranının %20 veya fazla olması halinde, kredilerin özel karşılık ayrıldıktan sonraki tutarına % 50 risk ağırlığı uygulanır.
58. 46 ilâ 54 üncü fıkralarında belirtilen alacaklardan, anapara veya faizi veya her ikisi vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren doksan günden fazla gecikenler % 100 risk ağırlığına tabidir.
11. KURULCA RİSKİ YÜKSEK OLARAK BELİRLENEN ALACAKLAR
59. (Değişik birinci cümle:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer) Aşağıda %150, %200 ve %250 risk ağırlığına tabi tutulan alacaklar ile Kurul tarafından risk ağırlığı %150’ye veya daha fazlasına çıkarılan alacaklar ve bu Ek’te yer alan hükümler çerçevesinde risk ağırlığı %150 veya daha fazla olan alacaklar yüksek riskli alacaklar olarak kabul edilir ve bu sınıfta izlenir.
a) %150 risk ağırlığına tabi alacaklar
1) (Mülga:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer)
2) (Değişik:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer) Konut kredileri ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar.
3) Sermaye Piyasası mevzuatı ile muadil yabancı ülke düzenlemeleri uyarınca tanımlanan risk sermayesi ve girişim sermayesi yatırımları,
4) Tahsili gecikmemiş ancak donuk alacak olarak sınıflandırılmış tüm alacaklar.
b) %200 risk ağırlığı tabi alacaklar
1) (Değişik:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer) Kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan kredilerin kalan vadesi 6 aydan (bu ay hariç) 12 aya kadar (bu ay dahil) olan taksit ödemeleri tutarı,
2) (Değişik:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer) Konut kredileri ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar.
c) (Ek:RG-8/10/2013-28789 Mükerrer) %250 risk ağırlığı tabi alacaklar
1) Kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan kredilerin kalan vadesi 12 ayı aşan taksit ödemeleri tutarı,
60. Tahsili gecikmemiş olan yüksek riskli alacaklara özel karşılık ayrılması durumunda:
a) Özel karşılıklar, brüt alacak tutarının (özel karşılıklarla birlikte) en az % 20’si oranında ise, % 100 risk ağırlığı,
b) Özel karşılıklar, brüt alacak tutarının (özel karşılıklarla birlikte) en az % 50’si oranında ise, % 50 risk ağırlığı
uygulanır.
12. İPOTEK TEMİNATLI MENKUL KIYMETLER
61. İpotek teminatlı menkul kıymetler, bunları ihraç eden bankadan alacaklarla ilişkilendirilerek aşağıda belirtilen şekilde risk ağırlığına tabi tutulur.
a) Bankalardan alacaklara %20 risk ağırlığı uygulandığı durumlarda, ipotek teminatlı menkul kıymetlere %10 risk ağırlığı uygulanır,
b) Bankalardan alacaklara %50 risk ağırlığı uygulandığı durumlarda, ipotek teminatlı menkul kıymetlere %20 risk ağırlığı uygulanır,
c) Bankalardan alacaklara %100 risk ağırlığı uygulandığı durumlarda, ipotek teminatlı menkul kıymetlere %50 risk ağırlığı uygulanır,
ç) Bankalardan alacaklara %150 risk ağırlığı uygulandığı durumlarda, ipotek teminatlı menkul kıymetlere %100 risk ağırlığı uygulanır.
62. Bankaların gayrimenkul ipoteğiyle korunan menkul kıymetleri ipotek teminatlı menkul kıymet olarak dikkate alabilmesi için Kurulca belirlenecek kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek gayrimenkul teminatına ilişkin asgari dikkate alınma şartları ve değerleme ilkelerinin sağlanması şarttır.
13. MENKUL KIYMETLEŞTİRME POZİSYONLARI
63. Menkul kıymetleştirme pozisyonlarının tabi olduğu risk ağırlıkların tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca belirlenen usul ve esaslar dikkate alınır.
14. KISA VADELİ KREDİ DERECELENDİRMESİ BULUNAN BANKALAR VE ARACI KURUMLARDAN OLAN ALACAKLAR İLE KURUMSAL ALACAKLAR
64. Alacağa özel kısa vadeli bir kredi derecelendirmesi bulunan 27 ilâ 30 uncu fıkra hükümlerinin uygulandığı bankalar ve aracı kuruluşlardan olan alacaklar ile kurumsal alacaklar için, söz konusu derecelendirme dikkate alınarak aşağıdaki Tabloda yer alan risk ağırlıkları kullanılır.
|
Kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Risk ağırlığı (%) |
20 |
50 |
100 |
150 |
150 |
150 |
15. KOLEKTİF YATIRIM KURULUŞU NİTELİĞİNDEKİ YATIRIMLAR
65. 66 ilâ 71 inci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kolektif yatırım kuruluşu (KYK) niteliğindeki yatırımlar %100 risk ağırlığına tabi tutulur.
66. Yetkilendirilmiş bir KDK tarafından derecelendirilen KYK niteliğindeki yatırımlar için, aşağıdaki Tabloda yer alan risk ağırlıkları uygulanır.
|
Kredi kalitesi kademesi |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
|
Risk ağırlığı (%) |
20 |
50 |
100 |
100 |
150 |
150 |
67. Kurulca bir KYK niteliğindeki yatırımın yüksek risk taşıdığı kanaatine ulaşılması durumunda bu yatırımlar %150 risk ağırlığına tabi tutulur.
68. Bankalar aşağıda yer alan şartların gerçekleşmesi durumunda KYK niteliğindeki yatırımların risk ağırlığını 69 ilâ 71 inci fıkralarda belirtilen hükümler çerçevesinde tespit edebilir.
a) KYK'nın sermaye piyasası mevzuatındakine denk bir denetime tâbi olan bir şirket tarafından yönetilmesi ve Kurum ve ilgili ülkenin denetim otoritesi arasında yeterli işbirliğinin bulunması gerekir.
b) KYK'nın kuruluş sözleşmesi veya dengi dokümanlarda aşağıdaki hususlara yer verilmesi gerekir.
i) KYK'nın yatırım yapma yetkisine sahip olduğu varlık kategorileri,
ii) Yatırım limitlerinin uygulandığı durumlarda, ilgili limitler ve bunların hesaplanmasında kullanılan metodolojiler,
c) KYK'nın raporlama dönemi içindeki faaliyetleri ve gelirleri ile aktif ve pasifleri hakkında değerlendirme yapılabilmesine yönelik olarak, KYK'nın işi ve faaliyet sonuçları asgari yılda bir kere raporlanmalıdır.
69. Yönetilen fon veya portföyü oluşturan varlıklar hakkında tümüyle bilgi sahibi olunması halinde, bankalar kredi riski standart yaklaşımı çerçevesinde ortalama risk ağırlığının hesaplanmasında söz konusu varlıkları esas alabilir.
70. Yönetilen fon veya portföyü oluşturan varlıklar hakkında tümüyle bilgi sahibi olunmaması halinde, bankalarca ortalama risk ağırlığının hesaplanmasında; KYK'nın, kuruluş sözleşmesinde belirtilen sınırlamalar dahilinde azami toplam yatırım limitine ulaşana kadar, en yüksek sermaye yükümlülüğü gerektiren varlık sınıflarından başlayarak yatırım yapıldığı varsayılır.
71. Hesaplama ve raporun doğruluğunun teyit edilmesi şartıyla, 69 ve 70 inci fıkralarda açıklanan yöntemler çerçevesinde KYK için risk ağırlığının hesaplanması ve rapor edilmesinde üçüncü şahıslardan faydalanılabilinir.
16.DİĞER ALACAKLAR
16.1 Uygulama
72. Maddi duran varlıklara %100 risk ağırlığı uygulanır.
73. Bankalar karşı tarafı tespit edilemeyen peşin ödenmiş giderleri ve tahakkuk etmiş gelirleri %100 risk ağırlığına tabi tutar.
74. Satın alınan çekler, yoldaki paralar ve vadesi gelmiş menkul kıymetler (%20’den daha yüksek risk ağırlığı uygulananlar) %20, nakit ve nakit benzeri kalemler %0 risk ağırlığına tabi tutulur.
75. Özkaynaklardan düşülmeyen hisse senetleri ve benzeri yatırımlar en az %100 risk ağırlığına tabi tutulur.
76. Banka kasalarında tutulan külçe altınlar veya altın deposu hesapları %0 risk ağırlığına tabi tutulur.
77. Banka aktif değerleri ile ilgili geri alım taahhüdüyle yapılan satış işlemleri ve vadeli aktif değerler alım taahhütleri için, işlemin karşı taraflarına uygulanan risk ağırlığı yerine işlem konusu varlıklara uygulanan risk ağırlığı uygulanır.
78. Riski bankaya ait olmayan, bankanın sadece aracılık faaliyeti yaptığı fon kaynaklı krediler %0 risk ağırlığına tabi tutulur.
79. Bir bankanın belli bir alacak grubu için söz konusu grupta gerçekleşecek ‘n’inci temerrüt olayının ödeme şartını tetikleyeceği ve bu ödeme güçlüğü halinin sözleşmeyi feshedeceği koşullar çerçevesinde bir kredi koruması sağladığı ve söz konusu işlem için yetkili bir KDK tarafından yapılan bir bağımsız kredi derecelendirmesinin mevcut olduğu durumlarda, Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek usul ve esaslarda öngörülen risk ağırlıkları uygulanır. İşlemin yetkili bir KDK tarafından derecelendirilmediği durumlar için risk ağırlığı, sepete dahil edilen kredilerden n-1 tanesinin risk ağırlıkları hariç tutularak kalan kredilerin risk ağırlıklarının %1250’yi geçmeyecek şekilde toplanması suretiyle bulunur. İşlemin yetkili bir KDK tarafından derecelendirilip derecelendirilmediğine bakılmaksızın yukarıda açıklanan yöntemlerden uygun olanı kullanılarak bulunan risk ağırlığı, sözleşmeyle sağlanan korumanın nominal tutarıyla çarpılarak risk ağırlıklı varlık tutarı bulunur. Söz konusu toplama işlemine dahil edilmeyen n-1 kredinin belirlenmesinde, en düşük risk ağırlıklı tutara sahip olan kredilerin dikkate alınması esastır.
80. Finansal kiralama alacakları için risk tutarı iskonto edilmiş asgari kiralama ödemelerinden oluşur. Asgari kiralama ödemeleri, kiralama sözleşmesi süresince, kiralacının yapmak zorunda olduğu ya da yapmak zorunda tutulabileceği ödemeler ve kalan değeri alma opsiyonu (kullanım olasılığı yüksek olan opsiyon) anlamına gelir. Yönetmeliğin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde tanınan koruma sağlayıcılarda ve dikkate alınan garantilerde aranan koşulları sağlayan garanti edilmiş kalan değerler de asgari kiralama ödemelerine dahil edilir. Bu alacaklar, Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer alan alacak sınıflarından ilgili olanında izlenir. Alacağın, kiralanan varlığın kalan değeri olduğu durumlarda risk ağırlıklı tutar aşağıdaki şekilde hesaplanır;
1/t * 100 % * risk tutarı
t, kiralama sözleşmesinin vadesine kalan yaklaşık yıl (6 aydan fazla süreler yıla tamamlanır) sayısı ile 1’den büyük olanıdır.
İKİNCİ BÖLÜM
KDK'ların Kredi Derecelendirmelerinin Risk Ağırlıklarının Tespiti İçin Kullanılması
1.UYGULAMA
1. Bankalar, uygulanacak risk ağırlıklarının tespiti için bir veya birden fazla yetkili KDK tayin edebilir ve tayin ettiği KDK’ların isimlerini Risk Merkezi’ne iletir.
2. Yetkili bir KDK’nın kredi derecelendirmelerini belirli bir sınıftaki kalemler için kullanmaya karar veren bir banka, o sınıfa ait olan tüm kredi riskleri için birinci fıkrada belirtilen Risk Merkezi’nden elde ettiği ilgili kredi derecelendirmelerini tutarlı ve istikrarlı bir şekilde kullanır.
3. Yetkili bir KDK’nın yaptığı kredi derecelendirmelerini kullanmaya karar veren bir banka, bu kredi derecelendirmelerini zaman içinde tutarlı bir şekilde, devamlı ve kesintisiz olarak kullanır.
4. Bir banka, bir derecelendirme notunu sadece, notun ilgili müşterinin bankaya olan anapara ve faiz ödemelerinin tamamını geri ödeyebilme kapasitesini temsil etmesi halinde kullanır.
5. Derecelendirilmiş bir kalem için tayin edilen KDK’ların sadece birinden kredi derecelendirmesinin bulunması halinde, o kalemin risk ağırlığının tespitinde ilgili kredi derecelendirmesi kullanılır.
6. Derecelendirilmiş bir kalem için tayin edilen iki KDK tarafından belirlenen kredi derecelendirmelerinin farklı risk ağırlıklarına tekabül etmesi halinde, yüksek olan risk ağırlığı uygulanır.
7. Derecelendirilmiş bir kalem için tayin edilen ikiden fazla KDK tarafından belirlenen kredi derecelendirmelerinin farklı risk ağırlıklarına tekabül etmesi halinde, en düşük iki risk ağırlığından yüksek olanı kullanılır. Her iki ağırlığın eşit olması durumunda bu ağırlık uygulanılır.
2.MENKUL KIYMET İHRAÇÇISININ VE İHRACIN DERECELENDİRİLMESİ
8. Alacağa özgü bir derecelendirme yapılmışsa, o alacağa uygulanacak risk ağırlığının tespitinde ilgili kredi derecelendirmesi kullanılır.
9.Alacağın ihraç derecesinin olmadığı durumlarda, aşağıdaki genel ilkeler uygulanır:
a) Söz konusu alacak için; borçlunun yükümlülük altında girdiği başka bir alacak için bir derecelendirme yapılmışsa, fakat bankanın alacağı, ilgili derecelendirilmiş alacağa yapılmış bir yatırım değilse, derecelendirilmiş alacağın sahip olduğu yüksek kaliteli kredi derecesi (derecelendirilmemiş bir alacağa uygulanan risk ağırlığından daha düşük bir risk ağırlığına eşlenen bir kredi derecesi), bankanın derecelendirilmemiş olan bu alacağına, ancak bu alacak borçlunun derecelendirilmiş diğer alacağına göre her bakımdan eşit sırada veya daha üstün olduğu takdirde uygulanabilir. Eşit sırada veya daha üstün değilse, ilgili derece kullanılamaz ve bu alacak diğer derecelendirilmemiş alacaklara ilişkin risk ağırlığına tâbi tutulur.
b) İhraççıya ait bir derece mevcutsa, bu derece ihraççının ihraç ettiği teminatsız olan tüm birinci sıra ihraçlarına uygulanır. Sonuç olarak, yüksek kaliteli ihraççı derecesinden sadece o ihraççıdan olan birinci sıra ihraçlar itibariyle istifade edilebilir. Yüksek derecelendirme notu bulunan bir ihraççıdan olan diğer derecelendirilmemiş ihraçlar ise derecelendirilmemiş alacak sayılacaklardır.
c) İhraççının ve/veya tek bir ihracın düşük kaliteli bir dereceye (derecelendirilmemiş alacaklara uygulanan risk ağırlığına eşit veya daha yüksek bir risk ağırlığına eşlenen kredi dereceleri) tâbi olduğu durumlarda, aynı ihraççıdan olan derecelendirilmemiş bir ihraç, söz konusu düşük kaliteli kredi derecesine uygulanan ile aynı risk ağırlığına tâbi tutulacaktır.
10. 8 ve 9 uncu fıkra hükümleri, Birinci Bölüm’ün 59 ve 60 ıncı fıkraları hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
11. Bir şirket için yapılan bağımsız kredi derecelendirmesi, aralarındaki ilişki ne olursa olsun başka bir şirkete uygulanacak risk ağırlığının tespitinde kullanılamaz.
3. KISA VADELİ KREDİ DERECELENDİRMELERİ
12. Kısa vadeli alacakların derecelendirmeleri, sadece bankalara ve aracı kurumlara kullandırılan krediler ile kurumsal kredilerden oluşan kısa vadeli varlıklar ve bilânço dışı kalemler için kullanılır.
13. Kısa vadeli alacakların derecelendirmesi, sadece ilgili kalem için kullanılır.
14. 13 üncü fıkranın istisnası olarak kısa vadeli derecelendirilmiş alacağa %150 risk ağırlığı uygulandığı takdirde, uzun veya kısa vadeli olup olmadığına bakılmaksızın aynı borçludan kaynaklanan tüm derecelendirilmemiş teminatsız kredi risklerine de %150 risk ağırlığı uygulanır.
15. 13 üncü fıkranın istisnası olarak kısa vadeli derecelendirilmiş bir alacağa %50 risk ağırlığı uygulandığı takdirde, derecelendirilmemiş kısa vadeli kredi risklerinin hiç birine %100’ün altında bir risk ağırlığı uygulanmaz.
4.ULUSAL VE YABANCI PARA BİRİMİ CİNSİNDEN KALEMLER
16. Borçlunun ulusal para cinsinden bir varlığına ilişkin kredi derecelendirmesi, aynı borçlunun yabancı para cinsinden başka bir varlığının risk ağırlığını belirlemek amacıyla kullanılamaz.
BİRİNCİ BÖLÜM
Tanımlar
İşlem türleri
1. Takas süresi uzun işlemler; menkul kıymet veya dövizin nakit veya diğer bir finansal araç karşılığında tesliminin taahhüt edildiği ve sözleşmede belirlenmiş takas veya teslim tarihi, işlemin yapıldığı tarihten beş iş gününden sonraki bir tarih ya da piyasa standartları daha kısa bir takas süresi öngörüyorsa söz konusu piyasa standardından daha sonraki bir tarih olarak belirlenmiş işlemleri ifade eder.
2. Kredili menkul kıymet işlemleri; menkul kıymetlerin satın alınması, satılması, pozisyon olarak tutulması veya alım satım işlemleri için kredi açılması işlemlerini ifade eder. Kredili menkul kıymet işlemleri, menkul kıymetlerin teminat olarak kullanılması yoluyla açılan diğer kredileri kapsamaz.
3. Türev finansal araç; Yönetmeliğin 5 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen araçlar ile alım satım hesabı kapsamında yer alan ve kredi riskinin transferini sağlayan türev araçları kapsar.
Netleştirme ve riskten korunma grupları ve ilgili tanımlar
4. Netleştirme grubu; tek bir karşı tarafla yapılan, yasal bağlayıcılığı bulunan iki taraflı netleştirme sözleşmesine konu olan ve Altıncı Bölüm ile Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslar kapsamında netleştirme işlemi uygulanabilen işlem grubunu ifade eder. Altıncı Bölüme göre tanınan kanunen icra edilebilir iki taraflı netleştirme sözleşmesine tâbi olmayan işlemler, her işlem bazında ayrı birer netleştirme grubu olarak kabul edilir. Beşinci Bölümde belirtilen yöntem çerçevesinde, her bir netleştirme grubunun simule edilmiş negatif gerçeğe uygun değeri BRT hesaplamasında sıfır olarak belirlenmişse, aynı karşı tarafla yapılan bütün netleştirme grupları tek bir netleştirme grubu olarak değerlendirilir.
5. Risk pozisyonu; Dördüncü Bölümde tanımlanan Standart Yöntemde bir işlem için kullanılan ve önceden seçilmiş/kararlaştırılmış bir yönteme göre belirlenen risk tutarını ifade eder.
6. Riskten korunma grubu; Dördüncü Bölüm kapsamında, risk tutarlarının belirlenmesinde bir netleştirme grubu içinde yer alan işlemlerle ilgili farklı risk pozisyonlarının oluşturduğu grubu ifade eder.
7. Marj sözleşmesi; İşlemin bir tarafının üstlendiği riskin önceden belirlenmiş bir seviyeyi aşması halinde, söz konusu tarafa işlemin diğer tarafından teminat isteme hakkını veren ve yasal geçerliliği bulunan sözleşmeyi ifade eder.
8. Marj eşiği, aşıldığında bir tarafa teminat isteme hakkını doğuran en yüksek risk tutarını ifade eder.
9. Riskin marj süresi; temerrüt halinde, netleştirme grubunu da içeren teminatların en son el değiştirmesi ile temerrüde düşen karşı tarafa ilişkin pozisyonun kapatıldığı ve bundan kaynaklanan piyasa riskinin tekrar korumaya konu edildiği tarihe kadar geçen süreyi ifade eder.
10. İçsel model yönteminde vadesi bir yıldan uzun olan bir netleştirme grubu için efektif vade; netleştirme grubunda işlemin vadeye kadar oluşması beklenen nakit akışlarının risksiz faiz oranıyla iskonto edilmiş tutarının, bir netleştirme grubunda bir yıllık sürede oluşması beklenen nakit akışlarının risksiz faiz oranıyla iskonto edilmiş tutarına bölünmesiyle bulunacak oranı ifade eder. Vadesi bir yılın altındaki işlemler için efektif vade, beklenen nakit akışı yerine efektif beklenen nakit akışları esas alınmak suretiyle yenileme riskini yansıtacak şekilde hesaplanabilir.
11. Çapraz ürün netleştirmesi; farklı türdeki işlemlerin bu Ek’te açıklanan çapraz ürün netleştirme kurallarına göre aynı netleştirme grubuna dahil edilmesini ifade eder.
12. Cari piyasa değeri; bu Ek’in Dördüncü Bölümü çerçevesinde, karşı tarafla yapılan netleştirme grubu içindeki işlemlerin net gerçeğe uygun değerini ifade eder. Cari piyasa değerinin hesaplanmasında hem pozitif hem de negatif gerçeğe uygun değerler kullanılır.
Risk ölçümleri ve ayarlamaları
13. Cari risk tutarı; karşı tarafın iflası halinde tahsilatta bulunulamayacağı varsayımıyla, karşı tarafın temerrüde düşmesi halinde kaybedilecek bir netleştirme grubuna dahil işlem veya işlemlerin gerçeğe uygun değerini ifade eder. Gerçeğe uygun değerinin negatif olması halinde cari risk tutarı sıfır kabul edilir.
14. Azami risk tutarı; netleştirme grubu içindeki en uzun vadeli işlemin vadesinden önce belirli bir tarihte risk tutarlarının dağılımındaki %95 veya % 99 gibi yüksek bir yüzdelik dilime tekabül eden tutarı ifade eder.
15. Beklenen risk tutarı (BRT); Netleştirme grubundaki en uzun vadeli işlemin vadesinden önce belirli bir tarihte risk tutarlarının dağılımının ortalamasını ifade eder.
16. Efektif beklenen risk tutarı (EBRT); hesaplamanın yapıldığı tarihte ya da daha önceki bir tarihte gerçekleşen maksimum beklenen risk tutarını ifade eder. Diğer bir deyişle EBRT, belirli bir tarih için, o tarihte beklenen risk tutarı ya da bir önceki tarihe ait efektif beklenen risk tutarından büyük olanıdır.
17. Beklenen pozitif risk tutarı (BPRT); ağırlıkların münferit beklenen risk tutarının belli bir zaman aralığı içinde temsil ettiği orana göre belirlendiği, beklenen risk tutarlarının zaman içindeki ağırlıklı ortalamasını ifade eder. Asgari sermaye yükümlülüğü hesaplanırken, birinci yıl için ya da netleştirme grubu içindeki tüm sözleşmelerin vadesinin bir yıldan kısa olması halinde, netleştirme grubu içindeki en uzun vadeli sözleşmenin vade süresi boyunca bu ortalama alınır.
18. Efektif beklenen pozitif risk tutarı (EBPRT); ağırlıkların münferit beklenen risk tutarının belli bir zaman aralığı içinde temsil ettiği orana göre belirlendiği, birinci yıl için ya da netleştirme grubu içindeki tüm sözleşmelerin vadesinin bir yıldan kısa olması halinde netleştirme grubu içindeki en uzun vadeli sözleşmenin vade süresi boyunca, efektif beklenen risk tutarlarının zaman içindeki ağırlıklı ortalamasını ifade eder.
Karşı taraf kredi riskiyle bağlantılı riskler
19. Yenileme riski; sürekli olarak yenilenmek suretiyle devam ettirilmesi beklenen işlemlerin beklenen pozitif risk tutarının gerçek değerinden düşük tahmin edilmesini ifade eder. Gelecekte yapılacak işlemlerin yarattığı ilave risk tutarı, BPRT hesaplamasına dahil değildir.
20. Spesifik ters eğilim riski; yapılan işlemin niteliği nedeniyle risk tutarı ile karşı tarafın TO’su arasında pozitif korelasyon olduğu zaman ortaya çıkan riski ifade eder. Karşı tarafın TO’sunun yüksek olduğu hallerde gelecekteki risk tutarının da yükseleceğinin beklenmesi durumunda banka spesifik ters eğilim riskine maruz kalmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kullanılacak Yöntemin Seçimi
1. (1) Bu bölümün 2 ilâ 7 nci fıkraları çerçevesinde, bankalar, türev finansal araçlara ilişkin risk tutarlarını, Üç ilâ Beşinci Bölümlerde belirtilen yöntemlerden birini kullanarak belirler.
(2) Ana ortaklık banka ve konsolidasyon kapsamındaki ortaklıklardan her hangi biri, Üç ilâ Beşinci Bölümlerde belirtilen yöntemlerden birini diğer ortaklıkların kullandığı yöntemden bağımsız bir şekilde daimi olarak kullanabilir. Ancak, ortaklıklardan herhangi biri kendi içinde söz konusu yöntemlerden bir kaçını aynı anda kullanamaz. Dördüncü Bölümün 19 uncu fıkrasında belirtilen durumlar için Üç ve Dördüncü Bölümlerde belirtilen yöntemlerden birini kullanan ortaklıklar, söz konusu yöntemleri birlikte kullanabilir..
2. Kurumdan izin alınması koşuluyla, bankalar aşağıda sayılan işlem ve sözleşmelere ilişkin risk tutarının belirlenmesinde, Beşinci Bölümde tanımlanan İçsel Model Yaklaşımlarını kullanabilir.
a) Türev finansal araçlar,
b) Repo işlemleri,
c) Menkul kıymet veya emtia ödünç işlemleri,
ç) Kredili menkul kıymet işlemleri,
d) Uzun süreli takas işlemleri.
3. Alım satım hesapları dışında bir kalem ya da karşı taraf kredi riskine maruz bir tutar için kredi türevleriyle koruma sağlanması halinde, koruma sağlanan varlığa ilişkin sermaye yükümlülüğü, Yönetmeliğin 7 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslarda fonlanmamış kredi korumaları için öngörülen risk ağırlı tutar hesaplaması ve bu hesaplamada kullanılacak vade uyumsuzluğuna ilişkin hükümler esas alınarak hesaplanabilir. İlgili kredi türevleri ile alım satım hesaplarındaki dahili riskten koruma kapsamındaki dikkate alınabilir kredi türevleri için karşı taraf kredi riskiyle ilgili risk tutarı sıfır olarak dikkate alınır. Ancak, alım satım hesapları dışında izlenen ve alım satım hesapları dışındaki kalemler ya da karşı taraf kredi riskine maruz tutarlar için koruma sağlamak üzere satın alınan ve kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde kabul edilebilir olan tüm kredi türevleri için karşı taraf kredi riskine ilişkin sermaye yükümlülüğü hesaplanması bankaların ihtiyarındadır. Bu ihtiyar ancak sürekli olarak kullanılabilir.
4. Bankanın koruma satıcısı olduğu ve alım satım hesaplarında izlemediği kredi temerrüt swapları bankaca sağlanan bir kredi koruması olarak değerlendirilip koruma sağlanan tutar üzerinden kredi riski sermaye yükümlülüğüne tâbi tutulduğunda söz konu swaplar için hesaplanacak karşı taraf kredi riskine ilişkin risk tutarı sıfır olarak dikkate alınır.
5. Üç ilâ Beşinci Bölümlerde tanımlanan tüm yöntemlerde, belirli bir karşı tarafa ilişkin risk tutarı, o karşı tarafla olan her bir netleştirme grubu için hesaplanan risk tutarlarının toplamına eşittir.
6. Merkezi bir takas kurumuyla yapılan henüz ödemesi gerçekleşmemiş ve takas kurumunca reddedilmemiş olan türev sözleşmeler, repo işlemleri, menkul kıymet veya emtia ödünç işlemleri, uzun süreli takas işlemleri ve kredili menkul kıymet işlemlerine ilişkin karşı taraf kredi riski için risk tutarı "sıfır" olarak dikkate alınır. Ayrıca, merkezi bir takas kurumuyla yapılan türev sözleşmeler, repo işlemleri, menkul kıymet ödünç işlemleri, uzun süreli takas işlemleri ve kredili menkul kıymet işlemleri veya Kurumca tespit edilecek diğer işlemlerde merkezi takas kurumundan kaynaklanan kredi riskine ilişkin risk tutarı da "sıfır" olarak uygulanır. Merkezi takas kurumu ile yapılan işlemler kendi düzenlemeleri çerçevesinde günlük olarak tam teminatlandırmaya tabi olmalıdır.
7. Uzun süreli takas işlemlerinden kaynaklanan risklerin belirlenmesinde; tezgah üstü türev ve repo işlemleri, menkul kıymet veya emtia ödünç işlemleri ile kredili menkul kıymet işlemleri için seçilen yöntemler dikkate alınmaksızın, Üç ilâ Beşinci Bölümlerde tanımlanan yöntemlerden herhangi birisi kullanılabilir.
8. Üçüncü Bölümde belirtilen yöntemin kullanılması için sözleşmede yazılı olan tutarın, sözleşme nedeniyle maruz kalınan riski yeterince yansıtması sağlanır.Bu amaçla, örneğin, sözleşmede nakit akışlarında bir artış öngörüldüğü hallerde, bu artışın, o sözleşmenin risk yapısı üzerindeki yansıması sözleşmede yazılı olan tutarın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Gerçeğe Uygun Değerine Göre Değerleme Yöntemi
1. Sözleşmelerin gerçeğe uygun değerine göre değerlemesi ile, pozitif değere sahip sözleşmelerin yenileme maliyetleri elde edilir.
2. Sadece yenileme maliyetinin hesaplanacağı tek döviz cinsinden değişken/ değişken faiz oranı swap işlemleri hariç tüm diğer işlemler için potansiyel kredi risk tutarının hesaplanmasında sözleşme tutarları veya işleme konu olan tutarlar, aşağıdaki tabloda gösterilen oranlarla çarpılır:
a) Tabloda gösterilen beş kategoriden birine girmeyen sözleşmeler, kıymetli madenler hariç emtialarla ilgili sözleşmeler gibi işlem görür.
b) Çoklu anapara değişimi öngören sözleşmeler için, ilgili oranlar, sözleşmeye göre yapılacak olan kalan ödemelerin sayısıyla çarpılır.
c) Belirli tarihlerde sözleşmenin gerçeğe uygun değeri sıfır olacak şekilde kalan vadesi yeniden ayarlanan ve belirli ödeme tarihlerinden sonra bakiye tasfiye edilecek şekilde yapılandırılan sözleşmeler için dikkate alınacak olan vadeye kalan süre, gelecek yeniden ayarlama tarihine kadar olan süreye eşittir. Ancak, bu kriterlere uyan ve kalan vadesi bir yıldan fazla olan faiz oranı sözleşmelerinde, dikkate alınacak olan vadesi 1 yıldan kısa olsa dahi, katsayı %0,5'den daha düşük olamaz.
|
Vadeye kalan süre |
Faiz oranı sözleşmeleri (%) |
Döviz kurları ve altınla ilgili sözleşmeler (%) |
Hisse senetleriyle ilgili sözleşmeler (%) |
Kıymetli madenlerle ilgili sözleşmeler (%) |
Kıymetli madenler hariç emtialarla ilgili sözleşmeler (%) |
|
Bir yıl veya daha kısa |
0 |
1 |
6 |
7 |
10 |
|
Bir yıldan uzun, beş yılı aşmayan |
0,5 |
5 |
8 |
7 |
12 |
|
Beş yıldan daha uzun |
1,5 |
7,5 |
10 |
8 |
15 |
3. Alım satım hesaplarında yer alan kredi türevlerinden sadece toplam getiri swabı ile kredi temerrüt swabı için potansiyel kredi riski tutarı hesaplanır. Kredi temerrüt swaplarında, potansiyel kredi riski tutarına ilişkin hesaplama sadece koruma alıcısı olunması halinde yapılır ancak, sözleşmede koruma alıcısının iflası halinde swap işleminin sona ereceğini öngören hüküm bulunması halinde koruma satıcısı da potansiyel kredi riski tutarı hesaplar ve bu durumda koruma satıcısının potansiyel kredi riski tutarı, koruma alıcısı tarafından henüz ödenmemiş olan prim tutarını geçemez. Potansiyel kredi riski tutarı, sözleşmenin nominal tutarının, referans varlığın Yönetmeliğin 13 üncü maddesi uygulaması bakımından nitelikli araç olarak kabul edilen bir varlık olması halinde % 5, diğer hallerde % 10 oranı ile çarpılması suretiyle elde edilir. İkiden fazla referans varlık içeren ve ödeme şartının, gerçekleşecek ödemeyi gerektirir olaylardan belli bir sıradakine karşılık gelen referans varlık için uygulanmasını öngören kredi türevlerinde potansiyel kredi riski tutarı hesaplamasına esas alınacak referans varlık olarak, referans varlıkların kredi kalitesine göre yapılacak sıralamada ödeme şartının bağlandığı sıraya tekabül edeni alınır. Referans varlığın kredi kalitesi sıralaması düşükten yükseğe doğru yapılır.
4. Yenileme maliyeti ve potansiyel kredi riski tutarının toplamı, risk tutarını verir. 3 üncü fıkra uygulamasına konu kredi temerrüt swaplarında koruma satıcısı açısından, bu tutarın ödenmemiş prim alacaklarını aşan kısmı dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Standart Yöntem
1. Standart Yöntem (SY), sadece tezgah üstü türev finansal araçlar ve uzun süreli takas işlemleri için kullanılabilir. Risk tutarı, her netleştirme grubu için teminatların etkisi dikkate alındıktan sonraki tutarlar üzerinden ve;
CPD= Bir karşı tarafla netleştirme grubu kapsamına giren işlemlerin teminatlar dikkate alınmadan önceki cari piyasa değerini,
CTD= Alınan teminatın gerçeğe uygun değerini,
i= işlemin dizin numarasını,
l= teminatın dizin numarasını,
j= riskten koruma grubunun kategori dizin numarasını (Bu riskten koruma grupları, ters yönlü pozisyonlarla mahsup edilerek risk tutarına esas teşkil edecek net risk pozisyonun hesaplanmalarında kullanılan risk faktörlerine tekabül eder),
İRPij = j koruma grubuyla ilgili i işleminden kaynaklanan risk pozisyonunu;
TRPlj = j koruma grubuyla ilgili l teminatından kaynaklanan risk pozisyonunu;
KKRKj = j koruma grubuyla ilgili olarak 18 nci fıkradaki Tabloda gösterilen karşı taraf kredi riski katsayısını;
ß = 1,4’ü
ifade etmek üzere aşağıdaki formül kullanılarak ayrıca hesaplanır.
Risk Tutarı = ß*max (CPD – CTD; )
Yukarıdaki formülde yer alan CPD ve CTD değerleri;
CPDi:: i işleminin cari piyasa değerini ifade eder.
CTDl = l inci teminatın gerçeğe uygun değerini
i= işlemin dizin numarasını,
l= teminatın dizin numarasını,
ifade etmek üzere, aşağıdaki denklemler vasıtasıyla hesaplanır.
CPD =
CTD =
Karşı taraftan alınan teminatın işareti pozitif; karşı tarafa verilen teminatın işareti ise negatiftir.
Bu yöntem için tanınan teminat türleri, Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslarda öngörülecek kabul edilebilir ilave teminatlar ve Yönetmeliğin 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası çerçevesinde kabul edilen teminatlarla sınırlıdır.
2. Karşı tarafça yapılacak ödeme karşılığında bir finansal varlığın devrini içeren doğrusal risk profiline sahip tezgah üstü türev finansal araçlara ilişkin işlemlerde ödeme kısmı, ödeme ayağı olarak kabul edilir. Karşılıklı ödeme yapılmasını öngören işlemler, iki ödeme ayağından oluşur. Ödeme ayakları, sözleşme tutarı dahil, teminatlar dikkate alınmaksızın sözleşme ile kararlaştırılan brüt tutarlardan oluşur. Bankalar, aşağıda belirtilen hesaplamalara, kalan vadesi bir yıldan kısa olan ödeme ayaklarından kaynaklanan faiz oranı riskini dahil etmeyebilir. Bankalar, faiz oranı swap işlemleri gibi, aynı döviz cinsi üzerinden düzenlenmiş iki ödeme ayağından oluşan işlemleri toplulaştırılmış tek bir işlem olarak değerlendirebilir. Ödeme ayakları için öngörülen uygulama, toplulaştırılmış işleme uygulanır.
3. Doğrusal risk profiline sahip hisse senetleri (hisse senedi endeksleri dahil) veya emtialar (altın ve diğer kıymetli madenler dahil) üzerine yapılan işlemler; ilgili hisse senedinde (veya hisse senedi endeksinde) veya emtiada (altın ve diğer kıymetli madenler dahil) bir risk pozisyonu ve ödeme ayağı için bir faiz oranı pozisyonu ile eşleştirilir. Yabancı para birimi cinsinden ödeme ayakları ek olarak, ilgili döviz cinsinden bir risk pozisyonu ile de eşleştirilir.
4. Doğrusal risk profiline sahip bir borçlanma aracı üzerine yapılan işlemler; borçlanma aracı için bir faiz oranı pozisyonu ve ödeme ayağı için başka bir faiz oranı pozisyonu ile eşleştirilir. Vadeli döviz işlemleri de dahil, karşılıklı ödeme yapılmasını öngören doğrusal risk profiline sahip olan işlemler; ödeme ayaklarının her biri için bir faiz oranı pozisyonu ile eşleştirilir. Yabancı para birimi cinsinden borçlanma araçları, ilgili döviz cinsinden bir risk pozisyonu ile eşleştirilir. Yapılacak ödeme yabancı para birimi cinsinden ise, o ödeme ayağı da ilgili döviz cinsinden bir risk pozisyonu ile eşleştirilir. Yabancı para baz swap işlemleri için risk tutarı sıfırdır.
5. Doğrusal risk profiline sahip işlemden kaynaklanan risk pozisyonlarının büyüklüğü, işleme konu finansal araçların sözleşmede gösterilen tutarının (borçlanma araçları hariç, emtia dahil) Türk parası karşılığıdır ve bu karşılık piyasa fiyatının miktarla çarpılmasıyla hesaplanır.
6. Borçlanma araçları ve ödeme ayakları için risk pozisyonlarının tutarı; borçlanma aracının veya ödeme ayağının kalan brüt ödemelerinin (sözleşmede gösterilen tutar dahil) Türk parası karşılığının borçlanma aracının veya ödeme ayağının düzeltilmiş ortalama vadesiyle çarpılması yoluyla hesaplanır.
7. Kredi temerrüt swaplarından kaynaklanan risk pozisyonlarının tutarı; referans borçlanma aracının sözleşmede gösterilen tutarının kredi temerrüt swap işleminin kalan vadesiyle çarpılması yoluyla hesaplanan değere eşittir.
8. Borçlanma araçları üzerine yapılanlar hariç opsiyonlar ve swap üzerine yapılan opsiyon işlemi (swaption) gibi doğrusal olmayan risk profiline sahip tezgah üstü türev finansal araçlardan kaynaklanan risk pozisyonlarının büyüklüğü; işleme konu finansal araçların delta eşdeğerine eşittir.
9. Borçlanma araçları veya bir ödeme ayağı üzerine yapılan opsiyonlar ve swaption işlemleri gibi doğrusal olmayan risk profiline sahip tezgah üstü türev finansal araçlardan kaynaklanan risk pozisyonlarının büyüklüğü; finansal varlığın veya ödeme ayağının delta eşdeğerinin, borçlanma aracı veya ödeme ayağının düzeltilmiş ortalama vadesiyle çarpılması yoluyla hesaplanan değere eşittir.
10. Risk pozisyonlarının tespitinde, alınan teminat, bir türev sözleşmesi kapsamında vadesi bugün olan bir alacak (uzun pozisyon), verilen teminat ise bir türev sözleşmesi kapsamında vadesi bugün olan bir yükümlülük olarak (kısa pozisyon) dikkate alınır.
11. Bankalarca, bir risk pozisyonunun büyüklük ve yönünü tespit etmek amacıyla borçlanma araçları dışındaki tüm araçlar için; efektif sözleşmede yazan tutar ya da sözleşme tutarının delta eşdeğeri, borçlanma araçları ve tüm işlemlerin ödeme ayağı için ise efektif sözleşme tutarının düzeltilmiş ortalama vadeyle çarpımı ya da sözleşme tutarının delta eşdeğerinin düzeltilmiş ortalama vadeyle çarpımı sonucu bulunacak değerler kullanılır. Bu uygulama sözleşme tutarının delta eşdeğeri ve sözleşme tutarının delta eşdeğerinin düzeltilmiş ortalama vadeyle çarpımı için aşağıdaki formüller kullanılır:
Sözleşme tutarının delta eşdeğeri =
Sözleşme tutarının delta eşdeğerinin düzeltilmiş ortalama vadeyle çarpımı =
Yukarıdaki formüllerde:
Fref : İşleme konu finansal aracın referans para birimi cinsinden fiyatını,
D: Finansal aracın değeri (bir opsiyonun değeri o opsiyonun fiyatıdır; doğrusal risk profilline sahip işlemlerin değeri işleme konu varlığın değeridir),
d: İşleme konu varlığın D ile aynı para birimi cinsinden fiyatı,
r: Faiz oranı
ifade eder.
D referans para biriminden başka bir para birimi cinsinden türevlerin referans para birimine çevrilmesi gerekir.
12. Risk pozisyonları, riskten koruma gruplarına dağıtılır. Her riskten koruma grubu için, elde edilen risk pozisyonları toplamının mutlak değerini ifade eden net risk pozisyonu birinci paragrafta geçen terimler çerçevesinde aşağıdaki formül aracılığıyla bulunur.
│ ∑ İRPij - ∑ TRPlj │
13. Karşı taraftan teminat olarak alınan mevduatlardan, Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan tabloya göre %1,60 veya daha düşük oranda bir sermaye yükümlülüğünün uygulandığı pozisyonlar ile ödeme ayaklarından ve borçlanma araçlarından doğan faiz oranı riskleri için yapılacak ayrımda her bir döviz cinsi için yer alan altı riskten koruma grubu aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Riskten koruma grupları, vade ve referans faiz oranları kriterlerinin bir kombinasyonu olarak tanımlanmıştır.
|
|
Kamu kaynaklı referans alınan faiz oranları |
Kamu dışı kaynaklı referans alınan faiz oranları |
|
Vade |
1 yıldan az |
1 yıldan az |
|
Vade |
1 - 5 yıl |
1 - 5 yıl |
|
Vade |
5 yıldan fazla |
5 yıldan fazla |
14. Faiz oranının, genel piyasa faiz oranı seviyesini temsil eden bir referans faiz oranı ile ilişkilendirilenler ile işleme konu borçlanma araçlarından veya ödeme ayaklarından kaynaklanan faiz oranı risk pozisyonları için, kalan vade, faiz oranının bir sonraki yenilenme tarihine kadar olan döneme eşittir. Diğer tüm hallerde vade, işleme konu olan borçlanma aracının kalan vadesine ya da bir ödeme ayağında işlemin kalan vadesine eşittir.
15. Kredi temerrüt swabına konu olan bir referans borçlanma aracının, her bir ihraççısına ait tek bir riskten koruma grubu vardır. N inci temerrüt olayına bağlı kredi temerrüt swapları aşağıdaki şekilde değerlendirilir;
a) N inci temerrüt olayına bağlı kredi temerrüt swaplarına konu olan varlıklar içerisindeki her bir referans borçlanma aracının risk pozisyonu, borçlanma aracının nominal değerinin n inci temerrüt olayına bağlı kredi temerrüt swabının, borçlanma aracının kredi faiz farklarındaki değişime göre uyarlanmış durasyonunun çarpılması suretiyle hesaplanır.
b) N inci temerrüt olayına bağlı kredi temerrüt swabına konu olan olan varlıklar içerisindeki her bir referans borçlanma aracı için tek bir riskten koruma grubu vardır. Farklı n inci temerrüt olayına bağlı kredi temerrüt swaplarının risk pozisyonları aynı riskten koruma grubuna dahil edilmez.
c) N inci temerrüt olayına bağlı kredi temerrüt swabına konu olan olan varlıklar içerisindeki bir referans borçlanma aracı için oluşturulmuş her bir riskten koruma grubu için uygulanacak karşı taraf kredi riski katsayısı, kredi kalitesi kademesi 1 ila 3 olan referans borçlanma araçları için %0,3, diğer borçlanma araçları için ise %0,6’dır.
16. Karşı tarafın düşük spesifik risk düzeyinde yükümlülüklerinin bulunmadığı durumlarda ilgili tarafa teminat olarak yatırılan mevduatlar ve Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan tabloya göre %1,60'ın üzerinde bir sermaye yükümlülüğünün uygulandığı pozisyonlar ile işleme konu olan borçlanma araçlarından kaynaklanan faiz oranı risk pozisyonları için, her ihraççıya ayrı bir riskten koruma grubu uygulanır. Böyle bir borçlanma enstrümanının yerine bir ödeme ayağı geçtiğinde, referans borçlanma aracının her bir ihraççısına ayrı bir riskten koruma grubu uygulanır. Bankalar, belirli bir ihraççının borçlanma araçlarından ya da aynı ihraççının referans borçlanma araçlarından kaynaklanan ve ödeme ayaklarıyla temsil edilen ya da bir kredi temerrüt swabına konu olan risk pozisyonlarına aynı riskten koruma grubunu uygulayabilirler.
17. Borçlanma araçları dışında işleme konu finansal araçlar, sadece aynı veya benzer olmaları durumunda aynı riskten koruma grubuna dahil edilir. Diğer tüm hallerde, söz konusu araçlar, ayrı riskten koruma gruplarına dahil edilir. Finansal araçların benzer olup olmadığına ilişkin değerlendirmede aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınır.
a) Aynı ihraççı tarafından ihraç edilen tüm hisse senetlerinin benzer olduğu kabul edilir. Hisse senedi endeksleri, ayrı bir ihraççı olarak kabul edilir,
b) Aynı kıymetli madeni konu alan tüm finansal araçların benzer olduğu kabul edilir. Kıymetli maden endeksleri, ayrı bir kıymetli maden olarak kabul edilir,
c) Elektrik enerjisi için, 24 saatlik zaman dilimi içinde aynı en yüksek değer veya nispeten düşük olan değer zamanını ifade eden teslim hak veya yükümlülüklerinin benzer olduğu kabul edilir,
ç) Aynı emtiayı konu alan araçların benzer olduğu kabul edilir. Emtia endeksleri, ayrı bir emtia olarak kabul edilir.
18. Farklı riskten koruma grubu kategorileri için karşı taraf kredi riski katsayıları aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
|
Sıra No |
Riskten Korunma Grubu Kategorileri
|
Karşı Taraf Kredi Riski Katsayıları (%) |
|
1 |
Faiz oranları |
0,2 |
|
2 |
Bir kredi temerrüt swabına konu olan ve Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan Tabloya göre %1,60 veya daha düşük bir sermaye yükümlülüğünün uygulandığı bir referans borçlanma aracından kaynaklanan risk pozisyonları için faiz oranları |
0,3 |
|
3 |
Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan Tabloya göre %1,60'ın üzerinde bir sermaye yükümlülüğünün uygulandığı bir borçlanma aracından veya bir referans borçlanma aracından kaynaklanan risk pozisyonları için faiz oranları |
0,6 |
|
4 |
Döviz kurları |
2,5 |
|
5 |
Elektrik enerjisi |
4 |
|
6 |
Altın |
5 |
|
7 |
Hisse senedi |
7 |
|
8 |
Kıymetli madenler (altın hariç) |
8,5 |
|
9 |
Diğer emtialar (kıymetli madenler ve elektrik enerjisi hariç) |
10 |
|
10 |
Yukarıda sayılan kategorilerden birine girmeyen tezgah üstü türev finansal araçlara konu olan araçlar |
10 |
Yukarıdaki tabloda yer alan tezgah üstü türevlerine konu olan araçlar, işleme konu araçların her kategorisi için münferit riskten koruma gruplarına dahil edilir.
19. Bankanın piyasa riski için ayrılacak asgari sermayenin belirlenmesi amacıyla Kurumca izin verilen bir modelle deltayı veya düzeltilmiş ortalama vadeyi tespit edemediği durumlarda, doğrusal olmayan risk profili özelliği gösteren işlemler için ya da borçlanma araçlarıyla ilgili ödeme ayakları ve işlemleri için, Kurum, risk pozisyonlarının büyüklüğünü ve uygulanan karşı taraf kredi riski katsayıları belirlemeye yetkilidir. Alternatif olarak, Kurum, Üçüncü Bölümde tanımlanan yöntemin uygulanmasını isteyebilir. Bu çerçevede, netleştirme imkanı kabul edilmez (risk tutarı, sadece münferit işlemden oluşan bir netleştirme grubunun var olduğu varsayımıyla belirlenir).
20. Banka, bir işlemi riskten koruma grubuna dahil etmeden önce, işlemin Altıncı Bölümde açıklanan koşullara uygun bir netleştirme sözleşmesinin kapsamında olduğunu doğrulamaya yönelik uygulama usulleri geliştirmekle yükümlüdür.
21. Karşı taraf kredi riskinin azaltımında teminattan yararlanan bir banka, hesaplamalarında teminatın etkisinin kabulünden önce, teminatın kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslara uygunluğunun doğrulanması için uygulama usulleri geliştirmekle yükümlüdür.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İçsel Model Yöntemi
1. Bir bankanın, yalnızca İkinci Bölüm fıkra 2(a)’da belirtilen işlemler için ya da yalnızca İkinci Bölüm fıkra 2(b), (c) ve (ç)'de belirtilen işlemler için ya da İkinci Bölüm fıkra 2 (a) ilâ (ç)'de belirtilen işlemler için riske maruz değeri hesaplamak amacıyla İçsel Model Yöntemini (İMY) kullanması, Kurum iznine tabidir. Bu hesaplamalara, İkinci Bölüm fıkra 2(d)'de belirtilen işlemler de dahil edilebilir. İkinci Bölüm fıkra 1 bent 2 hükümlerinin istisnası olarak, bankalar, bu yöntemi büyüklük ve risklilik açısından önemli olmayan risklere uygulamamayı tercih edebilir. Bankaların İMY'yi uygulamak için, bu Bölümde açıklanan koşullara uyması zorunludur.
2. İMYnin uygulanması sürecinde, İkinci Bölüm fıkra 2’de sayılan farklı işlem tipleri için aşamalı uygulama yapılabilir ve bu süre içinde bir bankanın İMY kullanılmayan diğer işlem türleri için, Üçüncü Bölümde veya Dördüncü Bölümde tanımlanan yöntemleri kullanması Kurumun onayına tabidir.
3. Bankalar İMY kullanma onayı almadıkları uzun süreli takas işlemleri ve tüm tezgah üstü türev işlemler için Üçüncü Bölümde veya Dördüncü Bölümde tanımlanan yöntemleri uygular.
4. İMY kullanım izni bulunan bir banka, Kurumun onayıyla ve haklı bir sebep gösterdiği durumlar haricinde, tekrar Üçüncü Bölümde veya Dördüncü Bölümde belirlenen yöntemleri kullanamaz. Bu Bölümde belirtilen koşullara uyulmadığı takdirde, banka Kurumca uygun görülecek bir plan dahilinde uyumun tekrar sağlanması amacına yönelik bir rapor sunmalı ya da bu koşullara uymamasının etkilerinin önemsiz düzeyde olduğunu kanıtlamalıdır.
Risk tutarı
5. Risk tutarı, netleştirme grubu seviyesinde ölçülür. Model, netleştirme grubunun gerçeğe uygun değerinde, faiz oranı ve döviz kurları gibi piyasa değişkenlerindeki değişimlere isnat edilebilen değişimlere ilişkin tahmini dağılımı belirler. Model, böylelikle piyasadaki değişiklikleri dikkate alarak her bir netleştirme grubu için gelecek dönemlere ait risk tutarını hesaplar. Model, teminatlandırılmış varlıklar için teminat değerinde gelecekte oluşabilecek hareketleri de içerebilir.
6. Bankalar, İMY için öngörülen nicel, nitel ve veri koşullarının teminat için karşılanması halinde, netleştirme grubunun gerçeğe uygun değerindeki değişikliklerin tahmin dağılımlarına, Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslarda öngörülecek kabul edilebilir ilave teminatlar ve Yönetmeliğin 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası çerçevesinde kabul edilen teminatları da dâhil edebilir.
7. Risk tutarı, Alfa(α) değeri ile EBPRT’nin çarpılması suretiyle hesaplanır:
Risk tutarı = α x EBPRT
Bu denklemde:
Alfa (α) değeri 1,4 olarak dikkate alınır. EBPRT; faiz oranları, döviz kurları vb. piyasa riski faktörlerinin olası gelecek değerleri esas alınarak gelecekte bir t zamanındaki ortalama BRT’nin tahmin edilmesiyle hesaplanır. Model, BRT değerini gelecekteki t1, t2, t3 gibi zaman serileri için tahmin eder.
8. EBRT, aşağıdaki denklemle tekrarlanarak hesaplanır.
= maksimum ( )
Bu denklemde:
Cari tarih t0 olarak gösterilir ve cari risk tutarına eşittir.
9. Bu hesaplamada, EBPRT, gelecekteki riskin birinci yılı boyunca bulunacak ortalama EBRT değeridir. Netleştirme grubu içindeki tüm sözleşmelerin vadesi bir yıldan kısa ise; BPRT, netleştirme grubu içindeki tüm sözleşmelerin vadesi gelene kadar BRT'lerin ortalama değeridir. EBPRT, EBRT'nin ağırlıklı ortalaması olarak aşağıdaki denklemle hesaplanır.
min(1 yıl;vade)
EBPRT =
Bu denklemde:
∆tk = tk – tk-1 ağırlıkları, gelecek riskin zaman içinde eşit aralıklı olmayan tarihlerde hesaplanmasına imkan verir
10. BRT veya azami risk tutarı, risk dağılımının normal olmadığı durumlar da göz önünde bulundurulacak şekilde hesaplanır.
11. Bankalar, tüm karşı taraflar için yukarıdaki denkleme göre hesaplanan risk tutarından daha ihtiyatlı bir risk tutarı da hesaplayabilirler.
α katsayısının içsel tahmini
12. 7 nci fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın, 1,2’den az olmamak üzere bankalar kendi α tahminlerini kullanabilirler; burada "α" değeri, karşı taraf kredi riskinin tam simülasyonundan elde edilen sermaye gereksiniminin (pay) BPRT kullanılarak hesaplanan sermaye gereksinimine (payda) oranına eşittir. Paydada yer alan BPRT sabit bir tutar olarak dikkate alınır. Banka bu oranın payında, α içsel tahminlerinin, işlemlerin veya portföylerin gerçeğe uygun değerlerinin karşı taraflar arasında dağılımının stokastik bağımlılığının önemli kaynaklarını kapsadığını gösterir. α için yapılan içsel tahminlerde, portföylerin çeşitliliği de dikkate alınır.
13. Banka, α’nın payını ve paydasını, kullanılan modelleme metodolojisine, parametre özelliklerine ve portföy kompozisyonuna göre tutarlı bir tarzda hesaplar. Kullanılan yaklaşım, bankanın sermaye gereksinimi içsel değerlendirme sürecine dayanır. Kullanılan yaklaşıma ilişkin yazılı prosedürlerin bulunması ve yaklaşımın bağımsız validasyona tâbi tutulması zorunludur. Banka yaptığı tahminleri en az üç ayda bir, portföy kompozisyonunun zaman içinde değişmesi halinde ise daha sık aralıklarla, değerlendirir. Bankalarca model riski de göz önünde bulundurulur.
14. Uygun olduğu hallerde α tahminleri yapılırken, piyasa ve kredi risklerinin ortak simülasyonunda kullanılan piyasa riski faktörleri; ekonomik gerileme/daralma döneminde ilgili volatilite ve korelasyonlarda meydana gelmesi olası artışları yansıtacak şekilde kredi riski faktörüne uyarlanmalıdır.
15. Marj sözleşmesine konu netleştirme grupları için aşağıda yer alan BPRT ölçütlerinden biri kullanılır:
a) Marj sözleşmesinin etkilerinin dikkate alınmadığı EBPRT,
b) Pozitif olması durumunda marj sözleşmesinde öngörülen eşik değer ile riskin marj süresi içindeki potansiyel artışı yansıtan ek değer toplamı. Ek değer, bugünkü tutarı sıfır olarak kabul edilen netleştirme grubunun riskinde marj süresince beklenen artışı yansıtacak şekilde hesaplanır. Asgari risk marj süresi, günlük bazda yeniden marjı belirleme ve değerlemeye tâbi repo benzeri işlemlerden oluşan netleştirme grupları için beş iş günü ve diğer tüm netleştirme setleri için on iş günüdür.
c) Kurumdan izin alınması koşuluyla marjlamanın etkilerini de dikkate alan modellerin BRT ölçütü 8 inci fıkradaki denklemde doğrudan kullanılabilir.
BPRT hesaplamasında kullanılacak modeller için asgari koşullar
16. Bankalarca kullanılacak BPRT modelleri, 17 ilâ 41 inci fıkralarda belirtilen koşullara uygun olmalıdır.
Karşı taraf kredi riski kontrolü
17. Bankalarda, modelin başlangıçtaki ve periyodik validasyonunun yapılması da dâhil karşı taraf kredi riski yönetim sisteminin tasarımı ve uygulanmasından sorumlu bir kontrol birimi bulunur. Bu birim, girdi verilerin doğruluğunun kontrolü ve bankanın risk ölçüm modeli ile kredi limitleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi de dâhil, bankanın risk ölçüm modelinin çıktılarına dayalı raporlar üretmek ve analizler yapmaktan sorumludur. Bu birim yeterli sayıda personel ile risk yönetim fonksiyonu kapsamında faaliyet gösterir. Söz konusu birimin çalışmaları, bankanın kredi ve toplam risk profilinin planlanması, izlenmesi ve kontrol edilmesi sürecinin ayrılmaz bir parçası olup bankanın günlük kredi riski yönetim sürecine de entegre edilmelidir.
18. Banka, kavramsal olarak sağlam, bütünlük içinde uygulanan karşı taraf kredi riski yönetim politikaları, süreçleri ve sistemlerine sahip olmalıdır. Sağlam bir karşı taraf kredi riski yönetim çerçevesi; karşı taraf kredi riskinin tanımlanmasını, ölçülmesini, yönetilmesini, onaylanmasını ve dahili raporlanmasını içermelidir.
19. Bankanın risk yönetim politikalarında, karşı taraf kredi riskiyle bağlantılı olabilecek piyasa ve likidite riskleri ile yasal ve operasyonel riskler dikkate alınır. Banka, takas ve takas-öncesi kredi risklerini göz önünde bulundurarak, karşı tarafın itibarı ve kredi değerliliğini incelemeden herhangi bir işleme giremez. Bu riskler, karşı taraf düzeyinde ve banka düzeyinde mümkün olduğu kadar kapsamlı ve geniş bir çerçevede yönetilir.
20. Banka yönetim kurulu ve üst yönetimi, karşı taraf kredi riski kontrolü sürecine aktif bir şekilde katılır ve bunu, önemli ölçüde kaynak ayrılması gereken, faaliyetlerin temel bir parçası olarak değerlendirir. Üst yönetim, kullanılan modelin kısıtları ve varsayımları ile bunların elde edilen çıktının güvenilirliği üzerindeki olası etkileri hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Üst yönetim, piyasa şartlarının ve operasyonel risklerin belirsizliklerini de dikkate almalı ve bunların modeli nasıl etkileyebileceği hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
21. Karşı taraf kredi riskine ilişkin günlük raporlar, kredi tahsis ve hazine birimlerinin yetkili personel bazında aldığı pozisyonlarda ve bankanın toplam karşı taraf kredi riskinde gerekli azaltımların yapılması amacıyla ilgili yöneticiler tarafından gözden geçirilir.
22. Karşı taraf kredi riski yönetim sistemi, banka içi limitlerle bağlantılı olarak kullanılır. Limitler, zaman içinde tutarlı bir şekilde uygulanarak kredi tahsis ve hazine birimlerinin yöneticileri ile üst yönetim tarafından anlaşılacak bir şekilde bankanın risk ölçüm modeli ile ilişkilendirilir.
23. Karşı taraf kredi riski ölçümü, kredi limitlerinin günlük ve gün içi kullanımının ölçülmesini de içerir. Bankalar, maruz kalınan risk tutarını teminatların etkisini dikkate alarak ve almadan ayrı ayrı hesaplar. Bankalar, belirledikleri güven aralığında en yüksek risk tutarını veya potansiyel risk tutarını; portföy ve karşı taraflar bazında hesaplar. Bankalar, risk grupları, sektörler, piyasalar gibi kategorilere ilişkin risk yoğunlaşmalarını dikkate alır.
24. Bankalar, karşı taraf kredi riski hesaplamalarını desteklemek için kullanılan risk ölçüm modelinin günlük çıktılarına dayanan stres testlerini düzenli olarak uygular. Stres testi sonuçları, üst yönetim tarafından periyodik olarak gözden geçirilir ve yönetim kurulu tarafından karşı taraf kredi riski politikalarının ve limitlerinin belirlenmesinde kullanılır. Stres testinin belirli hal ve koşullara karşı özel bir hassasiyet gösterdiği durumlarda, bu risklerin ihtiyatla yönetilmesi için gereken tedbirler derhal alınır.
25. Karşı taraf kredi riski yönetiminin ilgili iç politika, kontrol ve yöntemlere uyumu düzenli olarak iç kontrole tabi tutulmalıdır. Bankanın karşı taraf kredi riski yönetim sisteminin yazılı hale getirilmesi ve ilgili dokümanlarda karşı taraf kredi riski hesaplamalarında kullanılan ampirik tekniklere ilişkin açıklamalara yer verilmesi gerekir.
26. Karşı taraf kredi riski yönetimine ilişkin sistemler düzenli olarak iç denetime tabi tutulmalıdır. Söz konusu denetim, 17 inci fıkrada belirtilen birimlerin faaliyetleri ile karşı taraf kredi riski yönetimine ilişkin iç kontrol biriminin faaliyetlerini kapsar. karşı taraf kredi riski yönetim süreci asgari olarak aşağıda belirtilen hususları kapsayacak şekilde düzenli aralıklarla gözden geçirilir.
a) Karşı taraf kredi riski yönetiminin sistem ve süreçlerine ilişkin dokümantasyonun yeterliliği,
b) Karşı taraf kredi riski kontrol biriminin organizasyonel yapısı,
c) Karşı taraf kredi riski ölçümlerinin günlük risk yönetimine entegrasyonu,
ç) Ön ve arka ofis personelinin kullandığı risk fiyatlandırma modelleri ve değerleme sistemlerine ilişkin onay süreci,
d) Karşı taraf kredi riski ölçüm sürecindeki önemli değişikliklerin validasyonu,
e) Risk ölçüm modelinde karşı taraf kredi riskinin ne ölçüde dikkate alındığı,
f) Yönetim bilgi sistemlerinin bütünlüğü,
g) Karşı taraf kredi riski verilerinin güvenilirliği ve eksiksiz olması,
ğ) İlgili veri kaynaklarının bağımsızlığı da dahil, modellerde kullanılan veri kaynaklarının tutarlılığının, güvenilirliğinin ve zamanında ulaşılabilirliğinin teyidi,
h) Volatilite ve korelasyon varsayımlarının doğruluğu ve uygunluğu,
ı) Değerleme ve risk tutarı hesaplamalarının doğruluğu,
i) Modelin doğruluğunun geriye dönük testler kullanılarak sık aralıklarla kontrolü.
Kullanım testi
27. EBPRT hesaplamalarında kullanılan modelin ürettiği risk dağılımı, bankanın günlük karşı taraf kredi riski yönetim sürecine entegre edilir. Modelin çıktıları; bankanın kredi onaylama, karşı taraf kredi riski yönetim, sermayenin birim ve faaliyet bazında tahsisi ve kurumsal yönetim süreçlerinde belirleyici olmalıdır.
28. Bankalar, karşı taraf kredi riski dağılımlarına ilişkin kayıtları saklamak zorundadır. Bu çerçevede, onay için Kuruma yapılacak başvurularda BPRT ölçümlerinde esas alınan dağılımları hesaplamada kullanılan modelin bu bölümde belirtilen asgari kriterlere uygunluğunun ve söz konusu modelin, asgari bir yıldır kullanılmakta olduğunun ispatı gerekir.
29. Karşı taraf kredi riski tutarlarının dağılımının belirlenmesinde kullanılan model; karşı taraf kredi riskinin tanımlanması, ölçülmesi, yönetimi, onaylanması ve dahili raporlama süreçlerini kapsayan karşı taraf kredi riski yönetim çerçevesinin bir parçası olmalıdır. Karşı taraf kredi riski yönetim çerçevesi, kredi limiti kullanımlarının ölçümünü, karşı taraf kredi riskinin diğer kredi riskleriyle birlikte ele alınmasını ve sermayenin birim ve faaliyet bazında tahsisini de içerir. Bankalar, BPRT'ye ek olarak mevcut risk tutarlarını da ölçer ve yönetir. Uygun hallerde, mevcut risk tutarları teminatların etkisi alınmadan ve alınarak ayrı ayrı hesaplanır. BPRT'nin hesaplanmasında kullanılan modelin ürettiği dağılımı esas alan en yüksek risk tutarı veya potansiyel risk tutarı gibi karşı taraf kredi riski ölçütlerinin de kullanılması halinde, kullanım testinin usulünce yapılmış olduğu kabul edilir.
30. Karşı taraf kredi riski hesaplamalarının daha düşük bir sıklıkla yapılmasının uygun olduğunun ispat edildiği durumlar hariç, bankalarca BRT’nin günlük bazda hesaplanmasına yönelik gerekli sistemler tesis edilir. Bankalar, BRT'yi, sözleşmelerin vadesini ve gelecek nakit akışlarının zamanını doğru biçimde yansıtan bir zaman dilimi için ve maruz kalınan risklerin kompozisyon ve büyüklüğüne uygun şekilde hesaplar.
31. Risk tutarı, sadece bir yıllık bir zaman dilimi için değil, netleştirme grubu içindeki tüm sözleşmelerin vadesini kapsayacak bir zaman dilimi için hesaplanır, izlenir ve kontrol edilir. Bankalar, bir yıldan uzun süreli karşı taraf riskinin tanımlanması ve kontrolü için uygun yöntemlere sahip olmalıdır. Risk tutarlarına ilişkin artış tahminleri, sermaye gereksinimi içsel değerlendirme sürecinde girdi olarak dikkate alınır.
Stres Testi
32. Bankalar, karşı taraf kredi riskine ilişkin sermaye yeterliliği değerlendirmelerinde düzenli olarak ayrıntılı bir stres testi programı kullanmalıdır. Stres testi sonuçları, BPRT ölçümüyle karşılaştırılır ve sermaye gereksinimi içsel değerlendirme süreçleri çerçevesinde dikkate alınır. Stres testi, bankanın kredi riski tutarlarını olumsuz etkileyebilecek olası olayları veya ekonomik koşullarda meydana gelebilecek değişiklikleri ve bankanın bu değişikliklere dayanıklılığının değerlendirilmesini içerir.
33. Bankalarca karşı taraf kredi riski, piyasa ve kredi riski faktörlerini birlikte dikkate alan stres testine tabi tutulur. Karşı taraf kredi riski stres testleri, tek bir karşı tarafa veya karşı taraf grubuna ilişkin yoğunlaşma riskini, piyasa ve kredi riskleri arasındaki korelasyon riskini ve karşı tarafa ilişkin pozisyonların tasfiyesinin piyasada oluşturabileceği değişikliklerden kaynaklanabilecek riskleri içerir. Stres testleri, piyasada meydana gelebilecek söz konusu değişikliklerin bankanın pozisyonları üzerindeki etkilerini de değerlendirir ve bu etkileri karşı taraf kredi riski değerlendirmelerine dahil eder.
Ters Eğilim Riski
34. Bankalarca, genel ters eğilim riskini önemli oranda artırabilecek risklere gerekli ve yeterli önem verilmelidir.
35. Bankalarca, spesifik ters eğilim riskini, bir işlemin başlangıcından itibaren vadesi boyunca tanımlamak, izlemek ve kontrol etmek için uygun yöntemler tesis edilir.
Modelleme Sürecinin Bütünlüğü
36. Kullanılan model, ilgili işlemin şart ve özelliklerini zamanında, tam ve ihtiyatlı bir şekilde dikkate almalıdır. İşlem şartları, asgari olarak sözleşmede belirtilen tutarlar, vade, referans varlıklar ile marj ve netleştirmeye ilişkin hükümleri içerir. Söz konusu işlem şart ve özellikleri periyodik denetime tâbi bir veri tabanında tutulur. Netleştirmeye ilişkin düzenlemelerin tanınması için netleştirmenin yasal açıdan bağlayıcılığının teyit ve teminin hukuk birimince onaylanmış olması ve ilgili verilerin veri tabanına bağımsız bir birim tarafından girilmesi gereklidir. İşlem şart ve özellikleri ile verilerinin modele dahil edilmesi iç denetime tâbi tutulur. Söz konusu şart ve özelliklerin BPRT'ye doğru bir biçimde veya ihtiyatlı bir şekilde yansıtıldığının sürekli olarak kontrol edilmesi ve doğrulanması amacıyla model ile kaynak veri sistemlerinin teyidine ilişkin süreçler tesis edilmelidir.
37. Mevcut risklerin modeller yoluyla hesaplanmasında, cari piyasa verileri kullanılır. Volatilite ve korelasyon tahminlerinde tarihsel veriler kullanıldığında, asgari üç yıllık veri kullanılması ve söz konusu verilerin, piyasa koşulları dikkate alınarak asgari üç ayda bir güncellenmesi gereklidir. Veriler, tam bir ekonomik döngü gibi tüm ekonomik koşulları kapsamalıdır. Bankanın ilgili birimlerince sağlanan fiyat verileri, bu birimlerden bağımsız başka bir birim tarafından doğrulanmalıdır. Veriler, faaliyet kollarından bağımsız bir şekilde toplanmalı ve modele zamanında, eksiksiz girdi sağlamalı ve denetime tâbi bir veri tabanında tutulmalıdır. Bankalar, hatalı ve/veya normal olmayan verilerin veri tabanından arındırılmasına yönelik gelişmiş bir veri doğrulama sürecine sahip olmalıdır. Yeni ürünler için üç yıllık tarihsel verilerin bulunmayabileceği durumlar da dahil, modelin türetilmiş piyasa verilerine dayandığı durumlarda iç politikalar ile uygun alternatif verileri belirlemeli ve banka bu alternatif verilerin olumsuz piyasa koşulları altında riski ihtiyatlı bir şekilde temsil ettiğini ampirik olarak gösterebilmelidir. Bankalar, teminatların netleştirme grubunun gerçeğe uygun değerindeki etkilerini de içeren modellerde, teminat volatilite modellenmesi için yeterli ve uygun tarihsel verileri kullanmalıdır.
38. Model, bir validasyon sürecine tâbi olmalıdır. Bu süreç, bankanın politika ve yöntemlerinde açık bir şekilde yer almalıdır. Validasyon süreci, modelin bütünlüğünü sağlamak için gereken testleri içermeli ve varsayımların ihlâl edildiği ve BPRT'nin olduğundan düşük gösterilmesine neden olabileceği durumları açıklamalıdır. Validasyon süreci, modelin kapsamlılığının incelemesini de içermelidir.
39. Bankalar, ilgili riskleri izlemeli ve bu riskler önemli bir düzeye ulaştığında içsel BPRT tahmininin ayarlanması amacına yönelik süreçlere sahip olmalıdır. Bu çerçevede banka:
a) Spesifik ters eğilim riski kapsamındaki risklerini tanımlamalı ve yönetmeli,
b) Bir yıldan sonra artan risk profili gösteren riskler için, bir yıllık BPRT tahminini vade boyunca gerçekleşen BPRT ile periyodik olarak karşılaştırmalı,
c) Kalan vadesi bir yıldan az olan riskler için, hesaplanan yenileme maliyetini ve gerçekleşen risk tutarlarını düzenli olarak karşılaştırmalı ve/ veya bu karşılaştırmaya olanak veren verileri saklamalıdır.
40. Banka, bir işlemi bir netleştirme grubuna dahil etmeden önce, o işlemin altıncı Bölümde belirtilen koşullara uyan yasal açıdan bağlayıcı bir netleştirme sözleşmesi kapsamında yer aldığının doğrulanması amacına yönelik sistemlere sahip olmalıdır.
41. Karşı taraf kredi riski azaltımında teminat kullanan bir banka, yaptığı hesaplamalarda teminatın etkisini dikkate almadan önce, o teminatın kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde, hukuki geçerlilik standartlarına uyum sağlamasının doğrulanması amacına yönelik sistemlere sahip olmalıdır.
BPRT Modelleri için validasyon koşulları
42. (1) Bankanın BPRT modeli, aşağıda sayılan validasyon koşullarını karşılamalıdır:
a) Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek usul ve esaslarda öngörülecek nitel validasyon koşulları,
b) Karşı taraf kredi riskinin ölçülmesi çerçevesinde, faiz oranları, kurlar, hisse ve emtia fiyatları ile diğer piyasa riski faktörleri, uzun bir zaman dilimi için tahmin edilir. Kullanılan tahmin modelinin piyasa riski faktörleriyle ilgili uzun bir zaman dilimindeki performansının yeterliliği değerlendirilmelidir,
c) Piyasa riski faktörlerine uygulanacak şoklarla ilgili belirli senaryolar için karşı taraf kredi riskini hesaplamak amacıyla kullanılan fiyatlandırma modelleri, model validasyon sürecinin bir parçası olarak test edilir. Opsiyonlar için kullanılan fiyatlandırma modelleri, opsiyon değerinin piyasa riski faktörlerine göre doğrusal olmama durumunu da hesaba katmalıdır,
ç) BPRT modeli, netleştirme grubu seviyesindeki risklerin toplulaştırılması amacıyla, işlemlere özgü bilgileri kapsamalıdır. Banka, işlemlerin model içindeki uygun netleştirme grubuna dahil edilip edilmediğini teyit eder;
d) BPRT modeli, teminatlama etkilerini kapsamak için işlemlere özgü bilgileri de içerir. Model, cari teminat tutarını ve gelecekte karşı taraflar arasında aktarılabilecek teminatları hesaba katar. Söz konusu model, iki taraflı veya tek taraflı marj sözleşmelerinin niteliğini, teminat tamamlama çağrılarının sıklığını, risk marj süresini, bankanın kabul etmeye hazır olduğu teminatlanmamış risk tutarının yeterli olmadığı durumlardaki asgari risk eşiğini ve asgari transfer tutarını dikkate alır. Model verilen teminatın değerinde gerçeğe uygun değerine göre değerlemeden doğan değişikliği tahmin eder veya Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltımına ilişkin usul ve esaslarda açıklanan kuralları dikkate alır,
e) Temsili karşı taraf portföyleri üzerinde statik, tarihsel geriye dönük test, model validasyon sürecinin parçası olmalıdır. Banka temsili karşı taraf fiili ve varsayımsal portföyleri üzerinde düzenli aralıklarla statik, tarihsel geriye dönük test uygulamalıdır. Temsili portföylerin seçiminde, bankanın maruz kaldığı önemli risk faktörleri ve korelasyonlara olan hassasiyetler dikkate alınır.
(2) Geriye dönük testin, modelin geçerliliğinin yeterli olmadığını göstermesi durumunda, Kurum, model için verdiği onayı iptal edebilir veya modelin derhal iyileştirilmesini sağlamak amacına yönelik ilave özkaynak tutulması da dâhil uygun tedbirlerin alınmasını ister.
ALTINCI BÖLÜM
Sözleşmeye Dayalı Netleştirme
Kurum tarafından onay verilebilecek netleştirme türleri
1. Bu Bölüm kapsamında;
a) Karşı taraf, netleştirme sözleşmesi akdetme yetkisine sahip olan gerçek ve tüzel kişiler;
b) Sözleşmeye dayalı çapraz ürün netleştirme işlemi, farklı ürün kategorilerine ait iki taraflı çerçeve sözleşmeleri ve işlemleri kapsayan, tek bir hukuki yükümlülük yaratan ve karşı taraf ile banka arasında yapılan yazılı bir sözleşme
anlamına gelir.
Sözleşmeye dayalı çapraz ürün netleştirme işlemleri, yalnızca iki taraflı yapılan netleştirmeleri içerir.
Çapraz ürün netleştirmesi çerçevesinde, aşağıdakiler, farklı ürün kategorileri olarak kabul edilir:
i) Repo işlemleri, ters repo işlemleri, menkul kıymetler ve emtia ödünç verme ve ödünç alma işlemleri;
ii) Kredili menkul kıymet işlemleri,
iii) Türev finansal araçlar.
Kurum, sadece aşağıda belirtilen netleştirme işlemlerinin risk azaltım etkisinin dikkate alınmasına izin verir.
i) Uygulandığı her seferde tek bir net tutar oluşturarak taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve borçları otomatik olarak mahsup eden ve böylece eski sözleşmeleri sona erdirerek yasal açıdan bağlayıcı tek bir yeni sözleşme oluşturan, bir banka ile onun karşı tarafı arasında yapılan iki taraflı yenileme sözleşmeleri,
ii) Banka ile karşı taraf arasındaki iki taraflı diğer sözleşmeler,
iii) Beşinci Bölümde tanımlanan yöntemi kullanmasına Kurumca izin verilen bankalar için ilgili yöntem kapsamına giren sözleşmeye dayalı çapraz ürün netleştirme işlemleri. Konsolidasyon kapsamındaki ana ortaklık ve bağlı ortaklıklar arasındaki işlemlerin netleştirilmesi, sermaye gereksiniminin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
Dikkate alınma kriterleri
2. Kurum, netleştirme sözleşmelerinin risk azaltım etkisinin dikkate alınmasına sadece aşağıda belirtilen koşullarda izin verir:
i) Karşı tarafın temerrüde düşmesi, iflası, tasfiyesi veya benzeri başka nedenlerden dolayı yükümlülüklerini ifa edememesi halinde, banka sadece sözleşme kapsamındaki tüm münferit işlemlerin gerçeğe uygun değerine göre değerlenmiş pozitif ve negatif tutarının net toplamını tahsil veya ödeme gibi tek bir yükümlülük ya da hak doğuran netleştirme sözleşmelerine taraf olmalıdır,
ii) Hukuki ihtilâf veya anlaşmazlık durumunda, (i) bendinde bahsi geçen durumlarda, aşağıda belirtilen hukuki kaynaklar açısından bankanın alacak ve borçlarının (i) bendinde tanımlanan net toplamla sınırlı olacağını belirten yazılı ve gerekçeli hukuki mütalaaların hazırlanması gerekir:
-Karşı tarafın kurulu bulunduğu ülkenin kanunları ile bir kuruluşun yurtdışı şubesinin bulunması halinde ilgili yurtdışı şubenin kurulu bulunduğu ülke mevzuatı,
-Sözleşme kapsamındaki münferit işlemlerin tabi olduğu yasal düzenlemeler,
-Netleştirme sözleşmesinin uygulanmasına ilişkin diğer yasal hükümler,
iii) Mevzuattaki olası değişiklikler neticesinde netleştirme sözleşmesinin yasal geçerliliğini muhafaza edip etmediğinin sürekli olarak gözden geçirilmesini sağlayan sistemler tesis edilmiş olmalıdır,
iv) Netleştirme sözleşmesine ilişkin belgeler Kanunun belgelerin saklanmasına ilişkin 42 nci maddesine uygun olarak saklanmalıdır,
v) Netleştirme etkilerinin her bir karşı tarafa ilişkin toplam kredi riski tutarı hesaplamalarına dahil edilmesi ve karşı taraf kredi riskinin bu esas çerçevesinde yönetiliyor olması gereklidir,
vi) Her bir karşı tarafa ilişkin kredi riskinin toplulaştırılması ve her bir işlem türü için tek bir konsolide risk tutarının belirlenmesi gereklidir. Toplulaştırılmış konsolide risk tutarı, kredi sınırlarının hesaplanmasında ve sermaye gereksinimi içsel değerlendirme sürecinde dikkate alınmalıdır.
Kurum, netleştirme sözleşmelerinin yasal bağlayıcılığı olup olmadığını gerekirse ilgili ülkelerin yetkili otoriteleriyle işbirliği yapmak suretiyle de teyit eder. İki ülke denetim otoritesinden herhangi birinin olumsuz görüş vermesi halinde netleştirme sözleşmesinin risk azaltım etkisi dikkate alınmaz.
Kurum, netleştirme sözleşmelerinin risk azaltım etkisinin dikkate alınması hususunda bankaca sunulan gerekçeli hukuki mütalaaları kabul edebilir.
Temerrüde düşmesi durumunda net alacaklı olsa bile karşı tarafa ödeme yapılmamasına ya da ödenmesi gereken tutardan daha az tutarda ödeme yapılmasına yönelik hükümler içeren sözleşmeler hiçbir durumda risk azaltımında dikkate alınmaz.
Sözleşmeye dayalı çapraz ürün netleştirme işlemlerinin, ilave olarak aşağıdaki koşulları sağlaması gereklidir.
a) Bu Bölümün ikinci fıkrasının (i) bendinde tanımlanan net toplam, netleştirme işlemi kapsamındaki iki taraflı çerçeve sözleşmesinin pozitif ve negatif kapanış değerlerinin ve münferit işlemlerin pozitif ve negatif gerçeğe uygun değerine göre değerlenmiş tutarının net toplamına eşit olmalıdır,
b) Bu Bölümün ikinci fıkrasının (ii) bendinde belirtilen yapılan yazılı ve gerekçeli hukuki mütalaalar, netleştirme sözleşmelerinin bir bütün olarak geçerliliği ve ifa edilebilirliği ile netleştirme işleminin çerçeve sözleşmesinin önemli hükümleri üzerindeki etkilerini de ele almalıdır. Bu mütalaalar, bankanın faaliyette bulunduğu ülkenin yasal düzenlemeleri kapsamında hukuki mütalaa ya da sözleşmeye ilişkin tüm hususlara gerekçeleriyle birlikte yer veren hukuki zabıt olarak kabul edilirler.
c) Bu Bölümün ikinci fıkrasının (iii) bendi çerçevesinde bankalar netleştirme grubuna dahil edilecek herhangi bir işlemin hukuki mütalaa kapsamında ele alındığının teyidine yönelik sistemlere sahip olmalıdır.
ç) Çapraz ürün netleştirme sözleşmelerinin dikkate alınması için, bankalar, netleştirme sözleşmesi kapsamındaki çerçeve sözleşmeleriyle ilgili olarak iki taraflı netleştirmenin tanınmasına ilişkin kriterlere ve Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azatlım tekniklerine ilişkin usul ve esaslara uyumu devamlı surette sağlamalıdır.
Dikkate almanın sonuçları
3. Dördüncü ve Beşinci Bölüm kapsamında yapılan netleştirme o Bölümlerde belirtilen esaslar çerçevesinde dikkate alınır.
i) Yenileme sözleşmeleri:
Brüt tutarlar yerine yenileme sözleşmeleri ile belirlenen net tutarlar ağırlıklandırmaya tabi tutulabilir. Böylece, Üçüncü Bölüm uygulanırken, (a) fıkrasındaki yenileme maliyeti ile (b) fıkrasındaki sözleşmede belirtilen anapara tutarları veya işleme konu varlıkların değeri yenileme sözleşmesi dikkate alınarak hesaplanabilir.
ii) Diğer netleştirme sözleşmeleri:
Üçüncü Bölümün uygulamasında (a) fıkrasındaki netleştirme sözleşmesine dahil edilmiş olan sözleşmelerin cari yenileme maliyetleri netleştirme sonucunda hesaplanan varsayımsal net yenileme maliyeti dikkate alınarak bulunur. Varsayımsal net yenileme maliyetinin bir net borçla sonuçlanması halinde, cari yenileme maliyeti "sıfır" olarak kabul edilir. (b) fıkrasındaki netleştirme sözleşmesine dahil edilmiş olan tüm sözleşmelere ilişkin potansiyel kredi riski tutarı ise aşağıdaki formül vasıtasıyla azaltılmış olarak hesaplanabilir:
PKTazt = 0,4 * PKTbrt + 0,6 * NBR * PKTbrt
Formülde geçen:
- PKTazt= yasal bağlayıcılığı bulunan iki taraflı netleştirme sözleşmesine dahil edilen ve belirli bir karşı tarafla ilgili tüm sözleşmelere ilişkin azaltılmış potansiyel kredi riski tutarını,
- PKTbrt= yasal bağlayıcılığı bulunan iki taraflı netleştirme sözleşmesine dahil edilen ve belirli bir karşı tarafla ilgili tüm sözleşmelere ilişkin sözleşmede belirtilen tutarların Tablo 1'de gösterilen oranlarla çarpılması sonucu bulunacak potansiyel kredi riski tutarları toplamın,
- NBR = net/brüt rasyosunu
ifade eder.
Bankalar, seçecekleri aşağıdaki oranlardan birini NBR’nin hesaplanmasında tutarlı olarak kullanırlar:
i) Ayrı hesaplamada: yasal bağlayıcılığı bulunan iki taraflı bir netleştirme sözleşmesine dahil edilen ve belirli bir karşı tarafla ilgili tüm sözleşmelere ilişkin net yenileme maliyetinin aynı karşı tarafla yapılan sözleşmelere ilişkin brüt yenileme maliyetine oranı,
ii) Birlikte hesaplamada: yasal bağlayıcılığı bulunan tüm iki taraflı netleştirme sözleşmelerine dahil edilen sözleşmeler dikkate alınmak kaydıyla bütün karşı taraflara ilişkin net yenileme maliyetleri toplamının bütün karşı taraflara ilişkin brüt yenileme maliyetleri toplamına oranı.
Potansiyel kredi riski tutarının yukarıdaki formül vasıtasıyla hesaplanmasında, netleştirmeye dahil edilmiş olan ve birbiriyle tam olarak eşleşen sözleşmeler, netleştirme sonucu elde edilen net tutarın anapara tutarı olarak dikkate alındığı tek bir sözleşme olarak değerlendirilebilir. Birbiriyle tam olarak eşleşen sözleşmeler, karşılıklı nakit akışları aynı tarihlerde gerçekleşen ve kısmen veya tamamen aynı para birimi cinsinden olan vadeli döviz sözleşmeleri veya benzeri sözleşmelerdir.
EK 3
ALIM SATIM
BİRİNCİ BÖLÜM
Alım Satım Amacı
1. Pozisyonların/portföylerin alım satım amacıyla tutulduklarının kabul edilebilmesi için;
a) Pozisyon/araç veya portföylere ilişkin üst yönetim tarafından onaylanan, beklenen elde tutma süresini de içeren, yazılı bir alım satım stratejisinin mevcut olması,
b) Pozisyonun aktif olarak yönetilmesine ilişkin olarak aşağıdaki hususları içeren, açıkça tanımlanmış politika ve uygulama usullerinin bulunması,
i) Pozisyon alımının alım-satım masasında gerçekleştirilmesi,
ii) Pozisyon limitlerinin belirlenmesi ve uygunluğunun izlenmesi,
iii) İlgili personele, pozisyon alma konusunda, onaylanmış stratejiye göre ve kararlaştırılan limitler dâhilinde serbestlik tanınması,
iv) Pozisyonların, bankanın risk yönetim sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak üst yönetime raporlanması,
v) Pozisyonların, piyasa bilgi kaynakları çerçevesinde aktif bir şekilde izlenmesi ve pozisyonun ve bileşenlerinin, piyasa girdilerinin mevcut olup olmaması ve bu girdilerin kalitesi, piyasadaki işlem hacmi ve alım satım konusu pozisyonların sayısı ve büyüklüğü hakkındaki değerlendirmeler de dahil, alınıp satılabilirliğinin ya da riskten korunmaya konu olma yeterliliğinin değerlendirilmesi.
c) Alım satım hesaplarındaki durağan pozisyonlar ve işlem hacminin izlenmesi de dâhil, bankanın pozisyonunun alım satım stratejisine uyumu bakımından izlenmesi için açıkça tanımlanmış politika ve uygulama usullerinin mevcut olması.
İKİNCİ BÖLÜM
Sistem ve Kontroller
1. Bankalar, değerlemeye ilişkin tahminlerin ihtiyatlı ve güvenilir olmasını teminen, yeterli sistemler ile kontrol süreçlerini kurmak ve işletmekle yükümlüdür.
2. Sistem ve kontrol süreçleri, asgari aşağıda belirtilen unsurları içerir;
a) Değerleme sürecine ilişkin, değerlemede görev alanların açıkça tanımlanmış görev ve sorumluluklarını da kapsayacak biçimde, değerlemenin tespitinde kullanılan piyasa bilgi kaynakları ile bunların uygunluğuna ilişkin değerlendirmeleri, gözlenemeyen ancak bankanın piyasa katılımcılarının pozisyonu fiyatlandırmada kullandıkları girdilere ilişkin varsayımlarını yansıtan girdilerin kullanımı hakkında açıklamaları, bağımsız değerlemelerin sıklığını, kapanış fiyatlarının zamanlamasını, değerlemelerin ayarlanmasına ilişkin süreçleri, ay sonları ve gerektiğinde yapılacak olan teyit süreçlerini içeren yazılı politika ve uygulama usulleri,
b) Değerlemeden sorumlu birim için, ön ofisten bağımsız ve açıkça belirlenmiş bir raporlama sistemi.
Raporlama, nihai olarak ilgili yönetim kurulu üyesine yapılır.
İhtiyatlı Değerleme Yöntemleri:
3. Bankalar, mümkün olduğunca pozisyonlarını gerçeğe uygun değeri ile değerler. Gerçeğe uygun değeri ile değerleme, pozisyonların borsa fiyatları, ekran fiyatları veya çeşitli bağımsız aracılardan temin edilen diğer fiyat teklifleri gibi bağımsız kaynaklardan temin edilen kapanış fiyatları üzerinden asgari günlük olarak yapılan değerlemedir.
4. Belirli bir finansal araç açısından piyasa yapıcısı konumundaki bankaların ilgili pozisyonu alış ve satış teklifleri arasındaki bir değerden kapatabildiği durumlar haricinde, gerçeğe uygun değeri ile değerleme yapılırken, alış ve satış fiyatlarının daha ihtiyatlı olanı esas alınır.
5. Pozisyonların gerçeğe uygun değeri ile değerlemesi mümkün değilse, bankalar sermaye yükümlülüğünün belirlenmesinde pozisyonlarının/portföylerinin değerini ihtiyatlı bir şekilde model yoluyla belirlemelidir. Model yoluyla değerleme, bir piyasa girdisi referans alınarak, ekstrapolasyon yöntemi kullanılarak veya bir piyasa girdisi çerçevesinde hesaplama yapılarak değerleme yapılmasını ifade eder.
6. Pozisyonların model yoluyla değerlemesinde aşağıdaki şartlar sağlanmalıdır:
a) Üst yönetim, alım satım hesaplarının ya da gerçeğe uygun değeri ile değerlenen diğer pozisyonların model kapsamında değerlemeye tâbi tutulan kalemlerinin farkında olmalı ve bunun risk/performans raporlamasında neden olduğu belirsizliği dikkate almalıdır.
b) Piyasa girdileri, mümkün olduğu durumlarda, piyasa fiyatlarına uygun şekilde belirlenmeli ve değerlenen pozisyonlara ilişkin girdiler ve model parametreleri sıklıkla gözden geçirilmelidir.
c) Belirli finansal araçlar veya emtialar için mümkün olduğu sürece, uygulamada sıklıkla kullanılan fiyatlama yöntemleri kullanılmalıdır.
ç) Modelin banka tarafından geliştirilmiş olması halinde, model geliştirme sürecinden bağımsız ve yeterince uzman kişiler tarafından değerlendirilen ve test edilen uygun varsayımlara dayalı olarak oluşturulmalı, ön ofisten bağımsız bir birim tarafından geliştirilmeli veya onaylanmalı, varsayımların, yazılım uygulamalarının ve matematiksel hesaplamaların validasyonu da dâhil, bağımsız olarak test edilmeli.
d) Modelde yapılacak değişikliklere ilişkin yazılı kontrol süreçleri oluşturulmalı ve modelin bir kopyası saklanarak değerlemelerin kontrolünde periyodik olarak kullanılmalıdır.
e) Risk yönetimi birimi, kullanılan modellerin zayıf yönlerinin ve bunların değerleme sonuçları raporuna en iyi nasıl yansıtılabileceğinin farkında olmalıdır.
f) Model performansının değerlendirilmesi amacıyla, model periyodik olarak gözden geçirilmelidir (örneğin, varsayımların uygunluğunun devam edip etmediğinin değerlendirilmesi, risk faktörlerine karşı kâr ve zarar analizi, fiili kapanış değerlerinin model çıktılarıyla karşılaştırılması).
7. Gerçeğe uygun değeri ile ya da model yoluyla yapılan günlük değerlemenin yanı sıra, bağımsız fiyat doğrulaması da yapılmalıdır. Bağımsız fiyat doğrulaması, piyasa fiyatları veya model girdilerinin doğru ve bağımsız olup olmadıklarının düzenli olarak incelendiği bir süreçtir. Gerçeğe uygun değeri ile günlük değerleme alım satım işlemini yapan personel tarafından yapılabilir; ancak piyasa fiyatları ve model girdilerinin kontrol ve doğrulama işleminin alım satım işlemini yapan birimden bağımsız bir birim tarafından ve asgari ayda bir kere (ya da ilgili piyasanın/alım satım faaliyetinin yapısına bağlı olarak, daha sık) yapılması gerekir. Fiyatlara ilişkin bağımsız veri kaynaklarının mevcut olmaması ya da değerlemede kullanılan veri kaynaklarının daha fazla subjektif değerlendirmeler içermesi halinde, değerleme ayarlamaları gibi ihtiyatlı tedbirler uygulanabilir.
Değerleme ayarlamaları
8. Bankalarca değerleme ayarlamalarının dikkate alınmasına yönelik yöntemler tesis edilir ve uygulanır.
Genel Standartlar
9. Bankalar; kazanılmamış kredi faiz farkları, kapanış maliyetleri, operasyonel riskler, erken itfa, yatırım ve fonlama maliyetleri, gelecekteki idari giderler ve ilgili durumlarda model riskine ilişkin değerleme ayarlamalarını dikkate alır.
Likiditesi düşük pozisyonlara ilişkin standartlar
10. Likiditesi düşük pozisyonlar, piyasa koşulları ile pozisyonlardaki yoğunlaşmalar ve/veya durağan pozisyonlar gibi bankaya özgü durumlardan kaynaklanabilir.
11. Bankalar, likiditesi düşük pozisyonlara ilişkin olarak değerleme ayarlaması yapılması için uygulama usulleri geliştirir. Değerleme ayarlamaları, gerektiğinde bunların değerlerinde finansal raporlama amaçlı olarak yapılan değişikliklere ilave olacak ve pozisyonun likiditesinin düşüklüğünü yansıtacak şekilde yapılır. Geliştirilen uygulama usulleri çerçevesinde, bu pozisyonlar için değer ayarlaması gerekip gerekmediğini tespit etmek için çeşitli faktörler dikkate alınır. Bu faktörler, pozisyonlara ilişkin risklerden koruma sağlanması için gereken zamanı, alış ve satış fiyatları arasındaki marjların volatilitesi ve ortalamasını, piyasa kotasyonlarının mevcudiyeti (piyasa yapıcılarının sayısı ve kimliği) ile işlem hacminin piyasada volalitenin yüksek olduğu dönemler dahil olmak üzere volatilite ve ortalamasını, piyasa yoğunlaşmalarını, pozisyonların yaşlandırılmasını, model kapsamında değerlemeden ne ölçüde yararlanıldığı ve diğer model risklerinin etkilerini içerir.
12. Üçüncü taraflarca yapılan değerlemelerin veya model yoluyla değerlemenin kullanımında, bankalarca bir değerleme ayarlaması yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilir. Likiditesi düşük pozisyonlar için değerleme ayarlamasına gerek olup olmadığının değerlendirilmesi ve ayarlamaların uygunluğunun sürekli olarak gözden geçirilmesi gereklidir.
13. Bankalar, menkul kıymetleştirme pozisyonları ve n inci temerrüt olayına bağlı olarak ödeme şartının gerçekleştiği kredi türevleri dahil olmak üzere tüm karmaşık ürünlerle ilgili olarak, yanlış değerleme metodunun kullanılıyor olmasıyla ilgili model riski ile değerleme metodunda gözlenemeyen ve muhtemelen yanlış kalibrasyon parametrelerinin kullanılmasından kaynaklanan model riski için değer ayarlamaları gerekip gerekmediğini değerlendirir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Dâhilî Riskten Koruma
1. Dâhilî riskten koruma pozisyonu, alım satım hesapları dışındaki bir pozisyon veya pozisyon grubunun risk bileşenlerini önemli oranda veya tamamen netleştiren bir pozisyondur. Dâhilî riskten koruma işleminden kaynaklanan pozisyonlar, alım satım amacıyla tutulmaları ve alım satım amacı ve ihtiyatlı değerleme hakkında Birinci ve İkinci Bölümlerde belirtilen genel kriterlere uymaları şartıyla, sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında alım satım hesaplarına dâhil edilebilirler. Bu uygulama aşağıdaki hükümlere uygun olmalıdır.
a) Dâhilî riskten koruma, temel amaç olarak sermaye yükümlülüklerinin azaltılmasına veya yükümlülüklerden kaçınılmasına yönelik yapılamaz.
b) Dâhilî riskten koruma uygun şekilde belgelendirilerek onay ve içsel denetim prosedürlerine tâbi tutulmalıdır.
c) Dâhilî işlemler piyasa koşullarında yapılmalıdır.
ç) Dâhilî riskten koruma işleminden kaynaklanan piyasa riski, alım satım hesapları içinde yetki limitleri dikkate alınarak yönetilmelidir.
d) Dâhilî işlemler dikkatli bir izlemeye tabi tutulmalı, bu izleme, yeterli prosedürlerle desteklenmelidir.
2. Birinci fıkrada belirtilen uygulamada, dâhilî riskten koruma işleminin alım satım hesapları dışındaki ayağına uygulanacak sermaye yükümlülüğüne ilişkin hükümler saklıdır.
3. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine istisna olarak, bir bankanın alım satım hesapları dışında maruz kaldığı bir kredi riskine karşı alım satım hesaplarındaki kredi türevini kullanarak (bir dahili riskten koruma yaparak) koruma sağlaması halinde, alım satım hesapları haricindeki pozisyonlara ilişkin olarak Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek kredi riski azaltım tekniklerine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde kredi türevleri için belirlenen ilave şartları taşıyan bir kredi türevinin dikkate alınabilir bir üçüncü taraftan sağlandığı durumlar hariç, alım satım hesapları haricindeki pozisyonlar, sermaye yükümlülüğünün hesaplanmasında riskten korumaya tâbi tutulmuş sayılmaz. Sermaye yükümlülüğü hesaplamasında alım satım hesapları haricindeki bir pozisyon için üçüncü taraf korumasının dikkate alınma şartlarını taşıması halinde, dâhilî ve harici kredi türevi riskten koruma işlemi, alım satım hesaplarına dâhil edilmez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Alım Satım Hesaplarına Dâhil Etme Şartları
1. Bankalar, alım satımlarının yönetimi ile içsel risk yönetim kapasite ve uygulamalarını da dikkate almak suretiyle sermaye yükümlülüğünün hesaplanması kapsamında hangi pozisyonların alım satım hesaplarına dâhil edileceğine yönelik olarak açıkça tanımlanmış politika ve yöntemler oluşturmak zorundadır. Bunlardan alım satım hesaplarının kapsamı çerçevesindeki politika ve yöntemlere uyum durumu belgelendirilir ve periyodik olarak iç denetime tâbi tutulur. Alım satım hesaplarının yönetimine ilişkin politika ve yöntemler ise asgari olarak aşağıdaki hususları içerecek şekilde düzenlenir.
a) Sermaye yükümlülüğünün hesaplanması çerçevesinde, alım satım hesapları kapsamına giren faaliyetler,
b) Aktif ve likit nitelikteki iki yönlü bir piyasada günlük olarak gerçeğe uygun değeri ile değerleme işlemine tâbi tutulabilecek pozisyonun kapsamı,
c) Bankanın model yoluyla değerlemeye tabi tuttuğu pozisyonlar açısından;
i) Pozisyonun tespit edilebilecek tüm önemli risklerin kapsamı,
ii) Aktif ve likit nitelikteki iki yönlü bir piyasası bulunan araçlarla tüm önemli riskleri için riskten koruma sağlanabilecek pozisyonların kapsamı,
iii) Modelde kullanılan temel varsayımlar ve parametreler için türetilecek güvenilir tahminler.
ç) Değerleme uygulamalarının doğruluğunun dışsal olarak istikrarlı bir şekilde teyit edilmesi gerekli olan pozisyonlar ile aynı kapsamda işleme tabi tutulabilecek pozisyonların kapsamı,
d) Yasal kısıtlamalar veya diğer operasyonel gereksinimler nedeniyle kısa dönemde tasfiye edilmesi ya da riskten korunma alınması gerekebilecek pozisyonların kapsamı,
e) Alım satım işlemleri çerçevesinde aktif bir şekilde yönetilmesi gerekli ya da yönetilebilecek pozisyonların kapsamı.
f) Alım satım hesapları ile diğer hesaplar arasında transferi yapılabilecek riskler ile pozisyonların kapsamı ve bu transferlere esas kriterler.
2. Alım satım hesaplarında tutulan, bankanın aktif piyasa yapıcısı durumunda bulunduğu ve % 10’luk sınırlamalar çerçevesinde sermayeden indirilen pozisyonlar, piyasa yapıcılığı konumu banka tarafından açıkça ortaya konulmak koşuluyla niteliğine göre borçlanma aracı veya hisse senedi olarak işleme tabi tutulabilir. Bu uygulamanın yapılabilmesi için bankanın özkaynak olarak dikkate alınabilir araçların alım satımına ilişkin yeterli sistem ve kontrollere sahip olması gereklidir.
3. Alım satım hesapları dışında yer alan vadeli alım satım konusu repo ve repo-benzeri araçların, tümünün aynı şekilde değerlendirilmesi şartıyla, sermaye yükümlülüğü hesaplamalarında alım satım hesaplarına dâhil edilmeleri mümkündür. Bu amaçla, vadeli alım satım konusu repo ve repo-benzeri araçlar, alım satım hesaplarının edinim ve/veya elde tutulma amacını ve Birinci Bölümünde yer alan koşulları sağlayan ve her iki bacağı da alım satım hesaplarına dâhil edilebilir nitelikteki nakit veya menkul değerlere ilişkin işlemler olarak tanımlanır.